SON DAKİKA

ÇERMİK GAZETESİ
reklam

ACİLLERİ LÜZUMSUZ MEŞGUL ETMEYELİM!

ACİLLERİ LÜZUMSUZ MEŞGUL ETMEYELİM!
Bu haber 03 Şubat 2019 - 23:50 'de eklendi ve 262 kez görüntülendi.

Dr. Melih Akay ARSLAN

İnsan vücudu doğası gereği her zaman yüzde yüz sağlıklı değildir. Hastalanırız, sıkıntılar yaşarız. Bir yerlerimiz ağrır, vücudumuzun herhangi bir organında bir bozukluk meydana gelir, düşeriz kalkarız illa ki hastaneye yolumuz düşer. Sağlık çalışanları da bunun için vardır ve sağlık kuruluşuna yolu düşen kişileri iyi etmek için çalışırlar.

Ancak her yerde ve her şeyde olduğu gibi sağlık kuruluşlarında da bir görev paylaşımı vardır. Bu, bir düzen kurulması ve karmaşanın engellenmesi için gereklidir. Bu doğrultuda hastanelerde ve diğersağlık kuruluşlarında her şey dallara ayrılmıştır. Çocuk bölümü, dahiliye bölümü, kadın hastalıkları bölümü gibi. Acil de hastanedeki bu kısımlardan biridir ve bu doğrultuda görevini yapar. Çocuk doktoru çocuk hastalara bakar, kalp doktoru kalp hastalarına bakar. Acil de acil hastalara bakmalıdır. Yani her bölümün kendini ilgilendiren hastalara baktığı gibi acilin de yalnızca acil hastalara bakması gerekir.

Adı üstünde ACİLLL!!! Yani hemen müdahale edilmezse o kişi ya ölür ya da ciddi sorunlara sebep olur. Ya da çok ciddi ve hayati bir durum olmasa bile kişinin o anki yaşam kalitesini son derece olumsuz etkileyen bir durumdur ve kısa süre içinde sağlık müdahalesi yapılmasını gerekli kılan bir durum sözkonusudur.

Kalp krizi geçiren bir kişi acil hastasıdır. Veya trafik kazası geçiren kişi.Yüksekten düşen bir çocuğa acilde bakılmalıdır. Ya da vücudunun bir yerine kaynar su dökülen kişiye acilde müdahale edilmelidir. Dediğim gibi adı üstünde: ACİL! Acil hastanın durumu acildir hemen müdahale edilmelidir.Acil hasta bekletilmemelidir.

Ama ne yazık ki ülkemizde gerçekten acil olan hastalara sıra gelmiyor gereksiz yere acilleri meşgul edenler yüzünden. Kişi yıllardır kullandığı ilacı yazdırmaya geliyor acile. Veya ehliyet raporu almak için acile başvuruyor. Bir başkası gebelik testi yaptırmak için geliyor acile. Doktor bu gereksiz başvurularla ilgilenirken belki de kapıda kalp krizi geçiren adam bekliyor. Veya içeride apandisiti patlamak üzere olan hastayı takip edemiyor. Hemen işim hallolsun poliklinikten sıra almayayım, sıra beklemeyeyim diyerek acile başvuruyoruz ancak gerçekten acil olan hastaların sırasını çaldığımızı onların hayatıyla oynadığımızı, onların hakkına girdiğimizi hiç düşünmüyoruz.

Doktor durumumuzun acil olmadığını, polikliniğe başvurmamız gerektiğini,bu şekilde gerçekten acil durumu olan hastaların sırasını aldığımızı söylediğinde de kavga çıkarıyor doktoru dövüyoruz.Her yerde olduğu gibi burada da benciliz.

“Acil hasta yok şu an.Hemen işimi görseniz.” diyoruz bazen doktora. Ama aslında düşünmüyoruz doktoru ve hemşireyi gereksiz yorduğumuzu ve acil hastalara harcaması gereken enerjiyi çaldığımızı.

Ülkemizde şu an acil servislere başvuran hastaların %50 den fazlası aile hekimlerinden halledilebilecek durumları olan hastalar.24 saat çalışan bir acil doktorunun baktığı ortalama 400 hastanın en fazla 100 tanesi acil hasta. Yani 300’den fazla hastaya aslında bakmaması gerek.Düşünün doktorun ne kadar gereksiz çalıştığını ve yorulduğunu.

Şunu da düşünmeliyiz: Biz de bir gün gerçekten acil hasta olacağız. Kalp krizi geçirirken acil kapısında sıra beklediğimizde anlayacağız durumun ne kadar vahim olduğunu. Biz ölümle burun burunayken içeride tatile gitmek için doktordan hasta olmadığı halde rapor isteyen kişileri göreceğiz ve o zaman eskiden aynısını bizim de yaptığımız aklımıza gelecek. Etme bulma dünyası ne diyeyim…

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
şanlıurfa urfa