<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>CEGA Medya - Diyarbakır Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://cermikgazetesi.com</link>
    <description>Diyarbakır Haberleri - Son Dakika Diyarbakır Haberleri - Amedspor Haberleri - Diyarbakır Silahlı Kavga - Diyarbakır Çatışma Haberleri - Diyarbakır Son Dakika- CEGA Medya</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://cermikgazetesi.com/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>CEGA Medya© 2023.  Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 03 Nov 2024 21:38:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Savaş tanrısına sunulan hazine keşfedildi!]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/savas-tanrisina-sunulan-hazine-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/savas-tanrisina-sunulan-hazine-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gürcistan'daki Roma kalesinde savaş tanrısına sunulan ''benzersiz'' altın adak ortaya çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gürcistan'da bulunan 1.800 yıllık bir Roma kalesinde yapılan kazılar, tarihin tozlu sayfalarından inanılmaz bir keşfi gün yüzüne çıkardı!&nbsp;

Arkeologlar, savaş tanrısı Jüpiter Dolichenus'a adak olarak sunulmuş altından bir levha buldu. Üzerinde Yunanca yazılar bulunan eşsiz parçanın, Roma askerlerinin tanrıya olan derin saygısının bir göstergesi olduğunu gösterdiğini söyledi.

JÜPİTER DOLICHENUS KİMDİR?

Adını hem Roma gök tanrısı Jüpiter'den hem de Doliche şehrinin gök gürültüsü tanrısından alan bu güçlü figürün, Roma İmparatorluğu'nda büyük bir üne sahip olduğunu belirten arkeologlar, ''askerler, savaşa girmeden önce ona dua ediyor, zafer için yardımını diliyorlardı'' dedi.

KALEDE BULUNAN HAZİNELER



Arkeologlar, Roma garnizon komutanının evinde olağanüstü güzellikte bir mozaik ortaya çıkarıldığını söyleyerek, geometrik desenlerle süslü bu mozaiğin, dönemin sanat anlayışına ışık tuttuğunu belirtti.

kazılarda, ayrıca, şarap yapımı için kullanılan pres ve fırınların da bulunduğunu ifade eden arkeologlar, kalenin sadece askeri bir üs değil, aynı zamanda önemli bir üretim merkezi olduğunu söyledi.


&nbsp;]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/savas-tanrisina-sunulan-hazine-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Nov 2024 20:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/r-o-m-a1.webp" type="image/jpeg" length="86364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye genelinde kaç arkeolojik kazı var ?]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/turkiye-genelinde-kac-arkeolojik-kazi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/turkiye-genelinde-kac-arkeolojik-kazi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Neolitik Kongresi, Şanlıurfa’da başladı. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy; "Bu dönemin Türk arkeolojisinin altın çağı olarak anılacak."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Neolitik Kongresi, Şanlıurfa’da Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla başladı. Kongrede konuşan Bakan Ersoy, Türkiye’nin zengin kültürel mirasının dünya ile paylaşılmasına dikkat çekerek, bu dönemin Türk arkeolojisinin altın çağı olarak anılacağını belirtti.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Dünya Neolitik Kongresi için Şanlıurfa'ya geldi. 63 ülkeden bin dolayında akademisyenin katıldığı kongrenin açılışında konuşan Bakan Ersoy, insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından olan Neolitik Çağ’ın izlerinin Anadolu topraklarında bulunduğunu vurgulayarak, bu eşsiz mirası tüm dünyaya tanıtmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Ersoy, İstanbul Üniversitesi ve Harran Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen kongrede, Türkiye'nin arkeoloji politikalarının tüm insanlık mirasına katkı sağladığını belirtti.

Göbeklitepe, Karahantepe, Sayburç ve Sefertepe gibi birçok bölgede devam eden kazı çalışmaları sayesinde uygarlık tarihinin en eski katmanlarına ulaşıldığını aktaran Ersoy, Türkiye’nin, geçmiş ile geleceği birleştiren bir köprü rolü üstlendiğini söyledi.

ERSOY: 750 ARKEOLOJİK KAZI VE ARAŞTIRMA SÜRDÜRÜLÜYOR

Bakan Ersoy, 2018 yılında başlatılan '12 aylık kazı programı kapsamında Türkiye’nin arkeolojik zenginliklerinin gün yüzüne çıkarıldığını belirtti. Bu projeyle Türkiye'nin kültürel mirasının uluslararası cazibe merkezi haline getirilmesinin hedeflendiğini ifade eden Bakan Ersoy, Türkiye genelinde 750 arkeolojik kazı ve araştırma yürütüldüğünü, projeye dahil edilen 224 kazı alanının korunması ve geliştirilmesi için çalışıldığını kaydetti. Bakan Ersoy, 2024 yılı itibarıyla kazı alanlarına 3,4 milyar TL bütçe ayrıldığını ve yıl sonunda bu rakamın 6 milyar TL’ye ulaşmasının planlandığını aktardı.

Yıl sonuna kadar kazı ve araştırma alanlarının sayısının 765’e ulaşmasının öngörüldüğünü belirten Ersoy, “Her kazı, geçmişimize ışık tutan yeni bilgiler açığa çıkarmakta ve tarihimizi daha iyi anlamamıza katkı sağlamaktadır” dedi.

'Geleceğe Miras Projesi' ile Türkiye’nin arkeolojik zenginliklerini bilimsel bir bakış açısıyla ortaya çıkararak gelecek nesillere aktarma vizyonunun hedeflendiğini vurgulayan Bakan Ersoy, şöyle konuştu:

“Geleceğe Miras Projesi, Türkiye’yi dünya genelinde bir kültürel cazibe merkezi haline getirmeyi hedeflemektedir. Bu projeyle, son 60 yılda Türkiye’de arkeoloji alanında yapılan çalışmalara eşdeğer bir başarıyı, önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi planlıyor ve bu dönemin Türk arkeolojisinin altın çağı olarak anılmasını amaçlıyoruz. Ülkemizde Osmanlı İmparatorluğu geleneğinde başlayan arkeolojik çalışmalar, Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği bilim insanlarıyla altın dönemini yaşamıştır. Bugün Türk arkeolojisine altın çağını yaşatan hocalarımızın öğrencilerinin Anadolu’nun dört bir yanında yaptıkları arkeolojik çalışmalar ile yeni bir altın çağ başlatıyor olmaları hepimiz için bir gurur kaynağıdır.”]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/turkiye-genelinde-kac-arkeolojik-kazi-var</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Nov 2024 20:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/d-u-n-y-a-n-e-o-l-i-t-i-k-k-o-n-g-r-e-s-i-s-a-n-l-i-u-r-f-a-d-a-b-a-s-404313-119123.jpg" type="image/jpeg" length="89815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir yılda kaç hafta var ve neden ?]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/bir-yilda-kac-hafta-var-ve-neden</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/bir-yilda-kac-hafta-var-ve-neden" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zaman tutma kurallarımızı hafife alıyoruz, ancak bu kuralların tarihi uzun ve karmaşıktır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[
Livesience'de yer alan araştırmaya göre, zamanı saniyelere, dakikalara, saatlere, günlere, haftalara ve yıllara bölerek ölçüyoruz. Peki ama neden? Ve bir yılda tam olarak kaç hafta var? Cevap sandığınızdan daha karmaşık!

Tarih boyunca insanların, zamanın akışını anlamak için güneş ve ayın hareketlerini incelediklerini belirten araştırmacılar, Avustralyalı Aborijinlerin 11.000 yıl önce inşa ettiği taş düzenlemelerinin bile, güneşin desenlerini kullanarak zamanı takip ettiklerini gösterdiğini söyledi.

TARİHTE KULLANILAN TAKVİMLER



Araştırmacılar, eski Mısırlılar ve Sümerler gibi uygarlıkların, dini ritüellerini belirli zamanlarda gerçekleştirmek için zamanı hassas bir şekilde ölçme ihtiyacı duyduklarını &nbsp;ifade etti.

Günümüzde kullanılan Gregoryen Takviminin, Julius Caesar'ın M.Ö 46'da başlattığı Jülyen Takviminden evrimleştiğini belirten araştırmacılar, ancak Jülyen Takviminde küçük bir hesaplama hatası bulunduğunu bildirdi.

Jülyen Takvimindeki hatanın, yüzyıllar içinde birikerek takvimin gerçeklikle uyuşmamasına neden olduğunu anlatan araştırmacılar, şu ifadelere yer verdi:

''16. yüzyılda Papa Gregory XIII, Paskalya'nın yanlış zamanda kutlandığını fark etti ve takvimi düzeltmek için harekete geçti.&nbsp;

Papa Gregory, 4 Ekim 1582'yi takvimden çıkararak 15 Ekim'e atladı! Bu değişiklikle birlikte artık yılların hesaplanma şekli de değiştirildi.&nbsp;

Ancak tüm dünya bu yeni takvimi hemen kabul etmedi. İngiltere gibi bazı ülkeler, dini nedenlerle Gregoryen Takvimine direndi. Çin ise kendi ay takvimini kullanmaya devam etti.&nbsp;

Sonuç olarak, bugün kullandığımız takvim sistemi, tarih boyunca yapılan sayısız gözlem, hesaplama ve düzeltmenin bir ürünüdür.

Peki ya bir yılda kaç hafta var? Cevap genellikle 52'dir. Ancak artık yıllarda bu sayı 53'e çıkar!&nbsp;

Zamanı ölçmek için kullandığımız sistemler karmaşık ve büyüleyici bir geçmişe sahip. Bir dahaki sefere saate baktığınızda, ardında yatan inanılmaz hikayeyi hatırlayın!''


&nbsp;]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/bir-yilda-kac-hafta-var-ve-neden</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Nov 2024 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/zaman-manset-1.jpg" type="image/jpeg" length="56126"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şırnak'ta filmleri aratmayan sahneler]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/sirnakta-filmleri-aratmayan-sahneler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/sirnakta-filmleri-aratmayan-sahneler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak'ta PTT Başmüdürlüğü'nde gerçekleşen hırsızlık tatbikatında film sahnelerini aratmayan görüntüler ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Şırnak PTT Başmüdürlüğü'nde gerçekleştirilen hırsızlık tatbikatında, senaryo gereği, bir emniyet personeli kar maskesi ile elinde silahla banka birimine girdi. Bir PTT personelini rehin alan soyguncu, kasada bulunan tüm paraları çantaya konulmasını istedi. Çalışanlar hırsızı oyalayıp durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.



Operasyon içinde keskin nişancının aralarında bulunduğu 60 kişilik ekip ile 3 dakika içerisinde olay yerine ulaşan emniyet ekipleri, Uludere Caddesini trafiğe kapatarak çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Müzakereci polis ile hırsız arasında pazarlıklar yapılırken, özel harekat timleri de binanın arka tarafından banka birimine sızma operasyonu gerçekleştirdi. Hırsız, uzun süren görüşmelerin sonunda rehin aldığı memuru bırakarak teslim oldu.
Tatbikat başarıyla tamamlandı.

]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/sirnakta-filmleri-aratmayan-sahneler</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Nov 2024 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/a-w321455-06.jpg" type="image/jpeg" length="46630"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adıyaman'da Sinan Akçıl rüzgarı]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/adiyamanda-sinan-akcil-ruzgari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/adiyamanda-sinan-akcil-ruzgari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Sinan Akçıl, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı düzenlenen etkiliği kapsamında Adıyaman'da konser verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Adıyaman Üniversitesi merkez kampüsü Gençlik Meydanı'nda düzenlenen etkinlikte sahne alan Akçıl, burada sevenleriyle buluştu.



Akçıl, seslendirdiği şarkılarıyla vatandaşların beğenisini topladı.

Vali Yardımcısı Ali Erdoğan, program öncesi, depremden sonra hızlı bir şekilde ayağa kalkınması için üstün gayret sarf eden ve bugün de değerli sanatçıyı Adıyamanlılarla buluşturan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a teşekkür etti.



Konsere, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kelleş, Çevre Şehircilik İl Müdürü Faysal Erkezen, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken ve vatandaşlar katıldı.]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/adiyamanda-sinan-akcil-ruzgari</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Nov 2024 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/a-a-20241103-36092066-36092064-s-i-n-a-n-a-k-c-i-l-a-d-i-y-a-m-a-n-d-a-k-o-n-s-e-r-v-e-r-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="55116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[76 yaşında hayaline kavuştu]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/76-yasinda-hayaline-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/76-yasinda-hayaline-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin’in Derik ilçesinde yaşayan Müzeyyen Ektiren, yaşadığı mezradan ilçe merkezine gelebilmek için 76 yaşında ehliyet aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[

Mardin’in Derik ilçesinde Müzeyyen Ektiren (76), yaşadığı mezradan ilçe merkezine gelebilmek için kursa gidip, otomobil kullanmayı öğrendi. Ektiren, “Azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz. Artık arabamla ilçeye gelip işlerimi halledip gelebileceğim. Herkese tavsiyem çalışsınlar, çabalasınlar, ehliyetlerini alsınlar. Sadece araba kullanmak değil, hangi işi yaparsa yapsınlar, gayretle çalışan başarır” dedi.



Derik ilçesinde, kırsal Dumanlı Mahallesi’ne bağlı Beşkavak mezrasında yaşayan, İstanbul Bakırköy Kız Enstitüsü’nden 1964 yılında mezun olan 4 çocuk ve 9 torun sahibi Müzeyyen Ektiren, mezradan 15 kilometre uzaklıktaki ilçe merkezine gidebilmek için otomobil kullanmayı öğrenmeye karar verdi. Yakınlarının da desteğiyle özel bir sürücü kursuna başvuran Ektiren, otomobil kullanmayı öğrendi. Kursun ardından ehliyet sınavına giren Müzeyyen Ektiren, 12 Haziran’da yapılan yazılı sınavdan 74 puan aldı. 28 Eylül’de girdiği ilk direksiyon sınavında başarısız olan Ektiren, 26 Ekim’deki ikinci sınavı geçip B sınıfı ehliyet almaya hak kazandı. Ektiren’e sertifikasını, İl Milli Eğitim Müdürü Ali Eyyüpkoca, Teftiş ve Denetleme Kurulu Başkanı Süleyman Akın ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Kahraman verdi.

‘GAYRETLE ÇALIŞAN BAŞARIR’

İlçe merkezine kimsenin yardımı olmadan tek başına giderek işlerini halledebileceğini belirten Müzeyyen Ektiren, “Trafik kurallarına uyarsak, bütün her şeyi düzgün yaparsak, inşallah kazadan beladan korunuruz. Sürücü kursu eğitmenlerine, bana yardımcı oldukları için herkese teşekkür ediyorum. B sınıfı sürücü belgemi aldım çok güzel bir duygu. En sonunda aldım, başardım. Azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz. Artık arabamla ilçeye gelip işlerimi halledip gelebileceğim. Herkese tavsiyem çalışsınlar, çabalasınlar, ehliyetlerini alsınlar. Sadece araba kullanmak değil, hangi işi yaparsa yapsınlar, gayretle çalışan başarır. İlk kursa geldiğim zaman sanki tüm arabalar üzerime geliyor gibiydi. Aynaya bakmayı ve sürmeyi öğrendikçe o da geçti. 76 yaşındayım, en sonunda ehliyetimi aldım” dedi.



‘YAŞINI GÖRÜNCE DUYGULANDIK’

İl Milli Eğitim Müdürü Ali Eyyüpkoca, Ektiren’in yaşama azmini görünce duygulandıklarını ifade ederek, “Teyzemiz ehliyet almak üzere özel kursumuza başvurup tüm süreçleri başarıyla tamamladıktan sonra, ehliyet almaya hak kazandı. Evrakları bize gelince, teyzemizi de yaşını da görünce, bu yaşta yaşama sevincini ve başarısını görüp gururlandık. Teyzemizi yerinde görmek, sertifikasını, belgesini vermek için yanına geldik. Özellikle teyzemizin bu yaşta bu özgüvenle bu başarıyla bu süreci tamamlaması, diğer yaşlılarımız için de bir örnek teşkil ediyor diye düşünüyorum. Kendilerine misafiriz, tekrar kendisine teşekkür ediyoruz, başarılar diliyoruz. Hayırlı günlerde kullanır inşallah” diye konuştu.

Sürücü kursu sahibi Bedirhan Güneş ise Müzeyyen Ektiren’in başvurusunu alınca şaşırdıklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Müzeyyen teyze, ehliyet için başvurmaya geldi. Daha önce herhangi bir araç kullanma deneyimi olmadan bize başvurusunu yaptı. Şaşırdık, kimliğini elimize alınca 76 yaşında olduğunu, enstitü mezunu olduğunu gördük. Sonra da yazılı sınava hazırladık, Müzeyyen teyzemiz başarılı bir şekilde yüksek bir puanla yazılı sınavdan geçti, sonrasında direksiyon eğitimine geçti. İlk deneyimi olmasına rağmen çok başarılı bir şekilde devam etti. Bütün eğitimlerini tamamladı. İlk sınavında başarılı olamadı ama azmedip ikinci sınavında ehliyetini aldı. Bugün hepimiz bunun mutluluğunu yaşıyoruz.”]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/76-yasinda-hayaline-kavustu</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Nov 2024 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/76-y-a-s-i-n-d-a-e-h-l-i-y-e-t-a-l-d-i-s-u-r-u-c-u-k-o-l-t-u-g-u-n-402451-118328-1.jpg" type="image/jpeg" length="26862"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır da var, 81 ile yayılıyor]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/diyarbakir-da-var-81-ile-yayiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/diyarbakir-da-var-81-ile-yayiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Daha önce pilot illerde uygulanan "Beceri Geliştirme Programı" Diyarbakır'ın da aralarında olduğu 81 ilde açılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[

Millî Eğitim Bakanlığınca, mesleki eğitime yönelik "Beceri Geliştirme Programı" kapsamında ortaokul 7 ve 8. sınıf öğrencilerine 18 ilde 270 okulda pilot olarak uygulanan zanaat atölyeleri, 81 ilde açılıyor.

Meslek alanlarına dair temel becerileri keşfetme imkânı sunmak ve öğrencilerin meslek yolculuklarında önemli bir adım olmak amacıyla Meslekî ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesindeki ortaöğretim kurumlarında geçtiğimiz Temmuz ayında açılan zanaat atölyeleri, ilk olarak 10 ilde 196 okulda uygulamaya konulmuştu.

Daha sonra gelen yoğun talep üzerine 18 ilde 270 okulda uygulanan çalışmalardan, 129 farklı modüler kurs programında 7 ve 8. sınıf öğrencileri yaz boyunca ücretsiz olarak faydalandı.

MESLEK LİSELERİ KAPILARINI BÜTÜN ÖĞRENCİLERE AÇIYOR

"Destekleme Yetiştirme Kursları Beceri Geliştirme Programı Uygulama Kılavuzu" çerçevesinde atölyeler, 81 ilde Valiliklerce uygun görülen mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ve özel, örgün ilköğretim ortaöğretim kurumlarında en az 7. sınıf düzeyinde öğrenim gören öğrencilere açılıyor.



Başvurular ve detaylı bilgi,&nbsp;https://e-kurs.meb.gov.tr&nbsp;adresinden temin edilebiliyor.

Zanaat atölyeleri, ortaokulların 7 ve 8. sınıflarına devam eden öğrencilere meslekleri tanıma, atölye ortamını deneyimleme ve farklı alanlarda temel beceri kazanma imkânı sunarak öğrencileri gelecekteki kariyerlerini belirleme noktasında desteklemeyi hedefliyor. Atölyeler, çocukların ilgi alanlarını ve yeteneklerini keşfetmelerine imkân sağlıyor.]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/diyarbakir-da-var-81-ile-yayiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Nov 2024 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/08/diyarbakir-fotolari-yebi/diyarbakir-havadan-3.jpg" type="image/jpeg" length="83339"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakırlı ressam inadına resim diyor]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/diyarbakirli-ressam-inadina-resim-diyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/diyarbakirli-ressam-inadina-resim-diyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakırlı Ressam Aziz Başçı’nın aşçılığı da ressamlığı da çocukluğuna dayanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yeteneği de hayat mücadelesi de çocukluğundan başlıyor. Baba mesleği aşçılığa başladığında bir yandan da yaşadığı hayatın zorluklarını resmediyor. İlk olarak babasının ocak başındaki halini resmediyor. Sonra yaşadığı hayatın onda iz bıraktığı her anı çizgilere döküyor.



Ekonomik krizler 45 yılını verdiği aşçılık hayatını altüst ettiğinde elinde kalan ve onu yaşama bağlayan tek şey resim yapma tutkusuydu. Ve o gün bugündür kah resim yapıyor kah aşçılık yaparak yaşamını idame ettiriyor.

YETENEK VAR OLANAK YOK

1967 yılında Diyarbakır’ın Hani ilçesinde dünyaya gelen Aziz Başçı, ekonomik krizden kaynaklı 7 yıl önce hem işinden hem eşinden oldu. Evinden, yuvasından ayrı düşen aşçı içine düştüğü bunalımdan çıkışı çocukluktan beri yeteneği olduğu resimde buldu. İşsizlik günlerinde kendini resim çizmeye adayan Başçı kısa sürede sanatseverlerin ilgi odağı haline geldi.

Çizdiği resimler sanat dünyasında da belli bir ilgiyle karşılandı. Hayata resim yapma tutkusuyla yeniden bağlanan Başçı için artık yeni bir dönem başlamıştı. Başçı resim çizmek istiyordu ancak bunun da ciddi bir ekonomik külfeti vardı. Ekonomik kriz aynı zamanda resim materyallerini de onun için erişilmez hale getirmişti. O da çareyi dijital ortamda resim yapmada buldu. Telefonunda resim çizmeye başlayan Başçı, ürettiği eserlerle kısa sürede adından sıkça bahsettirdi. Dijital ortamda çizdiği yüzlerce resimle sanat camiasının ilgisini çeken Başçı, yaşadığı kentte yeterli desteği bulamayınca megakent İstanbul’un yolunu tuttu.

Başçı, çocukluğundan beri 45 yıl sürdürdüğü baba mesleğinden sonra sanat alanında yol yürümeye kararlıydı. Çünkü çizdiği resimlerin eşi benzeri yoktu ve sanatseverleri hayran bırakıyordu.

Ortaokulda öğretmeni ‘Geleceğin ressamı olacaksın’ demişti ona. Ama o 45 yıl boyunca aşçılıkla hayatını kazandı. Resim ise boş zamanlarında kendine kurduğu küçük bir dünyada varolmaya devam ediyordu.



“ATATÜRK PORTRESİ” İLE KESŞFEDİLDİ

Baba mesleği aşçılığı sürdürdüğü her dönemde o resim aşkını içinde hep taze tuttu. Ortaokulda çizdiği “Atatürk portresi” ile yeteneği keşfedilen Başçı’nın okul hayatı da yarıda kesildi. Yaşadığı talihsiz bir olayla okul hayatı sonlanan Başçı, baba mesleği aşçılığı sürdürmeye başladı. Hayatın zorlukları onu aşçılığa sevk etse de o resim yapmaktan hiçbir zaman kopamadı. Babasının lokantasında karakalem çalışmalar yaparak resme olan tutkusunu sürdürdü. Sonrasında sulu boya, guaj boya ve yağlı boya çalışmaları da yapmaya başlayan Başçı, her geçen gün kendini resim alanında geliştiriyordu. Resme zaman ayırdıkça yeteneği daha iyi bir şekilde açığa çıkıyor ve yaptığı resimlerle çevresindeki insanların beğenisini kazanıyordu.

ZOR GÜNLER

Başçı’nın 45 yıllık aşçılık serüveni ekonomik krizle son bulmuştu. &nbsp;Lokantasını kapatmak zorunda kalan Başçı, dükkândaki malzemeleri de ikinci elde haraç mezat satmak zorunda kaldı. Ekonomisi bozulan Başçı’nın eşi ile de arası açılmaya başladı. İşinden, eşinden olan Başçı Sur’da bir otelde kalmaya başladı. Başçı’nın yeniden her şeyiyle resme tutunması da burada başladı. Hayattaki her şey onu terk etmişti, bir tek resim dışında. O günlerde “hayatım şuan resimdir” diyen Başçı, gece gündüz telefonunda resim yaparak hayatla kopan bağlarını yeniden kurmaya çalışıyordu.



TELEFONDAN BAŞKA İMKANI YOKTU

Başçı, yaşadığı o sıkıntılı günleri resim çizerek aşmaya çalışırken aynı zamanda yaşadıklarını da çizdiği resimlere yansıtıyordu. Telefonunda çizdiği yüzlerce resmi sosyal medya hesapları üzerinden paylaşıyor, takipçilerin beğenisini kazanıyordu. Ama bu beğenilerin onun gönlünü okşamaktan başka bir etkisi yoktu. İşsizdi ve yaşamını idame ettirecek bir gelirden yoksundu. Yaralı günlerinde çizdiği resimler kırılan yüreğine merhem olmuştu ama halihazırda resim onun için o dönem karın doyurmuyordu. Cep telefonunda resim çizen Başçı, “Bir tabletim olsa daha iyi çizerim” diyordu. Ama onun bir tablet alacak parası dahi yoktu. Ya da ona bir tablet desteği sunacak biri dahi çevresinde bulunmuyordu. Ama o yine de çizmeye devam ediyordu.

HEM AŞÇI HEM RESSAM

İyi bir ressam olmak çocukluk hayaliydi. Ama o 45 yılını aşçılığa vermişti. Hayat ondan elinde var olan neyi var neyi yok aldığında ise bir anka kuşu gibi küllerinden yeniden var olmak için içindeki resim tutkusuna sarılmıştı. Ama henüz o tutku da ürettiği resimler de onu geçindirmiyor, yaşadığı ekonomik sıkıntı gün geçtikçe daha da ağırlaşıyordu. Kendini geçindirebilecek bir iş aradığı günlerde çizdiği resimleri sergileme şansı doğdu ona.

İLK SERGİSİ

Aşçı ilk sergisini Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde bulunan Saint George Kilisesinde 24 Mart 2019 tarihinde gerçekleştirdi. 10 gün süreyle sanatseverlerle eserlerini buluşturan ressam Başcı, yoğun ilgiyle karşılaştı.

İSTANBUL YOLLARINDA

Başçı serginin ardından yeni bir yalnızlığa gömüldü, çünkü herkes resimlerini beğenmiş ancak hak ettiği değeri bir türlü ona yansıtmamışlardı. Çünkü o henüz ünlü bir ressam değildi ve ne kadar iyi resimler de çizse resimlerine biçilen değer komik rakamlarla ifade ediliyordu. Sergi sonrası yaşadığı ekonomik sorunların ağırlığı daha da artmış, yaşadığı kentte elinden tutan olmayınca o da kendini İstanbul yollarına vurmuş ve umudu megakentte aramıştı.

Hayatı resmederek yaşamak ona mutluluk veriyordu ama yaşamak için de bir gelire ihtiyacı vardı. Öldükten sonra değeri sonradan fark edilen sanatçılardan olmak da istemiyordu. Yaşarken fark edilmek istiyordu. İstanbul onun için yeni bir umut demekti. Ama İstanbul’da da umduğunu bulamamıştı. İstanbul’da bulunduğu yıllar içinde 2 binin üzerinde resim yapan Başçı’nın, yüzlerce yağlı boya çalışması da bir lokantanın deposunda atıl bir vaziyette bekliyordu.



PANEDMİ ONU DA VURDU

45 yıl memleketi Diyarbakır’da zorunlu olarak sürdürdüğü baba mesleği olan aşçılık İstanbul’da da geçim için başvurduğu bir iş olmuştu. İstanbul Kadıköy’de bir arkadaşıyla birlikte açtığı lokantayı bu sefer de pandemi dönemindeki kısıtlamalar vurmuştu. Pandemide ortağı da onu yüz üstü bırakmıştı. Artık yolun sonuna geldiğini düşünüyordu. Bir lokanta köşesinde yaşayan işsiz bir ressam olarak ne yapacağını bilmiyordu. Tam her şey bitti derken, Büyükçekmece Belediyesi imdadına yetişiyor. Kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında her gün yeni bir resim sergisine ev sahipliği yapan Büyükçekmece Belediyesi, ressam Aziz Başçı’nın eserlerine de ev sahipliği yapıyor. Büyükçekmece Belediyesi Dumlupınar Salonu’nda düzenlenen sergide ressam Başçı’nın soyut çalışmaları sanatseverlerden büyük ilgi görüyor. Ancak bu ilgi de saman alevi gibi geride bir şey bırakmıyor. Başçı, serginin ardından yeniden yalnızlığına terk ediliyor.

BİR UMUT ANTALYA

Başçı, memleketinden türlü umutlarla çıktığı İstanbul yolculuğundan da aradığını bulamamış ve oradan da Antalya’ya gitmişti. Başçı, şuan Antalya’da da ekmeğini aşçılık yaparak kazanıyor ve İstanbul’da yaşadığı yalnızlığın bir başka versiyonunu da burada yaşıyor.

PİRYOL’a konuşan Başçı, makus talihinin artık değişmesini istiyor. Antalya’da hem aşçı olarak çalışan Başçı bir yandan da yeni resimlerle hayata tutunmayı sürdürüyor.

İSTANBUL DA ONA ARADIĞINI VERMEDİ

Yaşadığı sürecin zorluklarını PİRYOL’a anlatan Başçı şunları söylüyor:

“Diyarbakır'dan umduğumu bulamadım ve benim iş hayatımın düzeni buzuldu ve resimle ilgilendim. Resimle ilgili çok çaba sarf ettim ama kimse bana sahip çıkmadı. Bunun üzerine kararımı verdim ve İstanbul'a gittim. İstanbul'da da çok çabaladım. Ressamlarla diyaloga girdim ama maalesef burada da kimse önümü açmadı.&nbsp; Herkes çok başarılısın geleceğin çok iyi olacak diyordu ama gerçek anlamda yardımcı olan kimse çıkmadı. İstanbul’da benimle ilgilenen, az da olsa destek olan bazı insanlar oldu ama onların çabaları da yeterli olmadı. İstanbul’da Beylikdüzü Belediyesi yeni bir sergi açmama destek oldu ama bu çabanın da bir sonu gelmedi. Daha doğrusu sanat camiası içinde yer almamı ya da ekonomik olarak hayatımı idame ettirmemi sağlayacak bir gelişme olmadı. Burada da mesleğim olan aşçılık işini denedim ama orada da işler umduğum gibi gitmedi. Sonunda İstanbul’dan çıkmaya karar verdim.”

İNADINA RESİM

İstanbul’da umduğunu bir türlü bulamayan ressam Başçı, yeni bir başlangıç için Akdeniz’e doğru yola çıkıyor. Aşçı, bu süreçte yaşadıklarına dair şunları dile getiriyor:

“Antalya'ya gelmemin sebebi İstanbul beni çok boğmuştu. Antalya’da hem çalışırım hem de resim çizmeye devam ederim diye düşündüm. Ama maalesef İstanbul'da yaşadıklarımın bir benzerini de &nbsp;Antalya'da yaşadım. Burada da kimse yardımcı olmadı. Sanat alanında bir yeteneğinizin olması başlı başına bir şey ifade etmiyor. Bu sistemde her şey ekonomiye dayanıyor. Size destek verecek, sponsor olacak bir ekonomik güç bulamadığınızda sanatınızın, sanatsal üretimlerinizin değer bulması pek mümkün olmuyor. Resimlerimi gören herkes hayran kalıyor, övgüler diziyorlar, çok başarılı çizimler olduğunu söylüyorlar ama gelin görün ki, elimden tutan kimse bir türlü çıkmadı. Bir sergi açmak bile ciddi maliyet gerektiriyor. Sanatsal üretimlerinizin hak ettiği değeri bulması için sanatseverlerle buluşması, sanat camiasında yer alabilmeniz gerekiyor. Ne kadar çabalasam da o camia ile aramdaki perdeyi bir türlü aşamadım. Hala resim çizmeye devam ediyorum, çünkü bu benim içimde bir tutku. Resimle kendimi buluyor, yeniden üretiyor, hayata resimle bağlanıyorum. Ama yaşamımı da idame ettirmek zorundayım. Bunun için de çalışmak zorunda kalıyorum. Çocukluktan beri yaptığım aşçılık mesleğini de maddi olarak ayakta kalabilmek için sürdürüyorum yeri geldiğinde. Ama ben bu mesleği zorunlu olarak sürdürüyorum. Asıl isteği kendimi resme adamaktır ama burada da yaşamımı idame ettirebilecek bir ekonomik kazanç elde edebilmem gerekiyor. Antalya’da hali hazırda aşçılık yaparak ayakta kalmaya gayret ediyor, kalan zamanlarımda da resim çizmeye devam ediyorum.”

HAYALİ ATÖLYE AÇMAKTI

Oysa Başçı’nın hayali hem resim yaparak ekmeğini kazanmak hem de yeteneğini genç kuşaklara aktarmaktı. Bir atölye kurup genç yeteneklere deneyimlerini aktarmak istiyordu. Profesyonel olarak resimle uğraşmayı çok isteyen Başçı hâlihazırda çaresiz hem baba mesleği aşçılığı hem de resim yapmayı sürdürüyor.

DİYARBAKIRLI RESSAM DESTEK BEKLİYOR

Sanata, sanatçıya gerçek anlamıyla değer veren bir elin kendisine değmesini bekleyen ressam Başçı, ekmeğini baba mesleğinden kazanırken, onu hayata bağlayan resim tutkusundan da kopmadan her şeye inat Antalya’da yaşayıp duruyor. (Kaynak: PİRYOL)





]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/diyarbakirli-ressam-inadina-resim-diyor</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Nov 2024 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/aziz-basci-diyarbakir-resim.jpg" type="image/jpeg" length="97495"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin’in 'Çöpçü eşekleri' özgürlüğüne kavuşuyor]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/mardinin-copcu-esekleri-ozgurlugune-kavusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/mardinin-copcu-esekleri-ozgurlugune-kavusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin Artuklu Belediyesi ile Hayvan Hakları federasyonu (HAYTAP) arasında imzalanacak protokol ile çöpçü eşekler kademeli olarak emekli edilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mardin’de özellikle sit alan olan Artuklu ilçesindeki sokaklarda çöp toplamada kullanılan eşekler, yapılacak bir protokol ile kademeli olarak emekliye ayrılacak.

Artuklu Belediyesi ile Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) arasında bugün bu konuda protokol imzalanacak. İmzalanacak protokol ile emekli edilen eşekler, HAYTAP’ın “Emekli hayvanlar çiftliği”nde yaşayacak. Çöplerin toplanması için alternatif çalışmalar yapılacak. Halen Mardin’in Artuklu ilçesinde 24 mahallede temizlik görevlileri nezaretinde çöp taşıyan 24 eşek bulunuyor. Eşekler ortalama 6 saat mesai yapıyor.



Fotoğraf:AA

EMEKLİ HAYVANLAR ÇİFTLİĞİNDE YAŞAYACAKLAR

HAYTAP, bu yıl 19’uncusu düzenlenecek temsilciler toplantısını Mardin’de yapıyor. Federasyon, bu konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Bu yıl 19’uncusu düzenlenen HAYTAP temsilciler toplantımızı Mardin'de gerçekleştiriyoruz. Mardin'i seçmemizin çok özel bir amacı var. Yıllardan beri Mardin'in içinde devam eden çöpçü eşeklerin zulmünü ortadan kaldırmak için buradayız. Uzun süredir devam eden görüşmeler sonucunda Mardin Artuklu Belediyesi ile HAYTAP arasında 03.11.2024 tarihinde bir protokol imzalanacak. Mardin'deki çöpçü eşeklerin zulmü kademeli olarak sona erecek. Bundan sonra çöpler eşekler kullanılmadan yeni belirlenen alternatif yöntemlerle toplanacak. Peki bu eşekler ne olacak? Herkesin kafasındaki soru bu. Uzun yıllardır devam eden HAYTAP Emekli Hayvanlar Çiftliği projemizin bir benzerini belediye ile birlikte gerçekleştirip bu hayvanları emekli edeceğiz ve ömürlerinin sonuna kadar hiç sömürülmeden burada yaşayacaklar.”

Video: Haytap]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/mardinin-copcu-esekleri-ozgurlugune-kavusuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Nov 2024 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/07-2023-20072023-mardin2.jpg" type="image/jpeg" length="97491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çevre Bakanı Malatya'da, İl Koordinasyon toplantısında]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/cevre-bakani-malatyada-il-koordinasyon-toplantisinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/cevre-bakani-malatyada-il-koordinasyon-toplantisinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’da Afet İl Koordinasyon toplantısına katılan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2 ayda 27 bin 243 konutun anahtar teslimin yapılacağını, toplamda ise 79 bin 702 konut ve iş yerinin inşa sürecinin tamamlanacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Çeşitli programlar ve deprem sonrası çalışmaları yerinde incelemek üzere Malatya'ya gelen Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Malatya Büyükşehir Belediyesi Fırat Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen Afet İl Koordinasyon toplantısına katıldı.

Afet İl Koordinasyon toplantısına katılmak üzere Malatya Büyükşehir Belediyesi'ne gelen Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Büyükşehir Belediyesi önünde kendisini karşılamaya gelen vatandaşlarla da bir araya geldi. Vatandaşların istek ve taleplerini dinleyen Bakan Kurum, daha sonra koordinasyon toplantısına geçti.

İl Koordinasyon toplantısına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yanı sıra Malatya Valisi Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İhsan Koca, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Abdurrahman Babacan, MHP Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Bakanlık Genel Müdürleri ve bürokratları, İlçe Belediye Başkanları, Siyasi parti il başkanları, kurum ve kuruluş il temsilcileri katıldı.

Afet İl Koordinasyon toplantısında Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya'da çalışmaları devam eden rezerv alanları ve kentsel dönüşüm inşaat alanları hakkında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a bilgiler aktardı.

Bakan Kurum; Malatya'da, 2 ayda 27 bin 243 konutun anahtar teslimin yapılacağını, toplamda ise 79 bin 702 konut ve iş yerinin inşa sürecinin tamamlanacağını bildirdi. Bakan Kurum; 2 ay içerisinde deprem bölgesinin tamamında 201 bin 688 konutun hak sahiplerine teslim edileceğini de ifade etti.

Afet İl Koordinasyon toplantısının tamamlanmasının ardından Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'i makamında ziyaret etti.]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/cevre-bakani-malatyada-il-koordinasyon-toplantisinda</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/malatya-kurum.jpg" type="image/jpeg" length="50478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DİTAM toplantısında 2’nci oturum: Kürt sorunun ekonomi ve uluslararası ilişkilere etkisi]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/ditam-toplantisinda-2nci-oturum-kurt-sorunun-ekonomi-ve-uluslararasi-iliskilere-etkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/ditam-toplantisinda-2nci-oturum-kurt-sorunun-ekonomi-ve-uluslararasi-iliskilere-etkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİTAM’ın düzenlediği “Kürt meselesindeki çözümsüzlüğün ekonomiye etkileri” başlıklı toplantının 2’nci oturumunda Kürt sorunun ekonomi ve uluslararası ilişkilere etkisi tartışıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (DİTAM) düzenlediği, “Kürt meselesinde çözümsüzlük Türkiye’ye neler kaybettiriyor?” başlıklı panel, “Kürt meselesindeki çözümsüzlüğün ekonomiye etkileri” başlıklı 2’nci oturumla devam etti. Moderatörlüğünü Akademisyen Mesut Yeğen’in yaptığı oturumda, Akademisyen Erol Katırcıoğlu ile Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, konuşmacı olarak katıldı.



EKONOMİYE ETKİ 

Erol Katırcıoğlu, bir ülkede var olan farklılıkların, bu farklı grup içinde yabancılaşma olmuşsa çatışmanın kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti. Kürt ve Türk illerine ayrılan bütçe üzerine araştırmalar yaptığını söyleyen Katırcıoğlu, “Kürt illerinde savunma ve kamu düzeni harcamalarına ayrılan bütçenin daha yüksek olduğunu görüyoruz. Kürt sorununun varlığı kaçınılmaz olarak devletin hazineyi kullanırken; Kürt illerine dönük olmak üzere güvenlik harcamalarını arttırma ihtiyacı duyuyor. Diğer yandan yatay eşitsizlik yani bölgeler arası eşitsizlik... Bu açıdan baktığım zaman 2013 yılından sonra Kürt illerine kaynaklar Türk illerinden daha az aktarılmış. Bir çeşit ayrımcılık söz konusu. Bu ayrımcılık özellikle ekonomi, kamu yatırımları, çevre vs. gibi alanlarda gerçekleşiyor”&nbsp; dedi.

AYRIMCI POLİTİKA 

Katırcıoğlu, yıllara göre Kürt ve Türk illerindeki kimi alanlara yapılan harcamaları aktararak, “Yatay eşitsizliğin özellikle Kürt illerinde ne seviyede olduğunu anlaşılmasını istedim. Devlet önceleri farklı tarihlerde bir ayrımcılık yapmıyor ama 2013’ten sonra bu tersine dönüyor. Devlet Kürt illerinde ayrımcılık olduğunu belgeliyor. 2015’ten sonra yaşadıklarımızı düşündüğümüzde iktidarın çözüm süreci konusunda çok samimi olmadığını düşünüyoruz. Çözüm sürecinin gerçekleşmesini isteyen birinden böyle bir ayrımcı bir politika beklenmezdi. Gerçekten Devlet Bahçeli’nin açtığı tartışmada, umutlanma noktasında pek çok şey var ama en fazla çözüme en çok yakınlaştığımız 2013 sürecinden sonra ülkenin tüm illerinde ekonomik bir ayrımcılığın çok net bir şekilde yapıldığını gördüğümden dolayı bu adımların samimi olmadığını düşünmekteyim” ifadelerini kullandı.

GÜVENLİK POLİTİKALARI

DTSO Başkanı Mehmet Kaya, sanayi alanında yapılan kimi çalışmaları aktardı. Güvenlik politikalarına dikkat çeken Kaya, mesela kırsaldaki “güvenlik” adı altındaki yasakların hayvancılık önündeki en büyük engel olduğunu kaydetti. Kürdistan Bölgesel Yönetimiyle yapılan ticarette tek giriş kapısının ve vize uygulamasının olduğunu aktarıp, buna benzer birçok örnek veren Kaya, “Bölgede ortak ekonomik işbirliği yapmayla ilgili engeller var. Bir taraftan ‘ihracatları arttıralım, bölgeyi kalkındıralım’ diyeceksiniz, bir taraftan da içeriden ve dışarıdan kuşatacak adımları birlikte atacaksınız” dedi.

4 TRİLYON DOLARLIK KAYIP

“Barış sürecinin yarattığı değerleri görebiliyoruz” diyen Kaya, PKK’nin silahlı eylem başlattığı günden bu yana, Türkiye’nin 4 trilyon 200 milyar dolar kaybettiğini aktararak, “Savaş olmasaydı bu paranın kasada kalmış olacağını söyledi. Kürt sorunuyla ekonomik sorun arasındaki ilişkiyi çok net bir şekilde görebiliyorsunuz” diye belirtti.

Oturum, soru-cevapla sona erdi.

TÜRKİYE-ABD VE TÜRKİYE-NATO İLİŞKİLERİ

Son olarak da “Kürt meselesindeki çözümsüzlüğün uluslararası ilişkilere etkisi” başlıklı oturum yapıldı. DİTAM Başkan Yardımcısı Barış Yavuz’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda, İzmir Ekonomi Üniversitesi Doç. Dr. Serhun Al ve Araştırmacı-Yazar Faik Bulut, konuşma gerçekleştirdi.

Oturumda ilk olarak konuşan Serhun Al, Türkiye’nin son 15 yılda ciddi bir otoriterleşme yaşadığını ve demokrasi açısından gerileme içinde olduğunu söyledi. Türkiye’nin son yılda demokratik anlamda en çok gerileyen ülkeler içinde yer aldığını sözlerine ekleyen Al, “Özgür ülkeler, yarı özgür ülkeler ve özgür olmayan ülkeler var. Türkiye 2016’dan sonra özgür olmayan yani demokratik olmayan bir ülke olarak tanımlanıyor. Kürt meselesinin çözümsüzlüğü bunu tetikliyor. Türkiye-ABD ve Türkiye- NATO arasında var olan gerginliğin nedenine değinen Al,&nbsp; “Kürtler DAİŞ’le savaşta, DAİŞ’i bitiren grup olarak Avrupa’da öne çıktı. Amerika YPG’yi destekleyince Türkiye ile ilişkiler ciddi anlamda geriledi. Bu ilişkiler ilerlemedi. Sahada çalışabilen, savaşabilen YPG oldu ve Amerika buraya ciddi yatırım yaptı. Bu ciddi anlamda Türkiye-ABD ve Türkiye-NATO ilişkilerini gerdi. Bu konjektür altında Batı medyasında NATO üyeliği ciddi anlamda tartışılır durum geldi. Türkiye buna karşılık hamleler yapmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Sonuç olarak Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün ve Kürtlerle çatışmanın Türkiye’nin uluslararası örgütlere kaymasına sebebiyet verdiğini dile getiren Al, “Bunun sürdürülebilir bir yanı yok” dedi.

‘KÜRTLER DİPLOMASİYE ÖNEM VERMELİ’

Son olarak söz alan Faik Bulut,&nbsp; Kürtlerin uluslararası alanda her zaman var olduğunu belirtti. Türkiye’nin Kürtlere yaklaşımlarını eleştiren Bulut, tarihsel olarak yaşananlardan şu örnekleri verdi: “Bakü’de bir Erivan’da iki Kürt konferansı oluyor. Ama Türkiye yapmıyor. Malum Barzani Sovyetlerden dönünce ilk gittiği yer Çekoslovakya oluyor. Orada Abdulnasır’la konuşuyor. Kürtçe radyo önerisinde bulunuyor. Oda ‘Bu ayrılıkçılık filan değil mi?’ diyor. ‘Hayır’ diyor ve Kahire Kürtçe radyosu açılıyor. İnönü ise zamanında bu öneriyi veren kişiyi parça pinçik ediyor. İsmet Şerif Vanlı, Avrupa ülkelerinde ciddi bir Kürt lobisi kurmuştu. Ama dikkat ederseniz tüm Avrupa Halepçe’ye sessiz kaldı. Sonra baktılar ki işin içinde İran var. O zaman meseleyi konjonktürel olarak ele almaya başladılar. Irak, Suriye ve İran referandumun kazanımlarını yok etmek için bir oldular. Sadece bölgesel bir jeopolitik veya kavga değil bu durum. Uluslararası ilişkilerdeki Amerika baktı ki Kürt hareketi bitmeyecek. Bildiğiniz gibi Öcalan’la Beyrut’ta görüştü. Kürtler diplomasiye daha çok önem vermeli ve üzerinde durmalıdır."

Panel, soru-cevap bölümü ardından sona erdi.]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/ditam-toplantisinda-2nci-oturum-kurt-sorunun-ekonomi-ve-uluslararasi-iliskilere-etkisi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/ditam-2-oturum.jpg" type="image/jpeg" length="83099"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivas Divriği 50. Milli Park ilan edildi]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/sivas-divrigi-50-milli-park-ilan-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/sivas-divrigi-50-milli-park-ilan-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas’ta 200’den fazla tescilli eseri sınırları içerisinde barındıran Divriği ilçesi Cumhurbaşkanlığı kararı ile Türkiye’nin 50. Milli Parkı ilan edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[UNESCO tarafından Türkiye’de ilk kültür mirası listesine alınan Divriği Ulucami ve Darüşşifası başta olmak üzere Anadolu’daki ilk Türk kalesine kadar 200’den fazla tescilli eseri sınırları içerisinde barındıran Sivas’ın Divriği ilçesi, Cumhurbaşkanlığı kararı ile Türkiye’nin 50. Milli Parkı ilan edildi.

2 Kasım 2024 tarihli Resmi Gazetede yer alan kararla ilçe içerisindeki belli bir alanın 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun 3. maddesi çerçevesinde milli park ilan edildiği duyuruldu.]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/sivas-divrigi-50-milli-park-ilan-edildi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/divrigi.jpg" type="image/jpeg" length="27956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UNDP’den bilgisayar desteği]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/undpden-bilgisayar-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/undpden-bilgisayar-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Adıyaman Belediyesi Toplum Merkezi'ne 30 adet bilgisayar desteği sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[6 Şubat depremlerinden etkilenen bireylere psikolojik, sosyal ve hukuki destek sağlamak amacıyla, 8 Şubat'ta UNDP ile Birleşik Krallık arasındaki ortaklık kapsamında Birleşik Krallık Fonuyla Hatay ve Kahramanmaraş ile birlikte Adıyaman'da inşa edilen ve Adıyaman Belediyesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren toplum merkezine, bilgisayar sınıfı da kuruldu.

Bu kapsamda UNDP’nin sağladığı 30 adet bilgisayar toplum merkezine hibe edildi.]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/undpden-bilgisayar-destegi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/undp-destek.jpg" type="image/jpeg" length="38981"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile hekimleri grev kararı aldı]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/aile-hekimleri-grev-karari-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/aile-hekimleri-grev-karari-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile hekimleri, Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yeni yönetmeliğe karşı 5-6 ve 7 Kasım tarihleri arası Türkiye genelinde iş bırakma kararı aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Aile hekimleri, Sağlık Bakanlığı’nın hastanelerde randevu krizinin önüne geçmek için hayata geçirdiğini iddia ettiği yeni yönetmeliği “Eziyet yönetmeliği” olarak nitelendirdi. Yapılan yönetmelik değişikliğinde Sağlık Bakanlığı’nın ısrar etmesi üzerine aile hekimleri 5-6 ve 7 Kasım tarihlerinde grev kararı aldı.

‘YÖNETMELİK BİLİMSEL TEMELLERDEN UZAK’

Hekimler yönetmeliği bilimsel temellerden uzak olduğunu ve muayene sayısına dayalı teşvik ödemesinde ısrar edilmesini koruyucu sağlık hizmetlerinin amacına aykırı olarak görüyor. Bunun üzerine, Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Tabip-Sen, Hekimsen ve beraberinde birçok sivil toplum kuruluşunun katılımı ile yönetmeliğin yürürlüğe girmesine tepki olarak Türkiye genelinde hekimler 5-6-7 Kasım tarihlerinde iş bırakma kararı aldı.

‘MESLEKİ GÜVENCEMİZ YOK EDİLİYOR’

AHEF, yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması talebiyle grev yapacaklarını şu maddeler çerçevesinde açıkladı;

"*Hekimin ilaç yazma yetkisi kısıtlanıyor,

*Hasta hekim ilişkisi müşteri ilişkisine çevriliyor,

*Hastayı tedavi etme özgürlüğümüz kısıtlanıyor,

*Belirsiz hedef puanlarla sözleşmemizi feshedip, mesleki güvencemiz yok ediliyor."



]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/aile-hekimleri-grev-karari-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/aile-hekimleri-greve-gidiyor.jpeg" type="image/jpeg" length="90548"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ürkütücü insansı robot klonlandı!]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/urkutucu-insansi-robot-klonlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/urkutucu-insansi-robot-klonlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[''Westworld''den fırlamış gibi, yapay kasları ve hayalet beyazı derisiyle tüyler ürperten bir insansı robot yaratıldı!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[
Gerçekçi hareket kabiliyetine sahip robotlar geliştirme konusunda uzmanlaşmış bir şirket olan Polonya merkezli girişim Clone Robotics, insansı robot klonlamayı başardı.

Yeni ürünün, ''Clone Hand'' adı verilen insan eli gibi hareket edebilen yapay kas ve kemiklere sahip olan ilk üründen daha iddialı bir proje olduğu belirtilirken, robotun, adeta ''Westworld'' dizisinden fırlamış gibi göründüğü ifade ediliyor.

Sert bir omurgaya, sağlam bir göğüs kafesine ve hayalet beyazı bir ''deriye'' sahip olan robotun, tıpkı dizideki robotlar gibi insan anatomisini taklit ettiği bildiriliyor.

PİL İLE ÇALIŞIYOR

Clone Robotics temsilcileri, robotun pil ile çalıştığını ve &nbsp;su pompaları ve vanalardan oluşan bir sistemin, biyonik kasları ''esnettiğini'' ve tendonlarını harekete geçirdiğini belirtti.

Kol hareketlerinin henüz biraz sarsıntılı olduğunu kaydeden &nbsp;Clone Robotics temsilcileri, ancak ''bimanuel manipülasyon eğitiminin devam ettiğini'' söyledi.

Clone Robotics temsilcileri, insansı robotlarının bir gün endüstriyel montaj hatlarında, üretimde, hatta tıbbi rehabilitasyonda insanların yerini alabileceğini umut ettiklerini belirtti.


&nbsp;]]></content:encoded>
      <category>Bilim&amp;Teknoloji</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/urkutucu-insansi-robot-klonlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/robot-m-a-n-s-e-t.jpg" type="image/jpeg" length="36632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail'de 5.000 yıllık gizemin kapıları aralanıyor!]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/israilde-5000-yillik-gizemin-kapilari-aralaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/israilde-5000-yillik-gizemin-kapilari-aralaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'de yapılan arkeolojik kazılar, tarihi yeniden yazacak nitelikte bir keşfe imza attı!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İsrail'deki arkeologlar, Beit Shemesh şehrinin yakınlarında 5.000 yıllık bir yerleşim yeri ortaya çıkardı. Buluntular arasında İsrail'de keşfedilen en eskilerden olan iki çanak çömlek fırını ve Judean Ovası'nda keşfedilen en eski tapınaklardan biri olma ihtimali olan 40 sağlam kabın bulunduğu bir kamu binası yer alıyor.

Kazı ekibinden Yitzhak Paz, keşfin tarih öncesi döneme ışık tuttuğunu belirterek, ''Bu alan, erken kentleşme belirtileri gösteren büyük bir nüfusa ev sahipliği yapmış önemli bir merkez. Keşfin büyüklüğü karşısında heyecanımızı gizleyemiyoruz!'' dedi.

TAPINAK MI, RİTÜEL ALANI MI ?

Kalın duvarlarla çevrili yapının içinde, bankların bulunduğu bir alanın dikkati çektiğini belirten Paz, bu alanın kamusal bir işlev gördüğünü ve hatta bir ibadet yeri olabileceğini düşündüklerini söyledi.

Paz, yapının yakınında bulunan dikili taş sıralarının ise, ritüel alanı olarak kullanılmış olabileceğini gösterdiğini ifade etti.

''Bu iki yapının yakınlığı, bölge halkının zamanla açık hava ibadetlerinden kapalı alanlara geçiş yaptığını gösteriyor. Bu da 5.000 yıl önce bölgede yaşayan insanların sosyal yapısının karmaşıklaştığını ve kentleşmeye başladığını ortaya koyuyor'' diyen Paz, alandaki araştırmaların sürdürğünü belirtti.

5.000 YILLIK SIR PERDESİ ARALANIYOR!



Arkeologlar, kazı alanında bulunan çok sayıda çömlek ve testinin, dönemin yaşamına dair ipuçları sunduğunu kaydederek, kapların bulunduğu odada yanık izlerine rastlandığını ve bazı kapların kırık halde olduğunu, analiz sonucu gizemin aydınlatılacağını kaydetti.

Kazı ekibinden Danny Benayoun da 5.000 yıllık dokunulmamış bir şeyi ortaya çıkarmanın inanılmaz bir duygu ve heyecan verici olduğunu söyledi.
&nbsp;]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/israilde-5000-yillik-gizemin-kapilari-aralaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/k-z-i-l-a-r-m-a-n-s-e-t.jpg" type="image/jpeg" length="56645"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hazine Bakanı: 3 büyük kredi kuruluşu tarafından notu 2 kademe artırılan tek ülkeyiz]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/hazine-bakani-3-buyuk-kredi-kurulusu-tarafindan-notu-2-kademe-artirilan-tek-ulkeyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/hazine-bakani-3-buyuk-kredi-kurulusu-tarafindan-notu-2-kademe-artirilan-tek-ulkeyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Standard & Poor's (S&P), kredi notumuzu B+’dan BB-’ye yükseltti. Bu yıl üç büyük kredi derecelendirme kuruluşu tarafından notu iki kademe artırılan tek ülkeyiz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard &amp; Poor's (S&amp;P), Türkiye'nin kredi notunu ‘B+’dan ‘BB-‘ye yükseltmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Şimşek, Türkiye’nin bu yıl üç büyük kredi derecelendirme kuruluşu tarafından notu iki kademe artırılan tek ülke olduğunu vurguladı.

“Daha yüksek notu ima eden piyasa göstergelerimiz…”

Şimşek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“S&amp;P kredi notumuzu B+’dan BB-’ye yükseltti. Bu yıl üç büyük kredi derecelendirme kuruluşu tarafından notu iki kademe artırılan tek ülkeyiz. Not artışında ekonomide dengelenme, azalan cari açık ve dış finansman ihtiyacı, Türk lirasının istikrarı, güçlenen rezervler ve dezenflasyon süreci etkili oldu. Programımızla sağladığımız bu olumlu gelişmeler aynı zamanda ülke risk primimizi düşürmüş ve dış borçlanma maliyetlerimizde önemli iyileşme sağlamıştır. Daha yüksek notu ima eden piyasa göstergelerimiz önümüzdeki dönemde olumlu gelişmelerin süreceğine işaret ediyor.”]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/hazine-bakani-3-buyuk-kredi-kurulusu-tarafindan-notu-2-kademe-artirilan-tek-ulkeyiz</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2023/10/turkiyenin-hazineleri-dijitallesti.jpg" type="image/jpeg" length="29176"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bingöl’den ekonomiye 257 milyon dolarlık katkı]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/bingolden-ekonomiye-257-milyon-dolarlik-katki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/bingolden-ekonomiye-257-milyon-dolarlik-katki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bingöl’ün Genç ilçesinde yaklaşık 4 yıl önce inşa edilen Aşağı Kaleköy Barajı ve Hibrit Enerji Santrali'nde 465 bin hane enerji ihtiyacını karşılarken, ülke ekonomisine 257 milyon dolarlık katkı sağlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Genç ilçesinde kurulan Aşağı Kaleköy Barajı ve Hibrit Enerji Santrali'nde, hidroelektriğe entegre bin 100 dönüm atıl arazide 200 bin fotovoltaik panel bulunuyor. Hidroelektrikten elde edilen enerjinin hibrit teknolojisi kullanılarak güneş santraliyle birleştirildiği ve kurulu gücü 500 megavat olan tesiste, yaklaşık 200 bin panelden de 1 saatte 80 megavat üretim sağlanıyor. Aşağı Kaleköy Barajı ve Hibrit Enerji Santrali'nde kurulduğu günden bu yana 4 milyar kilovatsaat elektrik üretilirken, bununla da 465 bin hanenin enerji ihtiyacı karşılandı ve ülke ekonomisine de 257 milyon dolarlık katkı sağlandı.



Hayata geçirilen HES ve GES’lerle ilgili konuşan Kalehan İşletme Müdürü Tahsin Yazıcı, "Hibrit tesisler aynı bağlantı noktasından sisteme bağlı birden fazla kaynak ile su, rüzgar, güneş gibi enerji üreten tesislere hibrit enerji üretim tesisleri diyoruz. Aşağı Kaleköy hibrit tesisimiz su ve güneşten oluşan bir tesis. Hibrit tesislerin en büyük faydası bizim açımızdan ve sistem açısından eksik kapasitemizi tamamlama imkanı buluyoruz. Burada 500 megavat HES üretiminin yanı sıra 80 megavat da GES üretimini bize sunuyor. Fakat bu üretimi aynı anda imkanımız maalesef yok. Kurulduğumuz günden bu yana takriben 4 milyar kilovat saat enerji ürettik. Bununla da 465 bin hane olmak üzere 365 bin kişinin enerji ihtiyacını karşıladık. Ülke ekonomisine de 257 milyon dolarlık katkı sağladık" dedi.

"Avrupa ile paralel çalışıyoruz"

Avrupa ülkeleriyle paralel çalıştıklarını ifade eden Yazıcı, "Biz bu enerjileri Aşağı Kaleköy'den, Yukarı Kaleköy, Beyhan, Karakoçan, Diyarbakır, ve Tatvan trafo merkezlerine gönderiyoruz. Bu gönderme işlemleri de bin 45 direk ve 450 kilometrelik hatlarla yapıyoruz. Bu sistemle de Bulgaristan’dan 2, Yunanistan’dan 1 hat olmak üzere Avrupa ülkelerine enerji göndermiş oluyoruz. Yani Avrupa Birliği ile paralel çalışıyoruz diyebiliriz" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/bingolden-ekonomiye-257-milyon-dolarlik-katki</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/bingol-ekonomi.jpg" type="image/jpeg" length="95896"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATA AÖF sınav tarihleri belli oldu: 2024-2025 ATA AÖF güz ve bahar dönemi sınavları ne zaman?]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/ata-aof-sinav-tarihleri-2024-2025</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/ata-aof-sinav-tarihleri-2024-2025" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Atatürk Üniversitesi Açık ve Uzaktan Öğretim Fakültesi 2024-2025 sınav takvimi açıklandı. ATA AÖF öğrencileri için sınav tarihleri, sınav giriş belgesi ve sınav yerleri ile ilgili tüm detaylar haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ATA AÖF 2024-2025 akademik takvimi açıklandı. Öğrenciler, güz ve bahar dönemi sınav tarihleri, sınav giriş belgesi ve sınav yerleri gibi detayları merak ediyor. İşte ATA AÖF sınavları ile ilgili tüm bilgiler…
&nbsp;

ATA AÖF GÜZ DÖNEMİ SINAV TARİHLERİ

Atatürk Üniversitesi Açık ve Uzaktan Öğretim Fakültesi (ATA AÖF) güz dönemi sınav takvimi belli oldu. İşte güz dönemi sınav tarihleri:


 
 Ara (Vize) Sınavı

 
  I. Oturum: 30 Kasım 2024
  II. Oturum: 30 Kasım 2024
  III. Oturum: 1 Aralık 2024
 
 
 
 Yarıyıl Sonu (Final) Sınavı

 
  I. Oturum: 11 Ocak 2025
  II. Oturum: 11 Ocak 2025
  III. Oturum: 12 Ocak 2025
 
 
 
 Bütünleme Sınavı

 
  I. Oturum: 15 Şubat 2025
  II. Oturum: 15 Şubat 2025
  III. Oturum: 16 Şubat 2025
 
 




ATA AÖF BAHAR DÖNEMİ SINAV TARİHLERİ

ATA AÖF bahar dönemi sınav takvimi ise şu şekildedir:


 
 Ara (Vize) Sınavı

 
  I. Oturum: 5 Nisan 2025
  II. Oturum: 5 Nisan 2025
  III. Oturum: 6 Nisan 2025
 
 
 
 Yarıyıl Sonu (Final) Sınavı

 
  I. Oturum: 31 Mayıs 2025
  II. Oturum: 31 Mayıs 2025
  III. Oturum: 1 Haziran 2025
 
 
 
 Bütünleme Sınavı

 
  I. Oturum: 5 Temmuz 2025
  II. Oturum: 5 Temmuz 2025
  III. Oturum: 6 Temmuz 2025
 
 


ATA AÖF SINAV GİRİŞ BELGELERİ

ATA AÖF sınav giriş belgeleri henüz açıklanmadı. Belgeler yayımlandığında öğrencilere duyurulacaktır. ATA AÖF ile ilgili güncel bilgiler için duyuruları takip edebilirsiniz.]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/ata-aof-sinav-tarihleri-2024-2025</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/ata-aof-kapak.png" type="image/jpeg" length="85240"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2024-YDS/2 sınav tarihi ve saati belli oldu]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/2024-yds-2-sinav-tarihi-saat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/2024-yds-2-sinav-tarihi-saat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM'nin düzenleyeceği 2024-YDS/2 sınavı için heyecan dorukta. Yabancı dil sınavı, 3 Kasım Pazar günü saat 10.15'te başlayacak. İşte detaylar haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2024 yılı Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı’nın ikinci oturumunu 3 Kasım Pazar günü gerçekleştirecek. Bu kapsamda, adaylar sınavla ilgili tüm ayrıntıları merak ediyor. Sınav tarihi, saat ve yerleştirme detaylarına dair tüm bilgiler haberimizde.

SINAV TARİHİ VE SAATİ


2024-YDS/2 sınavı, 3 Kasım 2024 tarihinde gerçekleştirilecek. Adaylar sınava Türkiye genelinde 89 merkezde girecek olup, sınav saat 10.15'te başlayacak. ÖSYM'nin açıklamasına göre, adaylar 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

SINAV UYGULAMA DETAYLARI


Bu yıl sınav, Lefkoşa, Bişkek ve Türkiye genelinde olmak üzere 114 bin 623 aday için 81 ilde, toplamda 399 bina ve 5 bin 26 salonda uygulanacak. Sınavda, İngilizce, Arapça, Almanca, Fransızca ve Rusça dillerinde testler yer alacak.

ENGELLİ ADAYLAR İÇİN EK SÜRE İMKANI


Sınav 180 dakika sürecek olup, özel durumu olan engelli adaylara 30 dakika ek süre tanınacak. Böylelikle sınava erişimde adil bir uygulama sağlanacak.



SINAV SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?


ÖSYM, 2024-YDS/2 sınav sonuçlarını 22 Kasım’da açıklayacak. Adaylar sonuçlarına ÖSYM'nin resmi internet sitesinden ulaşabilecek.

NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİ AÇIK OLACAK


Kimlik kartı kaybolan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için, il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günü saat 10.00'a kadar hizmet verecek. Bu sayede adaylar sınav gününde oluşabilecek kimlik sorunlarını çözebilecek.]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/2024-yds-2-sinav-tarihi-saat</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/02/650x344-yks-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak-tyt-ayt-ydt-universite-sinavi-yks-sinav-sonuclari-icin-osym-tarihi-duyurdu-1655354399813.webp" type="image/jpeg" length="32937"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
