<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>CEGA Medya - Diyarbakır Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.cermikgazetesi.com</link>
    <description>Diyarbakır Haberleri - Son Dakika Diyarbakır Haberleri - Amedspor Haberleri - Diyarbakır Silahlı Kavga - Diyarbakır Çatışma Haberleri - Diyarbakır Son Dakika- CEGA Medya</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.cermikgazetesi.com/rss/kultursanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>CEGA Medya© 2023.  Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 10 Dec 2024 14:01:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/rss/kultursanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yol yapımında antik yapı ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/yol-yapiminda-antik-yapi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/yol-yapiminda-antik-yapi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meksika'da yol yapımı çalışmaları sırasında antik bir piramit yapı ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[
Meksika'nın Hidalgo eyaletinde devam eden bir otoyol inşaatı sırasında beklenmedik bir keşif yapıldı. Yol işçileri, yerin altında gizli kalmış binlerce yıllık bir piramit yapısına rastladı.&nbsp;

GİZLİ UYGARLIĞIN KALINTILARI

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü (INAH) tarafından yürütülen araştırmalarda, piramidin MS 650-950 yılları arasında var olduğu düşünülen San Miguel adlı bir İspanyol öncesi yerleşimin parçası olduğu belirlendi. Bölgede yapılan incelemeler sonucunda seramik parçaları, taş aletler ve hayvan kabukları gibi birçok tarihi eser de gün yüzüne çıkarıldı.

Arkeologlar, özel önlemler alındığını ve piramitin etrafına büyük bir duvar inşa edilerek, yapının zarar görmesinin engellenmeye çalışıldığını kaydetti.

Önümüzdeki dönemde yapılacak detaylı incelemelerle piramidin tarihine ve bölgedeki yaşam hakkında daha fazla bilgi edinmeyi hedeflediklerini kaydeden arkeologlar, şöyle dedi:

''Son yıllarda arkeolojik araştırmalarda sıkça kullanılan LiDAR teknolojisi, Meksika'daki bu önemli keşifte de büyük rol oynadı. LiDAR sayesinde, bitki örtüsü ve toprak altında gizlenmiş birçok tarihi yapı tespit edilebiliyor. Meksika'da daha önce yapılan LiDAR taramalarıyla, Maya uygarlığına ait birçok şehir ve yol ağı ortaya çıkarılmıştı.

Meksika'nın toprakları, binlerce yıldır farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış. Özellikle Maya ve Aztek uygarlıklarının bıraktığı izler, günümüzde bile merak uyandırmaya devam ediyor. Bu yeni keşif, Meksika'nın zengin ve gizemli geçmişi hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen araştırmacılar için önemli bir fırsat sunuyor.''


&nbsp;]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/yol-yapiminda-antik-yapi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Dec 2024 03:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/12/piramid-1.jpg" type="image/jpeg" length="43637"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin’de Ahmet Ümit'in imza günü etkinliği]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/mardinde-ahmet-umitin-imza-gunu-etkinligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/mardinde-ahmet-umitin-imza-gunu-etkinligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin’de Mardian Mall, Türk edebiyatının önemli yazarlarından Ahmet Ümit'i ağırladı. Ünlü yazar, son kitabı Yırtıcı Kuşlar Zamanı ile D&R iş birliğiyle gerçekleştirilen imza gününde okuyucularıyla buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mardian Mall Pazarlama Müdürü Dilber Ecevit, Ahmet Ümit gibi değerli bir yazarı Mardian Mall’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Ecevit, "Okurların yoğun ilgisi, edebiyatın ne kadar güçlü bir bağ kurduğunu bir kez daha gösterdi. Bu tür etkinlikler, Mardin halkının kültürel zenginliğini artırmak ve kitap okuma alışkanlığını teşvik etmek adına büyük önem taşıyor" dedi.

Ahmet Ümit ise Mardin’de olmaktan ve okuyucularıyla bir araya gelmekten dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ümit, "“Mardin, tarihi ve kültürel dokusuyla her zaman beni etkileyen bir şehir olmuştur. Burada okuyucularımla buluşmak, onların gözlerindeki heyecanı ve sevgiyi görmek, benim için tarif edilemez bir mutluluk. Yırtıcı Kuşlar Zamanı kitabımın bu büyülü şehirde yankı bulması, benim için ayrı bir gurur kaynağı” diye konuştu.

Etkinlik boyunca, Ahmet Ümit kitaplarını imzalayarak okuyucularıyla birebir sohbet etme imkanı buldu. Hem kitapseverler hem de yazar için unutulmaz anların yaşandığı bu özel gün, Mardian Mall’da kültür ve sanatın birleştiği bir etkinlik olarak hafızalarda yer etti.

Mardian Mall, gelecekte de benzer etkinliklerle Mardin halkını edebiyatın büyülü dünyasıyla buluşturmaya devam edecek.]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/mardinde-ahmet-umitin-imza-gunu-etkinligi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Dec 2024 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/12/mardin-imza.jpg" type="image/jpeg" length="52890"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bin 200 çocuk sihirli dünya ile buluştu]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/bin-200-cocuk-sihirli-dunya-ile-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/bin-200-cocuk-sihirli-dunya-ile-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü tarafından “Sihirli Dünya” adlı çocuk oyunu sahnelendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[



Şırnak’ta Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü tarafından “Sihirli Dünya” adlı çocuk oyunu sahnelendi. Bin 200 kişilik salona sığmayan çocuklar, sahne önünde yere oturarak oyunu izlediler.&nbsp;

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Opera ve bale her yerde" sloganıyla başlatılan proje kapsamında Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü tiyatro oyuncuları, Şırnaklı çocuklar için “Sihirli Dünya” çocuk oyunu ile sahneye çıktı. Bin 200 kişilik salona sığmayan çocuklar, sahne önünde yere oturarak oyunu ilgiyle izlediler. 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi'nde sahnelenen çocuk oyununda opera, orkestra ve enstrümanlar tanıtıldı.

Oyun sonrasında açıklama yapan Şırnak Valisi Birol Ekici, “Kültür ve Turizm Bakanlığımızın daha önce hiç gitmediği illere devlet opera ve balesini götürme projesi kapsamında ilk şehir olarak bizi seçtiler. Bunun için öncelikle Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a çok teşekkür ediyorum. Buradan hemşehrilerim adına şükranlarımı sunuyorum. Dün akşam da gördüğünüz üzere bölgesel kendi kültürümüze uygun eserler seslendirildi ve halkımızın yoğun bir katılımı oldu. Bin 200 kişiye varan, salona sığmayan, hatta yan salonumuzu da kullandığımız bir performans sergilendi. Bizi yalnız bırakmadıkları için vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Bugün de çocuklarımızı unutmadık. Çocuklarımıza 'Sihirli Dünya' adlı eseri sergiledik. Onları sihirli bir dünyaya gönderdik. Gerçeklikten koparıp, kendi dünyalarında daha umut ettikleri, hayal ettikleri dünyaya götürdük. Bütün halkımızın bu yoğun ilgisi şunu gösteriyor; 40 yıldır kardeşliğimize kast etmek isteyenlerin başarılı olamadığı gösterilmiş oldu. Bundan sonra umudu, sevgiyi, kardeşliği ve birlikteliği içeren türküleri, eserleri daha yüksek bir sesle söyleyeceğimizi gösteriyor. Bunun daha çok talep edildiğini gösteriyor. Biz de halkımızın bu talebinin önümüzdeki dönemde yoğun bir şekilde olacağını ve bunları da karşılayacağımızı belirtmek istiyorum. Dünkü ve bugünkü etkinliğe katılan sanatçılarımıza başta bakanlığımız olmak üzere ve bizi yalnız bırakmayan halkımıza çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.



Çocuklar “Sihirli Dünya”yı çok sevdi

Sahnelenen “Sihir Dünya” çocuk oyununu izleyen Şırnaklı çocuklar, oyunu beğendiklerini belirterek, bu tür etkinliklerin devam etmesini istediler. Tiyatro oyununu izleyen 6. sınıf öğrencisi Yunus Ercan (12), “Çok güzeldi, harikaydı. Çocuklar için çok güzel bir oyundu. Şırnak’ta çok fazla böyle etkinlikler olmuyor. Çok güzel oldu böyle bir şey. İlk defa katıldım” dedi.&nbsp;

12 yaşındaki 6. sınıf öğrencisi Hiranur ise, “Çok güzel bir şey oldu. Çocuklar için çok güzel bir etkinlik oldu. Arkadaşlarıma da katılmalarını söyleyeceğim” ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/bin-200-cocuk-sihirli-dunya-ile-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Dec 2024 19:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/12/i-m-g-0701.jpeg" type="image/jpeg" length="39218"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu hafta sinemalarda neler var?]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/bu-hafta-sinemalarda-neler-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/bu-hafta-sinemalarda-neler-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vizyona giren birbirinden farklı 11 filmle sinemaseverler keyifli saatler geçirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Haftanın öne çıkan yapımları arasında, sevilen komedi serisi Çakallarla Dans 7, yeniden vizyona giren bilim kurgu klasiği Yıldızlararası ve yıldızlarla dolu gerilim filmi Hain yer alıyor.

Komedi, aksiyon, dram ve bilim kurgu gibi birçok farklı türde film bu hafta sinemaseverlerle buluşuyor.&nbsp;

İşte haftanın öne çıkan yapımları:

ÇAKALLARLA DANS 7: Sevilen serinin yeni filmi, bir güzellik yarışmasında yaşanan komik olayları konu alıyor.

ARMOR: Bir baba ve oğulun, zırhlı bir araçta yaşanan bir soygun sırasında verdiği mücadeleyi konu alan aksiyon dolu bir film.

HAİN: Yıldızlı bir kadronun yer aldığı filmde, güç sahibi bir grup insanın karanlık sırları ortaya çıkıyor.

YILDIZLARTARASI: Christopher Nolan'ın kült filmi, yeniden vizyona giriyor.

BANGKOK DOG: Aksiyon dolu bir Tayland yapımı.

VEBAL: Eski karısının büyüsü altına giren bir adamın hikayesini konu alan korku filmi.

ÇAM ARMASI 2: Mafya babasından kurtulmak isteyen üç kardeşin komik maceraları.

NASREDDİN HOCA 3: Kadim Medeniyetler: Nasreddin Hoca'nın zaman yolculuğu maceralarını anlatan animasyon film.

RM: RIGHT PEOPLE, WRONG PLACE: BTS lideri RM'nin yeni albümünün yapım sürecini anlatan bir belgesel.

BİR SALYANGOZUN ANILARI: Salyangozların dünyasını anlatan dokunaklı bir animasyon.

KIZI KAZAN AŞK: Romantik bir komedi filmi.

Bu hafta vizyona giren filmlerle ilgili daha detaylı bilgiye sinema sitelerinden ulaşabilirsiniz.]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/bu-hafta-sinemalarda-neler-var</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Dec 2024 01:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/07/sinema-maden.jpg" type="image/jpeg" length="28900"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hasankeyf Müzesine 25 bin ziyaret]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/hasankeyf-muzesine-25-bin-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/hasankeyf-muzesine-25-bin-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman'da 3 bin 500 tarihi eseri bünyesinde bulunduran Hasankeyf Müzesini 25 bin ziyaretçi ağırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelen Hasankeyf Kaymakamı Mehmet Ali İmrak, burada gazeteciler açıklamada bulunarak, 12 bin yıllık kadim topraklara sahip bu toprakların 10'un üzerinde medeniyete ev sahipliği yaptığına değindi. Hasankeyf'in Mervani, Bizans, Roma, Artuklu, Osmanlı'dan ve son günümüze kadar ayakta kalmış bir ilçe olduğunu belirten İmrak, "Hasankeyf Müzesi, 96 bin metrekare alanın üzerine kurulmuş,10 Mayıs 2019'da bakanımızın onuruyla açıldı ve misafirlerini o günden itibaren ağırlamaya başladı. Paleolitik çağdan günümüze kadar gelmiş ve yaklaşık 3 bin 500'ün üzerinde eseri içerisinde barındırıyor. Turizm cazibesi merkezi olma yolunda ilerliyor. 2023'te ziyaretçi sayımız 20 bin, 2024'ün Kasım ayında 25 bin rakamına ulaştık. Yılı bitirdiğimizde bunun 30 bine yaklaşacağına inanıyoruz. 2025'te önümüze bir hedef koyduk ve bu hedefte en büyük pay da Hasankeyf Müzemiz alacak" dedi.

Yeni eserlerin geldiğine değinen Kaymakam İmrak, "Mardin, Midyat, Siirt ve Diyarbakır gibi yerlerde çıkan eserlerimizi buraya taşımaya devam ediyoruz. Arkamızda gördüğünüz köprümüzün ayaklarından aldığımız eserleri Hasankeyf'imizin eski görüntüleriyle beraber sergilemeye, kıymetli misafirlerimizle göstermeye devam ediyoruz. 2025'te bunun için bir sayı ortaya koyduğumuzda bu yılki 25 bin rakamının çok çok üzerine çıkacağımıza inanıyoruz" diye konuştu.]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/hasankeyf-muzesine-25-bin-ziyaret</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Dec 2024 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/12/hasankeyf-muzesi.jpg" type="image/jpeg" length="88578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arkeologlar, bir köye 15 insana ait kafatası buldu]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/arkeologlar-bir-koye-15-insana-ait-kafatasi-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/arkeologlar-bir-koye-15-insana-ait-kafatasi-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya'da Neolitik döneme ait bir köyde 15 insan kafatası bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cambridge Üniversitesi'nden arkeolog Jess Thompson başkanlığındaki araştırma ekibi, bu ilginç keşfi Avrupa Arkeoloji Dergisi'nde yayımlanan bir makaleyle duyurdu.

İtalya'nın Puglia bölgesindeki Masseria Candelaro adlı tarih öncesi bir köyde bulunan kafatasları, MÖ 5618 ila 5335 yıllarına tarihleniyor.

Thompson, kafataslarının, genellikle mezar alanlarında bulunan kemiklerin aksine, bir binanın içindeki bir katmanda ortaya çıktığını kaydetti.

Kemiklerin sıradan bir mezarlık bulgusunun ötesinde, özel bir anlam taşıdığını belirten araştırmacılar, şöyle dedi:

''Kafataslarında kesik izleri veya şiddete dair herhangi bir belirti bulunmaması, bu kemiklerin düşmanlardan alınan ganimetler olmadığını gösteriyor. Aksine, kemiklerin kırılma şekli, mezarlardan çıkarılıp nesiller boyunca bir tür, ata ritüeli kapsamında elle tutulduklarını düşündürüyor.

'NEOLİTİK DÖNEME AİT İNANÇ'

Kafataslarının bir grubun kolektif atalarını temsil ettiğini ve onlarla kurulan bir bağın varlığını düşünüyor. İnsan kemiğinin, o dönemdeki insanlar için güçlü ve anlamlı bir madde olduğu ve ritüellerde kullanıldığına dair güçlü kanıtlar bulunuyor.

Bu keşif, Neolitik dönem insanlarının inanç sistemleri, ölüm anlayışları ve toplumsal yapıları hakkında önemli bilgiler sunuyor.''

Araştırmacılar, kafataslarının bulunduğu yapının hem evsel hem de ritüel amaçlarla kullanıldığını belirterek, &nbsp;bu da, o dönemde yaşamın farklı yönlerinin iç içe geçtiğini ve ölümün de yaşamın bir parçası olarak görüldüğünü gösterdiğini söyledi.
&nbsp;]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/arkeologlar-bir-koye-15-insana-ait-kafatasi-buldu</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Dec 2024 02:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/12/kemiklerr.webp" type="image/jpeg" length="46970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kış yaz 12 derece sıcaklıkta olan ve eksi 35 derecede donmayan tek göl]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/kis-yaz-12-derece-sicaklikta-olan-ve-eksi-35-derecede-donmayan-tek-gol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/kis-yaz-12-derece-sicaklikta-olan-ve-eksi-35-derecede-donmayan-tek-gol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas’ta eksi 35 derecede bile 12 derecelik ısısını kaybetmeyen tek göl görenleri hayrete düşürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yaz kış 12 derece su sıcaklığına sahip olan Anadolu’nun nazar boncuğu Gökpınar gölü, Sivas’ta donmayan tek göl olma özelliği taşıyor. Göl Sivas'ın eksi 35 derece soğuklarında bile ısısından bir şey kaybetmiyor.&nbsp;

Sivas’ın Gürün ilçesinde doğal turkuaz renginden dolayı Anadolu’nun nazar boncuğu olarak adlandırılan Gökpınar gölü, yaz ve kış aylarında 12 derecelik değişmeyen su sıcaklığından dolayı Sivas’ta donmayan tek göl olma özelliği taşıyor. Sibirya soğuklarının yaşandığı Sivas’ta neredeyse tüm göller dolarken Gökpınar gölünün yüzeyinden sıcak su buharı çıkıyor. Bölgede Alabalık üretimi yapan Özgür Alparslan, göl suyunun yaz ve kış aylarında sıcaklığını koruduğunu belirterek, “Burası dünyanın en berrak göllerinden birisi olarak kabul edilen Gökpınar gölü. Gölün zemininden, dar bir alandan saatte yaklaşık 5 bin litre selenyumlu su çıkıyor. Selenyum suya doğal bir turkuaz rengi veriyor. Suyun sıcaklığı ile yaz ve kış aylarından hep 12 derece. Şuanda hava sıcaklığı sınıfın altında olduğu için 12 derecelik su sıcak su buharı oluşturuyor. Yılın bu dönemi Sivas’ta tüm göller donarken Gökpınar gölü donmuyor” şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/kis-yaz-12-derece-sicaklikta-olan-ve-eksi-35-derecede-donmayan-tek-gol</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Dec 2024 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/12/gokpinar-golu-sivas-gurun.jpg" type="image/jpeg" length="56751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[''Zengin kadınlara'' ait altın ve gümüş takılar bulundu]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/zengin-kadinlara-ait-altin-ve-gumus-takilar-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/zengin-kadinlara-ait-altin-ve-gumus-takilar-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırım'ın Sivastopol kenti yakınlarındaki tarihi bir mezarlıkta zengin kadınlara ait altın ve gümüş takılar bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivastopol'un yaklaşık 16 kilometre doğusunda yer alan Mangup platosundaki Almalık-dere nekropolündeki, kazılarda, mezarlıklarda altın ve gümüş takılar ortaya çıkarıldı. Takılar, bu bölgenin Güneybatı Kırım'da önemli bir yerleşim merkezi olduğunu ve o dönemde yaşayan seçkin kişilerin oldukça lüks bir yaşam sürdüğünü gösterdiği bildirildi.



Araştırmacılar, bulunan takılar arasında fibulalar (broşlar), altın küpeler, kemer ve ayakkabı tokası parçaları ve giysilerin yakalarına dikilmiş altın folyo süslemeler bulunduğunu kaydetti.



Eşyaların, bölgede yaşayan soylu kadınlara ait olduğunu kaydeden araştırmacılar, ''Özellikle altın küpelerin üzerindeki kırmızı yarı değerli taşlar ve gümüş fibulaların altın varakla kaplanması, o dönemdeki zanaatkarlığın ne kadar gelişmiş olduğunu gösteriyor'' dedi.



Araştırmacılar, bölgede 5.000 yıla dayanan tarih öncesi yerleşimlere ait izler bulunduğunu ve 6. yüzyılda ise Gotlar tarafından kurulan Hıristiyan Gothia Prensliği'nin merkezi olduğunu söyledi.]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/zengin-kadinlara-ait-altin-ve-gumus-takilar-bulundu</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Dec 2024 01:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/12/kirim-taki1.webp" type="image/jpeg" length="75730"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mısır'da 2100 yıllık gizemli tapınak keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/misirda-2100-yillik-gizemli-tapinak-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/misirda-2100-yillik-gizemli-tapinak-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır'da yapılan kazılarda, 2100 yıllık eski bir Mısır tapınağı ortaya çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Almanya'daki Tübingen Üniversitesi'nden Mısırbilimci Christian Leitz başkanlığındaki ekip, Luksor yakınlarında yaptıkları kazılarda gizemli bir tapınak keşfetti. Tapınakta Kral VIII. Ptolemaios dönemine ait kabartmalar ve kült objelerine ulaştı. Kabartmalarda, tanrıça Repit ve oğlu Kolanthes'e sunulan kurbanlar görülüyor. Repit, doğurganlıkla ilişkilendirilen önemli bir Mısır tanrıçası.

Tapınaktaki bir odada, Repit ve Min-Ra'yı (Repit'in eşi) tasvir eden kabartmaların yanı sıra, iki dekan figürü bulunduğunu belirten araştırmacılar, dekanlar, eski Mısır'da zamanı belirlemek için kullanılan yıldızlar olduğunu ve genellikle hayvan başlı insan şeklinde tasvir edildiklerini söyledi.

Tapınağın astronomik gözlemlerde de kullanılmış olabileceğine işaret eden Arkeoastronomlar Sarah Symons ve Juan Antonio Belmonte, tapınak ve dekanlar hakkındaki bulguların oldukça ilginç olduğunu ve daha detaylı araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
&nbsp;]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/misirda-2100-yillik-gizemli-tapinak-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Dec 2024 04:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/12/misir-manset-3.jpg" type="image/jpeg" length="53760"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da “Fütürist Nostalji”ye davet var]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/diyarbakirda-futurist-nostaljiye-davet-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/diyarbakirda-futurist-nostaljiye-davet-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da önceki kuşak kadınların teknolojiyle yaşadığı çatışma, “Fütürist Nostalji” adlı sergide sanatsevelerle buluşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'da önceki kuşak kadınların teknolojiyle yaşadığı çatışma, “Fütürist Nostalji” adlı sergide sanatsevelerle buluşuyor.
Batmanlı genç sanatçı Rojbin Ekinci’nin&nbsp; "Rıdvan Kuday Gallery",'de izlenime sunulan “Fütürist Nostalji” &nbsp;sergisi,&nbsp; önceki kuşak kadınların teknolojiyle yaşadığı çatışmayı, zamanın ve kültürlerin ötesine uzanan ironik bir yaklaşımla ele alıyor.
&nbsp;
X ve Z kuşakları ortak zeminde

Ekinci, çalışmalarında, yaşlı kuşağı sosyal, aktif, ve modern bir toplumun merkezine yerleştirerek geleneksel ve dijital dünyanın ilginç karşılaşmalarını gözler önüne seriyor.
Kadın figürü annesini, onu çevreleyen nesneler ve mekan ise kendisini temsil ederken, X ve Z kuşaklarının ortak bir zeminde, yenilikçi bir perspektiften nasıl buluşabildiğini mizahi ve çarpıcı bir şekilde aktarıyor.



Renkleri cesurca kullanan Ekinci, çalışmasında yeni medya ve teknolojilerin toplumsal ilişkileri nasıl dönüştürdüğünü, sanal kimlikler aracılığıyla bireylerin kendi özgün ifadelerini simule edilmiş bir gerçekliğin sınırlarında nasıl oluşturduğunu keşfe çıkarıyor.
&nbsp;Sosyal medya avatarları ve dijital platformlar, bireylere yalnızca kimliklerini ifade etme fırsatı sunmakla kalmayıp, toplumsal cinsiyet ve kültürel kimlikleri aşma, değiştirme veya yeniden yaratma alanları sağlıyor.
&nbsp;Ekinci'nin üretimlerinde, geleneksel olanın kırılganlığı, dijital dünyanın parlak ve büyüleyici yüzeyiyle yan yana gelirken, izleyici hem nostaljik bir bağlılık hissine hem de hızla değişen dünyaya eleştirel bir bakış açısına davet ediliyor.
Sergi,26 Ocak 2025'e kadar izlenimde kalacak.

Rıdvan Kuday Gallery genç yeteneklere alan açıyor

Resim öğretmeni Rıdvan Kuday tarafından 2022 yılında Diyarbakır'da kurulan "Rıdvan Kuday Gallery", kentin yeni yerleşim yeri 75. Cadde’de yüz yetmiş metrekarelik bir alana yayılan galeri mekanıyla, sanat üretimleri ve sanatseverlere ev sahipliği yapıyor.
Galeri, küratör ve kültür düşünürleriyle yakın ilişkiler kurarken kentin sanat ekosistemine katkıda bulunmayı ve genç yeteneklere alan açmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
      <category>CEGA ÖZEL, DİYARBAKIR, Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/diyarbakirda-futurist-nostaljiye-davet-var</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Dec 2024 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/12/7b28af62-ea00-4424-b1f5-54dd5535a292-1.jpg" type="image/jpeg" length="45933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hazine avcısının şaşırtıcı buluşu]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/hazine-avcisinin-sasirtici-bulusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/hazine-avcisinin-sasirtici-bulusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'de yapılan bir keşif, tarihçileri şaşkına çevirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[
İngiltere'nin Norfolk kentindeki Attleborough kasabası yakınlarında bir metal dedektörüyle sikkeler bulundu. &nbsp;Hazine olarak ilan edilen bu eşsiz mücevher parçası, Anglosaksonların Roma İmparatorluğu'na olan ilgisini ve inanç sistemlerini daha iyi anlamamızı sağlayacak önemli ipuçları sunuyor.

Beşinci yüzyılın sonu ile altıncı yüzyılın başına tarihlenen bu alışılmadık kolye, Roma İmparatoru Honorius'a ait altın bir sikkeyi taklit ettiğini belirten uzmanlar, ''Ancak dikkati çeken nokta, Anglosaksonların bu kopyayı yaparken oldukça özgün bir yol izlemiş olmaları. Pagan bir toplum olan Anglosaksonlar, Hristiyan sembolleriyle dolu olan bu sikkeyi kopyalarken, yazım hatalarıyla dolu bir eser ortaya çıkarmışlar'' dedi.

Bu durumun, tarihçilere göre, Anglosaksonların Roma İmparatorluğu'nun zengin kültürüne duydukları hayranlığı ve bu kültürü kendi inanç sistemleriyle birleştirme çabalarını gösterdiğini anlatan araştırmacılar, özellikle de Hıristiyanlık gibi farklı bir dine ait sembolleri kullanmalarının, o dönemdeki dini ve kültürel etkileşimler hakkında önemli bilgiler sunduğunu söyledi.

NEDEN BİR HIRİSTİYAN SİKKESİ





Araştırmacılar, MS 380'de Roma İmparatorluğu'nun Hıristiyanlığı devlet dini ilan etmesiyle birlikte, Hıristiyan sembollerinin yaygınlaşmaya başladığını ifade ederek, şöyle dedi:

''Ancak Anglosaksonlar bu dönemde hala putperest bir inanışa sahiptiler. Peki, neden Hristiyan bir sikkeyi kopyaladılar? Bunun birkaç nedeni olabilir. Birincisi, Roma İmparatorluğu'nun gücüne ve zenginliğine duyulan hayranlık olabilir. İkincisi, bu sikkenin taşıdığı sembollerin, Anglosaksonlar için de anlamlı bir karşılığı olabilir. Üçüncüsü ise, basitçe estetik bir tercih olabilir.

Kolyedeki yazım hataları, Anglosaksonların o dönemde tam gelişmiş bir yazı sistemine sahip olmadıklarını gösteriyor. Bu durum, kopyalama sürecinde bazı zorluklar yaşandığını ve orijinal metnin tam olarak anlaşılamadığını ortaya koyuyor. Ancak bu hatalar, aynı zamanda kolyenin özgünlüğünü ve el yapımı olduğunu da kanıtlıyor.''
&nbsp;]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/hazine-avcisinin-sasirtici-bulusu</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Nov 2024 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/kolyee.webp" type="image/jpeg" length="15430"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İki farklı insan türüne ait 1.5 milyon yıllık ayak izi bulundu]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/iki-farkli-insan-turune-ait-15-milyon-yillik-ayak-izi-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/iki-farkli-insan-turune-ait-15-milyon-yillik-ayak-izi-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, insan evrimine ışık tutacak, 1.5 milyon yıllık iki farklı insan türüne ait yeni bulgular keşfetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[
Bilim insanları tarafından Kenya'da insanlığın evrim tarihine ışık tutacak 1.5 milyon yıllık ayak izlerine rastladı. Araştırmada, iki farklı insan atası türünün, aynı dönemde aynı coğrafyada yaşadığı ve hatta birbirleriyle etkileşimde bulunduğu ortaya çıktı.

Paleoantropologlar, Kenya'nın Koobi Fora bölgesindeki bu eşsiz keşfin, insan evrimi hakkındaki anlayışı kökten değiştirebileceğini belirtti.

Farklı boyutlarda ve özelliklere sahip ayak izlerinin, iki türün aynı alanda dolaştığını ve belki de kaynaklar için rekabet ettiğini gösterdiğini belirten paleoantropolog Kevin Hatala, şöyle dedi:

''Bu keşif, insanlık tarihinin en büyük gizemlerinden birine ışık tutuyor. İki farklı türün aynı ortamda nasıl bir arada yaşadığı ve birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduğu soruları, bilim dünyasında büyük bir heyecan yaratıyor.''

İKİ TÜR AYNI COĞRAFYADA YAŞADI



Araştırmacılar, bulunan ayak izlerinin, modern insanlara daha yakın olan Homo erectus ve daha ilkel özelliklere sahip Paranthropus boisei türlerine ait olduğunu düşündüklerini söyledi.

Bu iki türün aynı dönemde aynı coğrafyada yaşamasının şaşırtıcı olduğunu kaydeden araştırmacılar, bu keşfin, insan evriminin karmaşık ve beklenmedik bir süreç olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.

Dartmouth College'dan paleoantropolog Jeremy DeSilva da, ''Bu ayak izleri, sadece iki farklı türün varlığını değil, aynı zamanda onların farklı yürüyüş tarzlarını ve belki de farklı yaşam biçimlerini de gösteriyor. Bu bulgu, insan evriminin tek bir doğrusal süreç olmadığını, aksine karmaşık bir ağ olduğunu kanıtlıyor'' dedi.

YENİ BİR ÇALIŞMA ALANI



keşif, paleoantropologlar için yeni bir çalışma alanı açarken, bilim insanları, iki türün nasıl bir arada yaşadığı, birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduğu ve nihayetinde neden sadece bir türün hayatta kaldığı gibi soruların cevaplarını aramaya devam ediyor.

Hatala, keşfin, insanlık tarihinin en önemli sorularından birine cevap bulunmasına yardımcı olabileceğini belirtti.
&nbsp;]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/iki-farkli-insan-turune-ait-15-milyon-yillik-ayak-izi-bulundu</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Nov 2024 01:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/a-y-a-k-1.webp" type="image/jpeg" length="86137"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mayaların 4 bin yıllık balıkçı köyleri ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/mayalarin-4-bin-yillik-balikci-koyleri-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/mayalarin-4-bin-yillik-balikci-koyleri-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mayaların 4.000 yıl önceki balıkçı köylerini ortaya çıkaran araştırmacılar, çarpıcı bir keşfe imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Belize'de Mayaların doğrudan ataları tarafından oluşturulan çok sayıda antik balık yakalama tesisi keşfedildi. 4.000 yıl öncesine ait karmaşık balık yakalama ağlarının keşfi, Mayaların Orta Amerika'da ve günümüzde Güney Meksika olarak bilinen bölgede bir medeniyet olarak nasıl ortaya çıktıklarına dair ipuçları veriyor.

Tesislerin yılda 15.000 kişiye yetecek kadar balık yakalama kapasitesine sahip olduğunu belirten araştırmacılar, tesisin balıkları kolayca yakalanabilecekleri alanlara yönlendiren bir kanal ve gölet ağından oluştuğunu söyledi.

Science Advances Dergisinde yayımlanan makalede, &nbsp;avcı-toplayıcıların bu karmaşık ağlarının yaklaşık 4.000 yıl önce, bölgedeki insanların büyük ölçekte tarım yapmaya başlamasından önceki Arkaik dönemde inşa ettiğinin belirlendiğini ifade etti.

MAYALARIN ORTAYA ÇIKIŞI



''Bu, antik Mezoamerika'da kaydedilen en eski büyük ölçekli Arkaik balık tuzağı tesisidir'' diyen araştırmacılar, bu avcı-toplayıcıların başarısının, daha sonra Orta Amerika'daki Maya Ovaları'na ve günümüz güney Meksika'sına hakim olan bir medeniyet olan Maya'nın oluşumuna yol açmış gibi göründüğünü belirtti.

Balık yakalama tesislerinin, insanları bir araya gelmeye ve kalıcı yerleşimler ve daha sonra şehirler kurmaya teşvik ettiğini kaydeden Vermont Üniversitesi'nde antropoloji profesörü Marieka Brouwer Burg, şöyle dedi:

''Kanalların yıllık balık hasatlarına ve sosyal toplantılara olanak sağlaması muhtemel görünüyor, bu da insanların her yıl bu bölgeye geri dönüp daha uzun süreler boyunca bir araya gelmelerini teşvik etmiş.&nbsp;

Manzaraya yapılan bu yoğun yatırımlar, nihayetinde MÖ 1200 civarında bu bölgede ortaya çıkan Kolomb öncesi Maya uygarlığının karakteristik özelliği olan karmaşık toplumun gelişmesine yol açmış.''
&nbsp;]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/mayalarin-4-bin-yillik-balikci-koyleri-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Nov 2024 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/mayalar.webp" type="image/jpeg" length="53831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ressam Alan Mardin’de öğrencilerle buluştu]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/ressam-alan-mardinde-ogrencilerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/ressam-alan-mardinde-ogrencilerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ressam Esengül Bozdağ Alan, Mardin’de Şehit İlhan Varank İlk ve Ortaokulu’nda öğrencilerle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mardin/Artuklu’da öğrencileriyle sanatçı ve yazar buluşmaları gerçekleştiren Türkçe Öğretmeni yazar Metin Aydın; Mardin Şehit İlhan Varank İlkokulu ve Ortaokulu bünyesinde “Yaratıcı Yazarlık Egzersizleri” kapsamında Ressam Esengül Bozdağ Alan ile edebiyat ve sanatsever öğrencileri buluştu.



“GENELDE RESMİMİ DIŞARIDA YAPARDIM”

Ressam Alan: yaptığı konuşmada; “İlk resmini ne zaman yaptığımı hatırlamıyorum fakat çocukken şöyle düşünüyordum, ben her halükarda ressam veya resim öğretmeni olacağım eğer farklı bir meslek sahibi olsam da resimle uğraşacağımı biliyordum. Genelde resmimi dışarıda yapardım, gelen geçen bana ne yapıyorsun gibi eleştirilerde bulunurdu, ‘Ben ne yapıyorum, yani resim yapıyorum’ derdim. Bu tarz sorulara kızdığımdan&nbsp; bazen o şekilde resmi alıp kırdığım oldu.” dedi.

DENEYİM AKTARIMI

Ressam Esengül Bozdağ Alan’ın “Sanat ve Resim” konulu söyleşisinde, öğrenciler hazırladıkları sorularla etkinliğe ilgili olduklarını gösterdi. Okul öğrencilerinin moderatörlük yaptığı söyleşide; resim yapmanın insanda neleri ortaya çıkardığı, resim çizmeye yönlendiren şeylerin neler olduğu, iyi bir insan ve sanatçı olmada sanatla uğraşmanın payını, üretirken hangi isimlerden ilham aldığını, resim yapmanın çocukluktan gelen bir tutku olup olmadığını, hayatımızda olup biten şeylerin eserlerini nasıl etkilediği, resim yapma sürecinde hangi kaynaklardan beslendiği gibi konuların olduğu samimi bir söyleşi gerçekleşti. Öğrenci, veli ve öğretmenlerin hazır bulunduğu söyleşide Ressam Esengül Bozdağ Alan; dünden bugüne, sanatla olan teması ve ressam olma sürecini deneyimleri üzerinden anlattı.

“HAYATIMDA HİÇ DESTEK ALMADIM”

Yazarın anlattıklarını dikkatle dinleyen öğrencilerin sorularını samimi bir dille cevaplayan Ressam Alan, “Benim ailem sanatsal işlerle uğraşıyordu fakat ben kimseden destek almadım, hatta hayatımda hiç destek almadım. Mesela araba sürmeyi öğrenirken bile çarpa çarpa sürmeyi öğrendim.” dedi.

“SAMİMİ BİR ATMOSFERDE GERÇEKLEŞEN SÖYLEŞİ”

Yaratıcı Yazarlık Etkinliğe katılan Şehit Varank Ortaokulu 5/C sınıfı öğrencisi Delal Başkurt, Ressam Esengül Bozdağ Alan’a teşekkür ederek, “Sanatçılarla yüz yüze görüşmenin, onların hayatlarını kendi seslerinden dinlemenin daha çok etkileyici olduğunu fark ettim.” dedi. Keyifli ve samimi bir atmosferde gerçekleşen söyleşinin ardından öğrenciler Ressam Esengül Bozdağ Alan ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/ressam-alan-mardinde-ogrencilerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Nov 2024 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/mardin-ressam-etknlik.jpeg" type="image/jpeg" length="52250"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazar Karahan Kürtçe Okuma Grubu’nun konuğu oldu]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/yazar-karahan-kurtce-okuma-grubunun-konugu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/yazar-karahan-kurtce-okuma-grubunun-konugu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazar ve şair Enwer Karahan Mardin'de Kürtçe Okuma Grubu’nun konuğu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Moderatörlüğünü araştırmacı Ömer Gültekin’in yaptığı edebiyat söyleşisi Meyman Sanat Evi’nde gerçekleşti.



Bir önceki gün açılışı yapılan İFSAK fotoğraf sergisinin tabloları seyrinde, Mardin'in tipik tarihi taş mimari yapının otantik atmosferinde gerçekleşen ve Meyman Sanat Evi yöneticilerinden Hamdiye Eldemir’in açılış konuşmasından sonra başlayan söyleşide genel olarak Kürt Edebiyatının kaynakları, gelişim serüveni ve günümüz edebiyat dünyasındaki durumu değerlendirildi.

Enwer Karahan, söyleşiye 10 kitabının yeniden basım serüvenini anlatmakla başladıktan sonra yazarlık hayatına nasıl başladığını, İsveç’teki Kürt Kütüphanesi görevinde hem Kürt hem de dünya edebiyatına nasıl hemhâl olduğunu, otuzlu yaşların başında ilk Kürtçe İsveççe öykü çevirisini ve yazar Mustafa Aydoğan’ın kendi yazarlık serüveni üzerindeki etkilerinden bahsetti. Yazar ayrıca, doğduğu ve büyüdüğü memleketi Derik’in kültürel ve folklorik geleneğinin yanı sıra ailede anlatılan hikâyelerin, abisinin kültürel ve politik hayatının yazarlık hayatını nasıl beslediğinden bahsetti.

Karahan, Kürtçe’nin toplumun her kesiminde yaygınlaşması için sadece siyasi söylemlerle gelişemeyeceğini, her ailenin çocuklarına ana dilinin gelişmesi için gerekli duyarlılığı göstermesinin bir zorunluluk olduğunun altını çizdi.

Konukların da farklı perspektiften sorularla katıldıkları söyleşi büyük bir memnuniyetle karşılandı. Mardin’in yazar, sanatçı ve kanaat önderlerinin de hazır bulunduğu söyleşinin bitiminden sonra yazar katılımcılara kendi kitaplarını imzalattı.]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/yazar-karahan-kurtce-okuma-grubunun-konugu-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/karahan-enwer-okurlar-hatira.jpeg" type="image/jpeg" length="59250"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanları medeniyetlerin nasıl çöktüğünü araştırdı]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/bilim-insanlari-medeniyetlerin-nasil-coktupunu-arastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/bilim-insanlari-medeniyetlerin-nasil-coktupunu-arastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları M.Ö 1177’de medeniyetlerin gizemli bir şekilde aynı anda nasıl çöktüğünü araştırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[
Bundan 3.200 yıl önce, Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve Yakın Doğu'da altın çağını yaşayan medeniyetler aniden karanlığa gömüldü. Orta Assur İmparatorluğu, Mısır'ın Yeni Krallığı, Babil, Hititler, Troya, Mikenler ve Minoslular... Hepsi bir anda tarih sahnesinden silindi.

BRONZ ÇAĞI'NIN GÖZ KAMAŞTIRICI YÜKSELİŞİ

Araştırmacılar, bronz çağının, insanlık için büyük bir teknolojik sıçrama olduğunu, bakırın kalay ve diğer metallerle alaşımlanmasıyla elde edilen bronzun, daha güçlü ve dayanıklı aletler ve silahların üretilmesini sağladığını söyledi.

Bronz çağının daha büyük şehirlerin kurulmasına, karmaşık sosyal yapıların oluşmasına ve yazı sistemlerinin gelişmesine olanak tanıdığını kaydeden araştırmacılar, medeniyetlerin, diplomasi, ticaret ve kültür alışverişiyle birbirine bağlandığını söyledi.

SONUN BAŞLANGICI: M.Ö 1177

Araştırmacılar, bronz çağı refah döneminin, M.Ö 1177 civarında gizemli bir şekilde sona erdiğini, şehirlerin harabeye döndüğünü, yazı sistemlerinin unutulduğunu ve kültürlerin yok olduğunu belirtti.

ESRARENGİZ SALDIRILAR

Bu dönemde ortaya çıkan ''Deniz Kavimleri'' adlı gizemli bir gücün kıyı kentlerini yerle bir ettiğini ifade eden araştırmacılar, ''Kimlikleri hala tam olarak çözülemeyen bu denizciler, Anadolu, Suriye, Fenike, Kenan, Kıbrıs ve Mısır'da yıkıma yol açtı'' dedi.

İÇ ÇÖKÜŞ VE İKLİM FELAKETİ

Bazı tarihçiler, Tunç Çağı toplumlarının aşırı merkeziyetçi ve hiyerarşik yapılarının iç çöküşe neden olduğunu savunurken, bazıları ise iklim değişikliğine dikkati çekiyor.&nbsp;

Antik göl tortularında yapılan araştırmalarda, o dönemde yaşanan kuraklık ve kıtlıkların toplumsal kargaşayı tetiklediği de ortaya çıktı.

GİZEM DEVAM EDİYOR

Araştırmacılar, tunç çağı çöküşünün, tarihteki en büyük gizemlerden biri olmaya devam ettiğini belirterek, şöyle dedi:

''Belki de tek bir neden yerine, tüm bu faktörlerin bir araya gelerek ''felaket fırtınası' yarattığı söylenebilir.

Bu olay, ne kadar güçlü olursa olsun hiçbir medeniyetin yok olmaya karşı bağışık olmadığının bir kanıtı. Tunç Çağı'nın ihtişamlı şehirleri ve gelişmiş kültürleri, bir anda tarihin tozlu sayfalarına gömüldü. Bu gizemli çöküş, insanlık için önemli bir ders niteliği taşıyor.''
&nbsp;]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/bilim-insanlari-medeniyetlerin-nasil-coktupunu-arastirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 24 Nov 2024 05:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/medeniyetler.jpeg" type="image/jpeg" length="50031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Neandertallerin şaşırtan ''Fabrikası'']]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/neandertallerin-sasirtan-fabrikasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/neandertallerin-sasirtan-fabrikasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cebelitarık'ta Neandertallerin ateş ve kimya ustası olduğunu gösteren 65 bin yıllık ocak bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[
Cebelitarık'ta yapılan yeni bir araştırma, Neandertallerin sanılandan çok daha zeki ve becerikli olduğunu bir kez daha kanıtladı. Arkeologlar, Neandertaller tarafından yaklaşık 65.000 yıl önce inşa edilmiş bir ''tutkal fabrikası'' keşfetti. Keşif, modern insanın bölgeye gelmesinden 20.000 yıl öncesine dayanıyor.

ATEŞİ KONTROL ALTONA ALAN ZEKA


&nbsp;
Neandertallerin, silah ve alet yapımında kullandıkları yapışkan bir madde olan katranı üretmek için özel ocağı kullandıklarını ifade eden arkeologlar, ''Ocak, ateşi hassas bir şekilde kontrol etmelerine ve katran üretimini sağlayan alevin sıcaklığını yönetmelerine olanak tanıyordu'' dedi.

NEANDERTALLERİN GİZLİ FORMÜLÜ



Arkeologlar, ocağın yapısının oldukça basit görünse de, aslında incelikli bir mühendislik ürünü olduğunu belirterek, yaklaşık 22 cm genişliğinde ve 9 cm derinliğinde yuvarlak bir çukurdan oluşan ocağın, Neandertallerin katran üretmek için kullandıkları kaya gülü bitkisinin yapraklarını ve diğer malzemeleri dikkatlice yerleştirmelerine olanak tanıdığını bildirdi.

Araştırmacılar, ocağın içinde kömür, yanmış bitki kalıntıları ve reçine kristalleri bulduklarını, ayrıca, ocağın duvarlarında yapılan kimyasal analizlerde, Neandertallerin katran üretiminde kullandıkları yöntemler hakkında daha fazla bilgi edindiklerini belirterek, şöyle dedi:

''Bulgulara göre Neandertaller, çukuru kaya gülü yapraklarıyla doldurup üzerini guano (yarasa gübresi) ile karıştırılmış ıslak kum ve toprakla kapatıyorlardı. Bu sayede oksijeni dışarıda tutarak yaprakların yanmasını engelliyor ve reçine elde ediyorlardı.

Bu yöntemi test etmek için ocağın bir kopyası yapıldı ve iki mızrak ucu saplamak için yeterli reçine üretimi başarıyla gerçekleşti. Tüm süreç, kaya gülü yapraklarını toplamaktan mızrak uçlarını saplamaya kadar yaklaşık dört saat sürdü.''

NEANDERTALLER HAKKINDA BİLGİLER DEĞİŞİYOR



Arkeologlar, elde edilen bulguların Neandertallerin ateşin gücünü kontrol etme ve karmaşık kimyasal süreçleri yönetme becerisine sahip olduğunu gösterdiğini de ifade ederek, ''Bu da, onların teknolojik yeteneklerinin ve bilişsel becerilerinin sanılandan çok daha gelişmiş olduğunu düşündürüyor. Neandertaller hakkındaki bilgilerimiz her geçen gün artıyor ve bu gizemli insan türü hakkındaki önyargılarımız yıkılmaya devam ediyor. Kim bilir, belki de gelecekte yapılacak yeni keşifler, Neandertallerin &nbsp;hakkında daha da şaşırtıcı gerçekleri ortaya çıkaracaktır!'' dedi.]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/neandertallerin-sasirtan-fabrikasi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 Nov 2024 03:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/fabrika-1.webp" type="image/jpeg" length="40202"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[109 yeni mezar gün yüzüne çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/109-yeni-mezar-gun-yuzune-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/109-yeni-mezar-gun-yuzune-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Selçuklu Meydan Mezarlığı'nda bu yıl yapılan kazılarda 65’i çocuk mezarı olmak üzere 109 yeni mezar gün yüzüne çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bitlis'in Ahlat ilçesinde bulunan Selçuklu Meydan Mezarlığı'nda bu yıl yapılan kazılarda 65’i çocuk mezarı olmak üzere 109 yeni mezar gün yüzüne çıkarıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu yıl Türkiye genelinde başlattığı "Geleceğe Miras" projesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Kulaz başkanlığında Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı’nda da yürütülüyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'nde yer alan 210 dönümlük alan üzerinde bulunan Selçuklu Meydan Mezarlığı’nın "Seyitler" bölümünde eylül ayı ortalarında başlatılan ve şu ana kadar 7 bin 200 metrekare alanda yapılan yeni kazı ve restorasyon çalışmalarında tamamen veya kısmen toprak altında olan 65'i çocuk mezarı olmak üzere 109 mezar gün yüzüne çıkarıldı.

“109 TANESİ YENİ ÇIKAN VE ENVANTERE KAYDI OLMAYAN MEZAR TAŞLARINDAN OLUŞUYOR”

Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı ve eski Ahlat Şehri Kazı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Kulaz, "Geleceğe Miras" projesi kapsamında Selçuklu Meydan Mezarlığı'nın Seyitler bölümünde yürüttükleri çalışmalarda 230 mezara müdahale ettiklerini söyledi. 7 bin 200 metrekare alanda yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarında açma ve çeşitli yükseklik aralıklarında seviyeye inme çalışması yaptıklarını belirten Kulaz, “Eylül ayının ortalarından itibaren bakanlığımızın izin ve destekleriyle başladığımız ‘Geleceğe Miras’ projesi çalışmaları devam ediyor. İklim şartları el verdikçe de çalışmalarımız devam edecek ve bakanlığımız da zaten bunu destekliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu sene başlattığı ‘Geleceğe Miras’ projesi bütün Anadolu'da yaygın olarak sürdürülen çok büyük bir proje. Biz de bunun Ahlat kısmını yürütüyoruz. Bakanlığımızın destekleriyle bu sene şu ana kadar yaklaşık 7 bin 200 metrekarelik alanda çalışma gerçekleştirdik. Her geçen gün bu alan biraz daha genişleyerek devam ediyor. Tabii sadece yüzey toprağını alıp zemin düzeltme ya da çevre düzenleme yapmıyoruz. Bununla beraber alanda bulunan bozulmuş, kırılmış, sağa sola savrulmuş mezar taşlarını da restorasyona tabi tutuyoruz. Bu çalışma kapsamında daha doğrusu çalıştığımız alanda yaklaşık 230 şahide ve sandukaya bu sene müdahale ettik. Bu 230 mezar taşının yaklaşık 109 tanesi yeni çıkan ve envantere kaydı olmayan mezar taşlarından oluşuyor. Biz bunlara geçici envanter kaydı veriyoruz. Daha sonra bunları zaten bakanlığımızın kültür envanterine kaydedeceğiz. Bu mezarlardan 65 tanesi çocuk mezarı. Çocuk mezarları toprak altından daha çok çıkıyor. Çünkü geçmişten bugüne yani mezarlığın kuruluşundan bugüne Ahlat birçok deprem yaşadı ve ayrıca alanda köstebek yuvaları fazlasıyla var. Onun dışında her geçen gün yüzey toprağı birikiyor. Büyük mezar taşlarına göre daha küçük ebatlı oldukları için çocuk mezarları daha çok toprak altında kalıyor ve çoğu da şahidesiz sadece sandukadan oluşan mezar taşlarıdır. Bunlar gün yüzüne çıkarılıp envantere kaydediliyor” dedi.

“MEZARLIĞI TURİZME HAZIR HALE GETİRMEK TEMEL AMACIMIZ”

Hava şartları el verdiği müddetçe çalışmaları sürdüreceklerini belirten Kulaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hava şartları umarım elverişli olur ve güneş açar. Biz de mümkün mertebe alanda çalışmayı devam ettiririz. 4-5 yıl içerisinde bakanlığımızın destekleriyle 210 bin metrekarelik alanın tamamında bu çalışmayı gerçekleştirmek istiyoruz. Alanda ne kadar bozulmuş, kırılmış mezar taşı varsa hepsine müdahale etmek, zemin düzeltmesi yapmak, çevre düzenlemesi yapmak ve böylece mezarlığı turizme hazır hale getirmek ve her metrekaresini dolaşılabilir ve onarılmış duruma getirmek temel amacımız. Çalışmalarımızda zaten bu yönde devam ediyor.”]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/109-yeni-mezar-gun-yuzune-cikarildi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Nov 2024 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/mezarlar-1.jpg" type="image/jpeg" length="64463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1.200 yıl önce yazıldı, gizemli sembolleriyle dikkati çekiyor]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/1200-yil-once-yazildi-gizemli-sembolleriyle-dikkati-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/1200-yil-once-yazildi-gizemli-sembolleriyle-dikkati-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vikinglerden kaçan rahiplerin yazdığı 1.200 yıllık kutsal kitabı İrlanda'nın ulusal hazinesi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[
Ortaçağın en değerli el yazmalarından biri olan Kells Kitabı, 1200 yıl önce zorlu koşullar altında yaratıldı. İskoçya'nın Iona adasındaki Kelt rahipler, Viking akınlarından kaçmak zorunda kalınca, yanlarında bu paha biçilmez hazineyi de götürdü.

İrlanda'nın Kells kasabasına sığınan rahipler, İncil'in dört bölümünü Latince olarak kaleme aldıkları bu eseri, altın ve gümüş boyalarla süsleyerek adeta bir sanat eserine dönüştürdü.

Rahiplerin sığındığı kasabanın adı verilen Kells Kitabı'nın sadece dini bir metin değil, aynı zamanda dönemin sanat anlayışını ve kültürel zenginliğini yansıtan bir başyapıt olduğunu belirten uzmanlar, '' sayfalarında yer alan karmaşık Kelt motifleri, efsanevi hayvan figürleri ve göz alıcı renkler, hayranlık uyandırıyor'' dedi.

KİTAPTAKİ DESENLER VE DETAYLAR

Toplam, 680 sayfadan oluşan ve dana derisi üzerine yazılan bu el yazması, en az üç farklı rahip tarafından kaleme alınmış. Yüzyıllar boyunca birçok tehlike atlatan kitap, bugün Dublin'deki Trinity College Kütüphanesi'nde sergileniyor ve dijital bir kopyası da tüm dünya tarafından erişilebilir durumda.

Kells Kitabı'nın, tarih, sanat ve inanç unsurlarını bir araya getiren eşsiz bir eser olduğunu kaydeden uzmanlar, Vikinglerden kaçan rahiplerin mirasının, bugün hala insanları büyülemeye devam ettiğini ifade etti.]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/1200-yil-once-yazildi-gizemli-sembolleriyle-dikkati-cekiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/kels.webp" type="image/jpeg" length="60948"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dengbêj Kazo’nun belgeseli için geri sayım]]></title>
      <link>https://www.cermikgazetesi.com/dengbej-kazonun-belgeseli-icin-geri-sayim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cermikgazetesi.com/dengbej-kazonun-belgeseli-icin-geri-sayim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Büyükşehir Belediyesi dünyaca ünlü Dengbêj Kazo’nun yaşamı ve sanatını konu alan “Dengbêj Kazo Efsanesi” adlı belgeselin gala gecesini düzenliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Van’ın kültürel zenginliklerini her fırsatta öne çıkaran Büyükşehir Belediyesi, sanatçılara da desteklerini sürdürüyor. Van ile ilgili birçok kültürel ve sanatsal projeye öncülük eden Kültür ve Sosyal İşleri Başkanlığı, Dengbej Kazo'nun 65'inci sanat yılı münasebetiyle hayatının anlatıldığı “Dengbêj Kazo Efsanesi” isimli belgeselin gala gecesini sanatseverlerle buluşturacak.



Dengbêj Kazo Efsanesi belgeselinin gala gecesi, 22 Kasım Cuma günü saat 18.00’de Hacıbekir Mahallesi Nûda Kültür Merkezinde düzenlenecek. Yönetmenliğini gazeteci ve belgeselci Adnan Deniz’in üstlendiği yapım, unutulmaya yüz tutmuş dengbêjlik geleneğini ve bu geleneğin önemli temsilcilerinden biri olan dünyaca ünlü Vanlı Dengbêj Kazo’nun hayatını izleyiciyle buluşturacak.

‘KAZO’NUN TOPRAKLARINDA BULUŞACAĞIZ’

Dengbej Kazo'nun 65’inci sanat yıldönümü dolayısıyla 22 Kasım'da Van'da olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten belgeselin yönetmeni Adnan Deniz, "Bir kar tanesi misali, sanata emir eri olan&nbsp; Dengbej Kazo'nun sanatı şimdi büyük bir kartopuna dönüştü. Eserleri dilden dile gönülden gönüle dolaştı. Türküleriyle dünyanın her köşesine iz bırakmış bir Halk ozanının, bu kez kendi topraklarında buluşacağız ve o türkülerin çıkış noktasını anavatanında hissedeceğiz” dedi.]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cermikgazetesi.com/dengbej-kazonun-belgeseli-icin-geri-sayim</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/421ee8fe-3b6d-45a2-bec7-354a66b9e587.jpeg" type="image/jpeg" length="21922"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
