SON DAKİKA

ÇERMİK GAZETESİ
reklam
Bülent Boztepe

Vah sağlık vah!..

Vah sağlık vah!..
Bu haber 15 Ocak 2018 - 0:02 'de eklendi ve 62 kez görüntülendi.

“Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi” demiş Kanuni Sultan Süleyman…

Ne kadar doğru.

Sağlık olmazsa, “Yaşıyorum” demek mümkün mü?

Mümkün değil tabii.

Bakınız, her ortamda veya çeşitli açılış ve toplantılarda “Sağlıkta kuyruk yok, isteyen istediği yerde tedavi olabiliyor” deniliyor.

Peki, bu doğru mu?

İnsanlar maalesef yanıltılıyor, doğru söylenmiyor, üstelik “Şehir Hastaneleri kuruyoruz. Sağlıkla daha modern hizmet veriyoruz” diye söylemlerde bulunuyorlar.

Evet, Şehir Hastaneleri açıyorlar!

İyi de açılan Şehir Hastaneleri gerçekten vatandaşa iyi hizmet verirken, bunun karşılığı nasıl ödeniyor?

Geçen haftalarda Adana Şehir Hastanesi’nde tedavi gören Duayen Gazeteci Abimiz Mehmet Mercan’ı ziyaret ettik. Çıkışta hastanenin fiziki yapısının çok iyi olduğunu bir birimize anlatıyorduk ki; Şehir Hastanesinde çalışanlar konuşmamızı böldü;

“Sağlık Bakanlığı ildeki diğer kamu hastanelerinde ne kadar işin uzmanı varsa bu şehir hastanelerine atıyor. Diğer hastaneler atamalar nedeniyle hizmet verilemez duruma getiriliyor” dediler.

“İyi ya o zaman Devlet Hastaneleri işlevsiz hale getirilirken, Şehir Hastaneleri ne diye yapılıyor?” dedik. Yanıtını yine bu çalışanlar verdi;

“İddiaya göre, Şehir Hastaneleri de yap-işlet sistemi ile yapılıyor. Köprüler, havaalanları, otoyollar gibi. Bir tek farkla. Köprüler, otoyollar, havaalanlarında araçların geçişi, şehir hastanelerinde ise hasta sayısı önemli. Belirlenen kotlar, sayılar. Örneğin köprülerde şu kadar araç geçişi garantisi veriliyor, o kotaya ulaşılmamışsa, aradaki ücret hazineden ödeniyor. Şehir Hastanelerinde de hasta sayısı belirlenen kotaya ulaşmamışsa aradaki fark yine hazineden işletmeci şirkete ödeniyor.”

Anlaşma öyle.

Hastalar şimdi Şehir Hastanelerine yönlendiriliyor. Sonuçta da vatandaş hastalık halinde büyük sıkıntı yaşıyor.

Bakınız sadece devlet hastaneleri değil, üniversite hastaneleri de tıbbı araç-gereç eksikliği nedeniyle hastalara hizmet veremeyecek durumda. Üniversiteler devletten verdiği hizmetin karşılığı ödeme alamıyor borçlanıyor, iflasın eşiğine geliyor.

Üniversite hastanelerinin borcu 4-5 milyar liraya çıkmış, hastanelerde, hastalara 5-6 ay sonrasına MR, röntgen çekimi için randevu veriliyor.

Hani hastalar istediği zaman istediği şekilde tedavi olabileceklerdi?

Bununla da kalınmıyor.

Maalesef hasta daha hastaneye adım atar atmaz ücret ödemeye başlıyor.

Her şeyin başı sağlık.

Şehir Hastaneleri yerine mevcut hastanelerin ihtiyaçları, yani tıbbi cihazları daha gelişmişleri ile yenilenip hizmete sunulsaydı, hastaların ilaç ihtiyaçları tam olarak zamanında karşılansaydı daha iyi olmaz mıydı?

Elbette olurdu.

Olurdu da.

O zaman Şehir Hastaneleri yapan elitler nasıl parasıyla garantili para kazanırlardı.

Hastalar üzerinden kazanç helal midir, haram mıdır diye bir soru aklınıza gelebilir.

Onunda yanıtını Diyanet İşleri Başkanlığı versin.

Görüşmek dileğiyle.

Hoşçakalın…

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA