Mamak Afet ve Dayanışma Platformu, Tuzluçayır’da Maraş merkezli depremler sonucu hayatını kaybedenleri anmak, depremzedelerin sesini duyurmak için bir araya geldi.

Yapılan yürüyüşün ardından Tuzluçayır meydanında toplanan grup, depremin yıl dönümü yaklaşırken basın açıklaması yaptı.

Mamak Afet ve Dayanışma Platformu adına basın metnini Engin Kılıç okudu.

“Acizliklerini ortaya sermişlerdir”

6 Şubat 2023 Elbistan ve Pazarcık depremleri ile sadece 11 il yıkılmadığını tüm ülkenin, ağır bir yüzleşme süreci ile karşı karşıya kaldığını belirten Kılıç, “Depremi aşan bir şeydir bu. Doğal olarak deprem bir felakettir. Ama bugün ülkeyi yönetenler en büyük felaketlerin başındadır. Acıdır ama deprem sürecinde biz bunu da gördük. Aklımıza sadece yıkık binaların görüntüsü kazınmadı. Enkaz altında yakınlarına, kardeşlerine, babalarına, annelerine, insanlara seslenenlerin seslerini duya duya, elleriyle kazıyarak onlara ulaşamamak denilen çaresizliği de gördük. Asla unutmayacağız. Rant ekonomisine dayalı sistemler, insanı temel alan değil kara dayalı düzenler depremin sonuçlarını bizlere göstermiştir. Deprem sonrası da sanki binlerce insan enkaz altında değilmiş gibi, ihaleler açmayı, yeni evler yapmayı söylemişlerdir. Medyasıyla birlikte zaten kendi paralarımızı sanki bir lütufmuş gibi gösterişli bağış kampanyalarıyla acizliklerini ortaya sermişlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

“Yardımlara el koyarak dayanışmayı kesmek istediler”

Bölgede gönüllü olan insanların ‘devlete karşı gelenler’ olarak suçlandığının altını çizen Kılıç, şunları söyledi: “Kendi acizliklerini biz dayanışmayı yaratan, birbirimize sarılan insanları suçlayarak gizlemeye çalışmışlardır. GPRS takılan tırların deprem bölgesi yerine nereye gönderildiklerini ve ne amaçla gönderildiklerini açıklasınlar. Mahallerde, köylerde, okullarda, fabrikalarda insanlar son parasını, giysisini, erzaklarını, oyuncaklarını bölgeye gönderirken, yöneten ahaliler keyfi şekilde yardımlara el koyarak dayanışmayı kesmek istemişlerdir. Daha depremin yaralarını saramamışken, insanlar daha kalacak yer sorunu, içecek su sorunu yaşarken bizlere çarenin seçimlerde olacağı yalanını söylemeye başladılar. O kadar aciz ve sahtekarlardır ki bizler orada ölürken onlar masadan kalkanın, oturanın hesaplarını yaptırmaya başladılar. Biz bunları not ediyoruz. Bizler bu düzende bizi ölüme terk edenleri not ediyoruz. Hesabını soracağız.

Bir yıllık süreç içerisinde yaşadıkları yerlerden göç etmek zorunda kalanların temel ihtiyaçları dahi karşılanmamış olup barınma sorununa karşı çaresiz bırakılmışlardır. Birçok çocuk okullarına devam edememiş, birçok annesiz-babasız kalan çocuktan haber alınamamış ve bunun takipçisi olunmamıştır.”

“Sorumlular bellidir, hesabını soracağız”

Engin Kılıç, şunları ekledi:

Yeşil Teknoloji heyetleri TOBB’da buluştu Yeşil Teknoloji heyetleri TOBB’da buluştu

“Bölgede yaşanan barınma sorunu ise çözülememiş olup göstermelik temel atma törenleriyle insanlara bir tiyatro izlettirdiler. Bölgede yıkıma uğrayan yerleri yandaşlarına peşkeş çekmek için göstermelik ihaleler ile birlikte arazileri kanunsuzca satışa çıkarmışlardır. İnsanların sağlığı hiçe sayılarak enkaz kaldırma çalışmalarında asbest tehlikesine karşı hiçbir önlem alınmamış olup salgın hastalıkların da yayılmasına sebep olunmuştur.

Sorulacak bir hesap, kurulacak yeni bir yaşam var. Bir araya geldiğimizde, birlikte bir yaşam kurabilmenin mümkün olduğunu deneyimlemiş olduk. Bir çok ilde ve mahallelerde kurulan dayanışma platformlarıyla birlikte gücümüzün ne denli büyüyebileceğini görmüş olduk.

Mamak afet ve dayanışma platformu olarak bölgemizde bulunan depremzedeler ile birlikte bu süreci takip edeceğiz, mahkeme salonlarından, enkazı kaldırılmayan bölgelere kadar dayanışmayı büyüteceğiz ve hep birlikte yeni yaşamı inşa edeceğiz.”

“Depremin üzerinden bir yıl geçti ama öfkemiz asla geçmeyecek”

Adana’da yaşayan depremzede Şiri Balkan, depremin altıncı ayında Hatay’a gittiğini belirterek, “Depremin Hatay’ı ne kadar ağır bir şekilde vurduğu depremden 6 ay sonra bile, Hatay’a bir şey yapılmadığını gördüm. İnsanların umutsuzca bakışlarını, çaresizce bakışlarını gördüm” dedi.

Malatya Çevre Platformu adına konuşan Yoldaş Mustafa Ceylan ise şunları söyledi:

“Bölgede gerçekleşen rantın, yağmanın, doğa talanın farkında değiliz. Başta Malatya olmak üzere Adıyaman, Bingöl, Dersim, Hatay ve Antep tamamen ranta verilmiş. Tamamen dağlarımız, akarsularımız, yaylalarımız rant uğruna peşkeş çekilmiş. Tahmini 5-6bin adet vahşi maden projesi bulunmaktadır. Benim buradan çağrım doğamıza, yaylalarımıza, ovalarımıza, akarsularımıza sahip çıkalım. Çevre mücadelesine de omuz verelim.”

Hataylı depremzede Gamze Atmaca, “Henüz evimin enkazı bile kaldırılmadı. Evet bir yıl geçti ama öfkemiz asla geçmeyecek. Hatay Türkiye’nin kapanmaz yarası oldu. İnsanlar sular altında, çadırlarda, açık hapishane kutusu konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyor hala. Su yok çoğu yerde hala, tuvalet, banyo yok, zorunlu ihtiyaçlar yok. İlkel hayatı yaşıyorlar” diye konuştu.