SON DAKİKA

ÇERMİK GAZETESİ
reklam

Karantinada kaygı bozukluklarına dikkat

Karantinada kaygı bozukluklarına dikkat
Bu haber 22 Kasım 2020 - 23:38 'de eklendi ve 72 kez görüntülendi.

Pandemi sürecinde bir yandan virüs kapmamak için alınan tedbirlere uyum sorunu diğer yandan virüse yakalandıktan sonra yaşanan ölüm korkusu vatandaşta ciddi kaygı bozukluklarına yol açtı.

Karantina günlerinde vatandaşın psikolojik sorunlarının arttığına dikkat çeken Uzman Klinik Piskolog Duygu Berekatoğlu, vatandaşlara şu önerilerde bulundu: “Günlük rutin işlerle uğraşmaya devam edilmeli, çalışma düzeni yeni şartlara göre ayarlanmalı. Her şeyden önce korku ve kaygı yaşanılıyorsa mutlaka düşünceleri başka bir perspektiften daha bütüncül bir yaklaşımla ele almak ve bu kaygıyı gidermek gerekir. İletişim, en önemli unsur. Bu nedenle iletişimin önemi unutulmayarak etrafımızdakilere çözüm odaklı ve anlayışlı davranmak bu süreci daha kolay atlatmayı sağlar. Düzenli uyku saatlerine özen gösterilmeli. Normal düzendeki hobilere devam edilmeli, bol kitap okunmalı ve müzik dinlenmeli. Mümkünse bir hobi edinilmeli. Egzersiz yapılmalı, kalabalıktan uzak doğa yürüyüşleri tercih edilmeli. İçinde bulunduğumuz sürecin ve duyguların normal ve geçici olduğunu kabul edin, olumsuz duygularınızı anlayın ve kendinize zaman verin.”

Uzman Klinik Piskolog Duygu Berekatoğlu, pandemi sürecinde oluşan kaygı bozukluklarını ve karantina günlerinde neler yapılması gerektiğini değerlendirdi.

Uzman Klinik Piskolog Duygu Berekatoğlu, virüse yakalanma korkusuyla sınırlı kalmayıp, sevdiklerinden ayrılma, özgürlüğün yitirilmesi, hastalığın ilerlemesiyle ilgili belirsizlik ve çaresizlik hissi gibi popülasyonu etkileyen unsurlar mevcut olduğunu belirterek şöyle konuştu;

“Anksiyete, depresyon, karamsarlık, güvensizlik, fobiler, uyku problemleri, aile içi şiddet, geçimsizlik, dikkat dağınıklığı, konsantrasyon bozukluğu, suçluluk gibi, sayabileceğim bir sürü duygusal, bilişsel, fiziksel, davranışsal sorunlar var.

Koronavirüs salgını sadece bireylerin iç dünyasını değil, onların sosyal davranışlarını ve sonucunda da toplumsal yapıyı da tabii ki derinden etkiledi. Hayatımızı tamamen değiştirmemize, çevremizle fiziksel ortamda zaman geçirememize neden oldu. Alışık olduğumuz ilişkisel sınırların değişmesi, covid19 pandemisinin yarattığı sağlık ile ilgili kaygılar, ekonomik sıkıntılar ve ailelerin gündelik hayatında yaşanan değişimler, kuşkusuz sosyal hayatta alışagelmiş düzeni etkiledi.

Toplumumuzda halihazırda anksiyeteden muzdarip olan birçok insan var, ancak bu ölümcül hastalık nedeniyle, daha kolay kaygılanma eğiliminde olan insanlar bunu hissetmeye devam edecektir. Covid-19 pandemi sonrasında da ruhsal hastalıkların çok ciddi oranda artacağını öngörüyoruz. Akut stres bozukluğundan travma sonrası stres bozukluğuna, yaygın anksiyete bozukluğu gibi hastalıkların görülme sıklıklarının artacağını düşünüyoruz. Covid salgını sona erdiğinde bile, insanlar aşırı endişe taşıyabilir. Bu süreçte yapılan çalışmalar da Mart ayından itibaren vitamin, ağrı kesici grubunun dışında en çok kullanılan ilaç grubunun psikiyatri ilaçları, özellikle antidepresanlar olduğunu göstermiştir.

Sağlık çalışanları, stresten özellikle etkilenen kesimdir. Travma sonrası stres bozukluğu, tükenmişlik sendromu, fiziksel ve duygusal tükenme, duyarsızlaşma hissediyorlar. Bu süreçte sağlık bakanlığının destek hattı dışında Diyarbakır’da sağlık çalışanlarına yönelik bir çalışma henüz yapılmış değil. Aynı şekilde vatandaşlara da bu sebeple insanlar kendi imkanlarıyla destek almaya çalışıyorlar.”

Uzman Klinik Psikolog Bereketoğlu, vatandaşların kaygı durumun aşabilmeleri için günlük rutin işlerle uğraşmaya devam edilmeli, çalışma düzeni yeni şartlara göre ayarlanmalı dedi.

Uzman Klinik Psikolog Bereketoğlu; “Her şeyden önce korku ve kaygı yaşanılıyorsa mutlaka düşünceleri başka bir perspektiften daha bütüncül bir yaklaşımla ele almak ve bu kaygıyı gidermek gerekir. İletişim, en önemli unsur. Bu nedenle iletişimin önemi unutulmayarak etrafımızdakilere çözüm odaklı ve anlayışlı davranmak bu süreci daha kolay atlatmayı sağlar. Düzenli uyku saatlerine özen gösterilmeli. Normal düzendeki hobilere devam edilmeli, bol kitap okunmalı ve müzik dinlenmeli. Mümkünse bir hobi edinilmeli. Egzersiz yapılmalı, kalabalıktan uzak doğa yürüyüşleri tercih edilmeli. İçinde bulunduğumuz sürecin ve duyguların normal ve geçici olduğunu kabul edin, olumsuz duygularınızı anlayın ve kendinize zaman verin” şeklinde konuştu.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA