<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>CEGA Medya - Diyarbakır Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://cermikgazetesi.com</link>
    <description>Diyarbakır Haberleri - Son Dakika Diyarbakır Haberleri - Amedspor Haberleri - Diyarbakır Silahlı Kavga - Diyarbakır Çatışma Haberleri - Diyarbakır Son Dakika- CEGA Medya</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://cermikgazetesi.com/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>CEGA Medya© 2023.  Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 13 Nov 2024 23:52:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den Erdoğan'a kayyum yanıtı: Samimiyetsizlik]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/ozgur-ozelden-erdogana-kayyum-yaniti-samimiyetsizlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/ozgur-ozelden-erdogana-kayyum-yaniti-samimiyetsizlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Erdoğan’ın kayyumlara kendisinin Mardin’de Ahmet Türk’le birlikte aynı otobüste konuşmasına dair söylemlerine “Samimiyetsizlik” diye yanıt verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Partisinin haftalık grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, iktidarın asgari ücret politikasını eleştirerek, "Seçim bitti, iktidar oldu. Temmuz'da yapmayıp şimdi zam verilse bile yeterli olmuyor. Bir de utanmadan gerçekleşen değil, beklenti enflasyonuna göre zam vermeyi tartışıyorlar. Asgari ücret talebimiz 30, biz altına yokuz. Yoksa itiraza, mücadeleye devam edeceğiz. Bu memleketi size dar edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Bugün Meclis Genel Kurulu'na getirilmesi planlanan "etki ajanlığı" yasasına ilişkin olarak ise Özel, kırmızı alarm çağrısı yaparken, kayyım atanması nedeniyle Esenyurt'ta olan milletvekilleri hariç diğerlerini Meclis'e davet etti.

'BU NASIL HUKUK SİSTEMİ?'

Esenyurt Belediyesi’ne kayyum atanmasına tepkilerini sürdüren Özel, "Ahmet Özer halen tutuklu. Dün Serdar Ortaç hakkında iddia var, gece evine gitmişler. Kapıyı çalmışlar, duymayınca uyanmasını beklemişler. Uyanıp kapıyı açınca kendileri ifadeye davet etmiş. Doğrusu bu. Ahmet Özer'in kapısını kırdılar, eşini duvara vurdular, canlı bombaymışcasına o şartlar altında kaldırıp itibarsızlaştırdılar. Aramada avukat sokmadılar eve. Güya buldukları delillerle bir sürü yalan attılar. 'Remzi Kartal ile telefonda görüştü' diyorlar, kanıtı yok. Velev ki görüştü o dönem akademisyen. AKP'li olup olmamayla bir şey değişiyorsa bu nasıl hukuk sistemi? Ne terör örgütü üyesi?" diye sordu.

'AKIN GÜRLEK'İN BENDEN ÇEKECEĞİ VAR'

Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ahmet Özer'i atadıysa şu PKK'lileri bir de biz görelim, dedik. 12 gün sokmadılar. En sonunda girdik. Dediler ki 'kayyımı gördünüz mü?' Şeytan görsün yüzünü, göstere göstere seçilmiş CHP'li üyelerin odalarını göstermişler. Kayyımın bir odasını falan gösterememişler. AKP'li giriyor, babasının evine girer gibi, ama CHP'ye yasak. Neden? Ahmet Özer aleyhine delil uyduracaklar. Mümkün olduğunca Akın'a düşürüyorlar, düşmezse Akın oraya koşuyor. Bir hakim başarılıysa yerinden oynamaz. Bir hakim başarısızsa sürersin. Akın Gürlek pinpon topu gibi. Dolaşıyor katlediyor. Şimdi gelmiş Ahmet Özer'i içeride tutacak operasyonu yapıyor. Akın'ın yer değiştirmeme tazminatı yerine, yer değiştirme coğrafi tazminatını eşini SPK'ya koyup karşılarız. Aile uğraşmadım, uğraşmam. Ama SPK'ya atanmam vicdana uygundur diyorsa hanımefendiden özür dilerim. Ama o Akın Gürlek'in benden çekeceği var" ifadelerini kullandı.

'SİİRT'TEN SEÇİLİP SİİRT'E KAYYIM ATAYAN SEN'

Mardin'de kayyuma dair yaptığı konuşmanın hedef alınmasına da tepki gösteren Özel, "Mardin'e gidip DEM otobüsüne çıkmışız. Gittiğimizde ne üstünde ne de içinde oldukları sivil plakalı bir otobüsün üstünden konuştuk. Ülkenin Cumhurbaşkanı benim söylediklerimi TRT'de tüm ülkeye yayar, duyanlar bana yeter diyerek siyaset yapıyor. Hadi televizyonda karşımıza çıkmıyorsun bari o kürsüde yapma. Otobüs ortada, plakası sivil. Ahmet Türk, o kadar nazik ki 'Ben çekileyim' dedi. 'Olur mu başkanım, Mardin halkı kimi seçtiyse onunla çıkacağım buraya' dedim. Erdoğan diyor ki; 'Yalan söylüyor, samimi değil.' Tayyip Bey, Siirt'e gidip meydanda kalabalığı görüp sonra da şiir okuyup yasaklı duruma düşen sen, partin iktidara gelince milletvekili de değilsin Baykal'ın demokratlığından istifade eden ve Anayasa değiştirten sen, geçen seçim yüzde 65 oy alan Siirtlilerin başkanına kayyım atayan da sen. Samimiyetsizlik budur" diye konuştu.

]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/ozgur-ozelden-erdogana-kayyum-yaniti-samimiyetsizlik</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Nov 2024 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/chp-ozgur-ozel-grup-toplantisi.jpg" type="image/jpeg" length="38648"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: Meclis’te grubu olan partilerle elbette ki görüşmek isteriz]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-mecliste-grubu-olan-partilerle-elbette-ki-gorusmek-isteriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-mecliste-grubu-olan-partilerle-elbette-ki-gorusmek-isteriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Tartışmalar bir sürece dönüşecekse, bir zemini varsa Meclis’te grubu olan bütün partilerle elbette ki görüşmek isteriz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan DEM Parti Grup toplantısından sonra gazetecilerin sorularını cevapladı.

Bakırhan, görüşme konusundaki soruya, “Tartışmalar bir sürece dönüşecekse, bir zemini varsa Meclis’te grubu olan bütün partilerle elbette ki görüşmek isteriz” dedi.

Yakın zamanda randevu var mı’ sorusuna Bakırhan, “Zaman, zemin, şartlar uygunsa bütün partilerle görüşürüz” şeklinde konuştu.

Bakırhan şöyle konuştu: “Eğer yol alacaksak Türkiye’nin en önemli meselesini çözeceksek, tarihi referanslar ve geçmiş yüzyıllara bakarak bununla yüzleşerek yol alabileceğimizi düşünüyoruz”.]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-mecliste-grubu-olan-partilerle-elbette-ki-gorusmek-isteriz</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Nov 2024 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/10/tuncer-bakirhan.png" type="image/jpeg" length="45362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli: Söylediğimiz her şeyin arkasındayız]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/bahceli-soyledigimiz-her-seyin-arkasindayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/bahceli-soyledigimiz-her-seyin-arkasindayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Yaptığımız ve söylediğimiz her şeyin arkasındayız" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Gündeme dair değerlendirme yapan Bahçeli, Trump'ın yeniden ABD Başkanı olmasından sonra ABD ile Türkiye arasında yeni bir sayfa açılması gerektiğini söyledi. İç siyaset hakkında da konuşan Bahçeli, CHP'li belediyelerin konserler için harcadığı paranın tamamen israf olduğunu söyledi. Terör örgütü PKK'nın bitme noktasına gelindiğini de ifade eden Bahçeli, bugüne kadar söyledikleri her şeyin arkasında olduklarını ve kimsenin kendilerinin vatan aşkını sorgulamaya haddinin olmadığını açıkladı.

"Türk Dünyası 2040 vizyonu hedefleri kademe kademe inşallah gerçekleşecektir"

Bişkek’te toplanan Türk Devletleri Teşkilatı’nın 11. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni değerlendiren Bahçeli, "Türk Devletleri Teşkilatı, 15 yıllık uzun sayılmayacak mazisine rağmen İsmail Gaspıralı Bey'in 'dilde, fikirde, işte birlik' fikriyatının çok şükür kurumsal ve eylemsel çatı kuruluşuna dönüştü. Zirve’de Sayın Cumhurbaşkanımızın ileri seviyeye ulaşan ülkü birliğini ifadeyle, İsmail Gaspıralı Bey'in meşhur sözünü ihtiva eden hatıra parayı Türk devlet ve hükümet başkanlarına takdimi medyunu şükran duyulacak bir adamlık ve alicenaplık örneği olarak sivrildi. Türk Dünyası 2040 vizyonu hedefleri kademe kademe inşallah gerçekleşecektir. Bu kapsamda Dijital Ekonomi Ortaklık Anlaşması üzerindeki müzakerelerin tamamlanmış olması, diğer alanlardaki uyum ve iş birliğinin gün geçtikçe ivme kazanması hakikaten çok değerli gelişmelerdir. Bilinmesini özellikle arzu ederim ki, Türk Dünyası vizyonunun tezahür etmesi maksadıyla Milliyetçi-Ülkücü Hareket üzerine ne düşüyorsa eksiksiz ve gecikmeksizin yapmanın azmindedir. Ülküde birliğin, ülkede birliğin, ilkede birliğin tıpkı derelerin çağlayıp denizlerle buluşması gibi, Türk Devri’nde gerçekleşeceğine canı gönülden inanıyor, Türkistan’da tarihin yeniden kaleme alınacağını ümit ediyorum. Türk Devletleri Teşkilatı dünya çapında huzur, güvenlik, istikrar, refah ve barış markası olmaya; karanlığın ortasından güneş gibi parlamaya sonuna kadar namzettir, buna da ziyadesiyle layıktır" ifadelerini kullandı.

"Biden'ın, Cumhurbaşkanımızı seçimle değiştirip devirme planları şimdi tuzla buz olmuştur"

ABD'de gerçekleşen ve sonucunda Trump'ın başkan seçildiği seçimler hakkında konuşan Devlet Bahçeli, "Bir defa şunu ifade etmem lazımdır ki, Türkiye’de bazı çevrelerin fil ile eşek arasına sıkışıp kalmaları, Trump’ın seçilmesinden dolayı karalar bağlamaları, Kamala Harris’in kaybedişinden dolayı neredeyse yas tutacak noktaya gelmeleri akılla ve mantıkla izah edilemeyecek garabettir. ABD’deki Demokratların ve Cumhuriyetçilerin holiganlaşmış taraftarlarına ülkemizde de tesadüf etmek utanç duyulacak bir köksüzlüktür. Biden’ın, içimizdeki sömürgeleşmiş iş birlikçileriyle dayanışma halinde Sayın Cumhurbaşkanımızı seçimle değiştirip devirme planları şimdi tuzla buz olmuştur. Şu Allah’ın işine bakınız ki, değişen ve devrilen akli melekelerinin dahi kendisini terk ettiği Biden’dan başkası değildir. Düşmez kalkmaz bir Allah’tır, düşüp de kalkamayan Biden ve Harris’tir" ifadelerine yer verdi.

"Türkiye ile ABD arasında yepyeni ve temiz bir sayfa açılmalıdır"

Trump'ın ABD Başkanı olmasının ardından Türkiye'nin tavrının Trump'ın yaklaşımına göre olacağını söyleyen Devlet Bahçeli, "Sürekli değişkenlik gösteren, pek çok argümana ve parametreye bağlı olan ülkeler arası ilişkilerin saygıya, barışçıl arayışlara, küresel adalet ve hukuk ölçülerine uygunluğu temel bir kriterdir. Bir tarafın geri adımlarla taviz üstüne taviz vermeye zorlandığı, diğer tarafın dayattığı, zorladığı, sürekli alan genişlettiği, yaptırım ve baskı mekanizmalarıyla toksik ağlar kurduğu ilişkiler sisteminin kalıcı ve sürdürülebilir olması akıl dışı bir ihtimaldir. Türkiye ile ABD arasında İkinci Dünya Savaşı sonrasına tekabül eden yakın ve yoğun diyaloglar manzumesinde yepyeni ve temiz bir sayfa açılmalıdır. Husumeti körükleyen, huşuneti köpürten ekonomik ve politik engellemelerin demokrasi ahlakıyla, aklı selimle ve egemenlik haklarıyla bağdaşmayacağı ortadadır. Mayın tarlasında münakaşa inatları, uçurum kenarlarında müzakere ısrarları, bitmek tükenmek bilmeyen ağız dalaşları, devamlı sahne alan güç gösterileri ancak ve ancak çözümsüzlüğe hizmettir. Türkiye ile ABD arasında çözülemeyecek hiçbir sorunun olmayacağı hususundaki temkinli iyimserliğimizi ve iyi niyetli iradi vasfımızı koruma ve bunu da sürdürme çabasındayız" diye konuştu.

"Silah varsa siyaset yoktur"

Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın huzur yüzyılı olacağını söyleyen ve PKK'nın sonunun yaklaştığını belirten Bahçeli, "Önümüzdeki süreçte ülkemizin terör kamburundan kurtulması muhtemel değil, muhakkak bir akıbettir. Terör ve bölücülük sorunuyla daha fazla yaşamamız, böylesi bir kanlı külfete daha çok katlanmamız imkansızdır. Bölücü terör örgütü PKK için son yaklaşmıştır. Hiçbir terörist için emniyetli bir alan kalmamıştır. Terör örgütünü kaynağında imha etmek, bölücülüğün yuvalandığı siyasi ve sivil toplum kolonlarını kesmek milli beka meselesidir. Hem siyaset alanında boy gösterip hem de silahlı teröristlere sırt dayamak başı ezilmesi gereken gayri meşru ve gayri hukuki menfur bir çelişkidir. Bu vahim çelişkinin yörüngesine sabitlenip hıyaneti gerekçelendirmeye, hatta demokrasi ve milli irade kavramlarını silah gibi kullanmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Silah varsa siyaset yoktur. İhanet varsa demokrasi yoktur. Şiddet varsa sevgi ve barış dili kupkurudur" dedi.

"Yaptığımız ve söylediğimiz her şeyin arkasındayız"

Kimsenin MHP'nin vatan sevgisini sorgulamaya haddinin olmadığını söyleyen Bahçeli, şöyle devam etti:

"Bize akıldanelik yapanlar, ileri geri konuşanlar, har vurup harman savuranlar, tantanayla oyalananlar her şeyden önce fırsatçı kurnazlığıyla ve istismar yamyamlığıyla sonuç alamayacaklarını, sıtma ile ölüm arasında bir seçeneğe zorlamalarının beyhude bir çırpınış olduğunu idrak etmeleri bizatihi önerimdir. Bizim ülkücülüğümüzü sorgulamaya, vatanseverliğimizi tartıya çıkarmaya cüret ve teşebbüs eden yeni yetme siyaset döneklerine, kalbimizdeki dava ve vatan aşkının bir günlük sadakasını versek alayına ömürleri boyunca yetecektir. Yaptığımız ve söylediğimiz her şeyin arkasındayız. Utanacak, sıkılacak ve mahcubiyet duyulacak bir açığımız yoktur. Biz gelecek seçimlerin hesabını değil, gelecek nesillerin ve geleceğin süper güç Türkiye’sinin hedef ve hesabındayız. Geçmişte çekilen acıların ve akan gözyaşlarının geleceği perdelemesine tahammül edemeyiz. Torunlarımızın, aynı felaketlere muhatap olmasını asla, kata, bihakkın istemiyoruz. Günü kurtarmanın değil, geleceği kurmanın ve kurgulamanın istikametinde sağlam adımlarla ilerlemenin samimi düşüncesindeyiz. Ülkücü olmanın, ülkücü yaşamanın, hayata da ülkücü olarak gözlerimizi kapamanın sırrını ve esasını bu kapsamda tarif ve telakki ediyoruz. Ülküyle yanıp tutuşan dava neferlerinin konforlu alanlara tenezzülden ziyade, risk alarak, mihnetleri atlatarak, saldırıları aşarak Türk milletine ve Türkiye’ye fani hayatlarını bir siyaset ve düşünce mihverinde adamalarının şeref kadar değerli olduğunun farkındayız. Oyumuz artıyormuş, oyumuz azalıyormuş, arkadaşlar, aziz milletim, vatan tehdit altındayken, milli güvenlik duvarlarımız hain akınlarla sallanıyorken, oy ve seçim endişesiyle başımızı kuma gömmek bizim kitabımızda yazmayan alçalma ve aşağılanma halidir."

"Neymiş, bir sanatçıya ödenen para 69 milyon lira değil de 45 milyon liraymış. Bu kafa normal bir kafa değildir"

Son günlerde CHP'li belediyelerin konser harcamalarının gündem olmasıyla ilgili konuşan Bahçeli, "CHP’li belediyelerin müzikli eğlence ve konser şölenlerine hazine kaynaklarını astronomik şekilde peşkeş çekmeleri, israfa gömülmeleri, sıra vatandaşlarımıza gelince bir tas çorba ile bir tabak pilavı reva görmeleri maskeleri düşüren kepazeliktir. Neymiş, bir sanatçıya ödenen para 69 milyon lira değil de 45 milyon liraymış. Bu kafa normal bir kafa değildir. Bu tevil hamulesini kaldırmaya kimsenin takati de yetmeyecektir. Suçluların telaşıyla kıvrananların şifreli özrü kabahatlerinden büyüktür. Haydi halkımızdan utanmadınız, be hey densizler, be hey sonradan görmeler Allah’tan da mı korkmadınız? Belediye başkanlarının işi gücü bırakıp bugünden Cumhurbaşkanı adaylığına soyunmaları, anketlerin palavralarıyla caka satmaları en başta İstanbul ve Ankara’ya nankörlük, kendi adlarına da namertliktir" ifadelerine yer verdi.]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/bahceli-soyledigimiz-her-seyin-arkasindayiz</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Nov 2024 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/10/devlet-bahceli.jpg" type="image/jpeg" length="72759"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Bakırhan'ın ifade ettiği görüşlere katılmıyorum, en sert şekilde karşı çıkıyorum]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/ozgur-ozel-bakirhanin-ifade-ettigi-goruslere-katilmiyorum-en-sert-sekilde-karsi-cikiyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/ozgur-ozel-bakirhanin-ifade-ettigi-goruslere-katilmiyorum-en-sert-sekilde-karsi-cikiyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan hakkında başlatılan soruşturmayla ilgili, “Sayın Bakırhan'ın ifade ettiği görüşlere katılmıyorum. En sert şekilde de bu görüşlere karşı çıkıyorum” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan hakkında başlatılan soruşturma ile ilgili, “Sayın Bakırhan'ın ifade ettiği görüşlere katılmıyorum. En sert şekilde de bu görüşlere karşı çıkıyorum. Fakat bir söz söyledi ve sözün cevabının söz ile verilmesi gerekir" ifadelerini kullandı.

‘Sözün cevabının söz ile verilmesi gerekir’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yayıncı İlhan Erdost'un kabri başında düzenlenen anma programına katıldı. Erdost'un ailesi ve sevenlerinin katıldığı programda Erdost'un mezarına güller bırakılarak, şiirler okundu. Anma etkinliği sonrasında basın mensuplarının sorularını cevaplayan Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan hakkında başlatılan soruşturma ile ilgili soru üzerine, “Sayın Bakırhan'ın ifade ettiği görüşlere katılmıyorum. En sert şekilde de bu görüşlere karşı çıkıyorum. Fakat bir söz söyledi ve sözün cevabının söz ile verilmesi gerekir. Bir siyasi partinin genel başkanına kullanmış olduğu ifadelerden dolayı soruşturma başlatalım, onu yollayalım, sonra dokunulmazlık tartışması başlatalım gibi ülkeyi bu tip yönetme pratiğinin Türkiye'yi ne hale getirdiği ortada. Tuncer Bakırhan'ın söylediği o cümlelerin, o tartışılan cümlelerin herhangi bir yeriyle bir mutabakatım olmadığı gibi en sert şekilde karşı çıkıyorum” ifadelerini kullandı.

'Ankara Büyükşehir Belediyesine kayyum atanacağı' iddiası

Esenyurt Belediyesi ile başlayan kayyum atamalarının diğer belediyelerle devam edeceği, bunlardan birisinin de Ankara Büyükşehir Belediyesi olacağı iddiaları ile ilgili soru üzerine Özel, “Esenyurt meselesindeki tavrımız, tutumumuz; hangi partinin belediyesi olursa olsun halkın seçtiği halka hesap verir. Suç işlediyse de mahkemeye hesap verir. Mahkeme sonuçlanıp kesinleşince halk adına, Türk milleti adına kararını ilan eder. O güne kadar soruşturmanın başladığı gün kayyum atamak mahkemeyi de tanımamaktır, halkı da tanımamaktır ve son derece yanlış bir iştir. Melih Gökçek'in trol orduları, birtakım operasyon adamları ve hesapları şimdi de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız, geçtiğimiz hafta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız üzerine yoğunlaşan bir ateş vardı. Şimdi de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız hakkında geçmişte olmuş ve soruşturmaya dahi gerek duyulmamış hususlara ilişkin birtakım soruşturmalar yürütülüyor gibi duyuyorum. Bir taraftan da şunları duyuyorum; Milli İstihbarat Teşkilat'ına (MİT) verilen bir talimat ile 'eşeleyin, deşeleyin aman bir şeyler bulun, işte bir türlü ilişkilendirmeler yapalım' filan. Hiç bunlara kalkışmasınlar. Gözümüz üzerlerinde, her şeyden haberimiz var” diye konuştu.



Süleyman Soylu'nun açıklamaları

Özel, Süleyman Soylu'nun bir röportajda "Bahçeli'nin ortaya koyduğu son çıkış, Türkiye'nin önüne konulmuş büyük bir fırsattır. Samimidir, önümüzdeki yarım asrın ne olacağına yönelik bir anlayışın bütün dünyaya ve Türkiye'ye sorusudur" şeklindeki sözlerini nasıl değerlendirdiği sorusu üzerine şöyle konuştu:

“Süleyman Soylu tam da budur. Süleyman Soylu, siyasi bukalemundur. Süleyman Soylu geçmişte Erdoğan'a neler diyordu. Yanına çağırdı, koşarak gitti. Erdoğan'ı en çok savunan oydu. Geçmişte çözüm süreci konusunda önce olumlamaları vardı, sonra çözüm süreci terk edildikten sonraki en sert ve hak ihlalleriyle dolu, demokrasiyi ayaklar altına alan süreci de en çok savunan, o sürecin cellatlarından biriydi. Seçimlerde de meydan meydan gezip, ‘Ankara'yı Mansur Yavaş kazanırsa su faturalarını DHKP-C militanları dağıtacak' diyordu. 'İstanbul'u Ekrem İmamoğlu kazanırsa İSPARK'ı PKK'ye verecekler' diyordu. En son seçimde de 'Eğer CHP iktidar olursa, Apo'yu salma planları var' diyordu. ‘Bunun sözünü verdiler' diyordu. Bugün kimin ne söz verdiğini görüyoruz. Sayın Bahçeli'nin ifadelerini bu sefer de Süleyman Soylu söylüyor. Soylu, siyasi bukalemundur. Bunda şaşıracak bir şey yok. Hayvanat bahçesini gezerken atın renk değiştirdiğini görürseniz şaşırırsınız. Bukalemunun renk değiştirmesine kim niye şaşırsın.'']]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/ozgur-ozel-bakirhanin-ifade-ettigi-goruslere-katilmiyorum-en-sert-sekilde-karsi-cikiyorum</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Nov 2024 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/ozgur-ozel-konusma.jpg" type="image/jpeg" length="77158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özel: Bütün meseleler demokrasi sorunudur]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/chp-genel-baskani-ozel-butun-meseleler-demokrasi-sorunudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/chp-genel-baskani-ozel-butun-meseleler-demokrasi-sorunudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Eskişehir'de düzenlenen ‘Yükseköğretim Buluşmasına' katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye'de yaşanan bütün meseleler demokrasi sorunudur" dedi.

Eskişehir'de düzenlenen ‘Yükseköğretim Buluşmasına' katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gündeme dair konulara da değindi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi hedef alan Özel, “Dün Bahçeli'nin açıklamaları ile birlikte bir gerçek ortaya çıktı. Bir anda gündeme bir bomba düşüyor. İlk önce ‘Gel anayasa değiştirelim dediler', o kapıyı kapattık. Sonra 'İsrail Türkiye'ye saldıracak' dediler. Kapalı oturuma çağırdık. Anlatın dedik, anlatamadılar. O gündemden Türkiye'yi bir şekilde kurtardık. Yoksa her akşam İsrail ile Türkiye'nin firkateyni sayılarını, F-35 ile F-16'ları karşılaştırmaya meyil etmiş bir medya düzeni vardı. ‘Kürt sorunu yoktur, ama Türkiye'nin terör sorunu vardır. Onu bitirmek içinde birisi gelmelidir. Kürsüye çıkmalıdır. Bir konuşma yapmalıdır. Bütün sorunlar bitmelidir' diyen bir anlayış dün ağzındaki baklayı çıkardı. Ne dedi? ‘Abdullah Öcalan gelse konuşsa, umut hakkından yararlansa, yani serbest kalsa. Bir yandan da anayasa değişse, Recep Tayyip Erdoğan yeniden bu ülkenin cumhurbaşkanı olsa, ondan başka bir seçenek yoktur' dedi. Recep Tayyip Erdoğan'ı iktidarda tutabilmek için Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan'ı serbest bırakmayı bile göze alabilirmiş. Buradaki mesele, Türkiye'de yaşanan bütün meseleler demokrasi sorunudur. Türkiye iyi olsun diye değil, birileri iktidarı korusun diye bir bakış açısı var. 'Türkiye'nin Kürt sorunu yoktur' diyor, ama Erdoğan'ın kürk sorunu vardır. Türkiye'de Türkler ile Kürtler dost olsun, ben bu dostluğu önemsiyorum, hedefimiz dost değil, hedefimiz Erdoğan'a yeniden bir post diyor. Oturduğu postu kaybetmesin diyor” ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/chp-genel-baskani-ozel-butun-meseleler-demokrasi-sorunudur</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Nov 2024 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/chp-oxgur-ozel.jpg" type="image/jpeg" length="39901"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Öcalan’dan Cumhurbaşkanın, kayyım’dan Bahçeli’nin haberi yoktu"]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/ocalandan-cumhurbaskanin-kayyimdan-bahcelinin-haberi-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/ocalandan-cumhurbaskanin-kayyimdan-bahcelinin-haberi-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti eski milletvekili gazeteci Şamil Tayyar, Öcalan çıkışından Cumhurbaşkanının, kayyım atamasından da Bahçeli’nin haberinin olmadığını iddia etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[AK Parti eski milletvekili gazeteci Şamil Tayyar, Öcalan çıkışından Cumhurbaşkanının, kayyım atamasından da Bahçeli’nin haberinin olmadığını iddia etti.&nbsp;

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Öcalan çıkışı tartışılırken, arkasından CHP ve DEM Partili belediyelere kayyım atanmasının yankısı sürüyor. AK Parti eski milletvekili olan gazeteci Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından çarpıcı bir değerlendirmede bulundu. Tayyar, Devlet Bahçeli’nin Öcalan çıkışından Cumhurbaşkanının önceden haberi olmadığını, bugün ise kayyım atamasından da Devlet Bahçeli’nin haberinin önceden olmadığının ortaya çıktığını yazdı.&nbsp;

Cumhurbaşkanının bir haftalık sessizlikten sonra Devlet Bahçeli’ye övgüler dizerek önerisini zarifçe rafa kaldırdığını ve arkasından kayyım atamaları gerçekleştiğini belirten Tayyar, paylaşımının devamında şöyle dedi:

“DEVLET BEY KAYYIM POLİTİKASINA SET ÇEKTİ”

“Bugünse Devlet Bey aynı zarafetle Cumhurbaşkanımızın adaylığına destek verip Öcalan önerisini tekrarlayarak kayyım politikasına set çekti. Başka bir ifadeyle, fikri ayrılık güllelerini güllere sarıp sarmalayıp karşılıklı olarak birbirlerine atıyorlar. Çok hayra alamet değil, bu tatlı atışma, sorun çözülemezse erken seçimi tetikleyebilir. Bakın, son dönem Bahçeli’yle yakın çalışan ve Öcalan projesinin fikir babası olduğu konuşulan Mümtazer Türköne, Bahçeli’nin bugünkü konuşmasının hemen ardından kaleme aldığı yazısında ‘Devlet, hükümete karşı’ diye yazdı: ‘Erdoğan ile Bahçeli arasındaki pinpon maçını hükümetle devlet arasında nefes kesen bir karşılaşma olarak takip etmelisiniz.

Esenyurt ve kayyım gündemi ile Erdoğan’ın vurduğu topa, bugün Bahçeli, en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş ve tasarlanmış, yumuşak bir plase vuruşla şık bir karşılık verdi.’ Cumhurbaşkanımızın hata yaptığını anlatan Türköne, Bahçeli’yle uzlaşmaysa erken seçimin gündeme gelebileceğini iddia etti.

Bu yazıyı hafife almayın, Devlet Beyin ruh halini yansıttığını düşünüyorum.”

“ÖCALAN VE KAYYIM FİKRİ AYRILIĞA YOL AÇTI”

Şamil Tayyar paylaşımının sonunda, “Öcalan ve kayyım arasında savrulan politikaların Cumhur ittifakı içinde fikri ayrılığa yol açtığı ortada. İki liderin bir araya gelip ortak politikada mutabakat aramalarını elzem görüyorum. Hem ülkenin hem ittifakın hayrına olur” dedi.]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/ocalandan-cumhurbaskanin-kayyimdan-bahcelinin-haberi-yoktu</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Nov 2024 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/s-a-m-i-l-t-a-y-y-a-r-d-e-v-l-e-t-b-a-h-c-e-l-i-r-e-c-e-p-t-a-y-y-i-p-e-r-d-o-g-a-n1.webp" type="image/jpeg" length="85698"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahmet Türk’ten Bahçeli’ye: Elde sopa ile diyalog olmaz]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/ahmet-turkten-bahceliye-elde-sopa-ile-diyalog-olmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/ahmet-turkten-bahceliye-elde-sopa-ile-diyalog-olmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını değerlendiren Ahmet Türk, “Bir elde sopa ile diyalog olmaz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Türk, Bahçeli'nin istismar söylemine ilişkin de, “Kimse bizi istismar edecek durumda da değil. Kürtler bugün politize olmuş bir halk. Kürtler ne istediğini biliyor" diye vurguladı.

Mardin Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk, gündeme dair soruları ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Meclis Grup Toplantısı’ndaki “Sağlık sorunları olan, Kürt ağası Sayın Ahmet Türk'ün istismar edilmesi, İmralı ile DEM Parti arasına çomak sokma sinsilikleri, CHP'nin başını çektiği kara kampanyanın dış bağlantılı mahsulüdür” şeklinde yaptığı konuşmayı değerlendirdi. Türk ayrıca iktidarın “el uzatma” politikasına dair de konuştu.

‘KİMSE İSTİSMAR EDEMEZ KÜRTLER NE İSTEDİĞİNİ BİLİYOR’

Bahçeli’nin kendi adı üzerinden “bir istismar” yapıldığı yönündeki soruya Ahmet Türk, tek hayalinin bir gün ülkede barışı sağlamak olduğunu söyledi. Türk, “Onurlu bir yaşamı sağlamak istiyoruz. Yıllardan beri de bunun için mücadele veriyoruz. Gerçekten Türkiye’yi bu kaostan kurtaracak, her türlü girişimler içinde olma zorunluluğu ve ihtiyacını hissediyoruz. Bizim için önemli olan bir diyalog ortamını oluşturmak. Eğer bunun imkanı varsa biz Türkiye’deki bütün siyasi partilerle görüşmek, konuşmak, sorunun çözümüne katkı sunacak bir formül oluşturmak için varız. Yarın pratikleri ile gerçekten sorunun çözümü, demokratik bir gelecek için bir çalışmaları varsa, Sayın Bahçeli ile de görüşürüz. O nedenle kimse bizi istismar edecek durumda da değil. Kürtler bugün politize olmuş bir halk. Kürtler ne istediğini biliyor. Kürtler hangi projenin demokratik bir proje olduğunu veyahut gerçekten demokratik olmayan bir proje olduğunu fark edecek bilinçte ve güçtedir. Bu nedenle bir istismar söz konusu değil. Ama doğru bir pratik, gerçekten Türkiye’de bütün siyasi partilerin birlikte diyalog ortamını oluşturarak çözüme katkı sunacak bir noktaya taşıyabilir” dedi.

‘AMACIMIZ HALKIMIZIN ONURLU BİR BARIŞA KAVUŞMASIDIR’

Türk, “Her zaman elimizi uzattık. Ama bir elde sopa, diğer eli de uzatarak sorun çözülmez. Söylemek istediğimiz budur. Sopayı ellerinden bıraksınlar, ellerini uzatsınlar. Bizler de bu eli tutmaya hazırız. Diyalog oluşturmaya hazırız. Bu bakımdan hiçbir partinin etkisinde değil, halkımızın talebi doğrultusunda siyaset yapıyoruz. Halkımızın taleplerini yerine getirmek için mücadele ediyoruz. Bizim amacımız hiçbir zaman kürsü ya da bakanlık değildir. Bizim amacımız halkımızın onurlu bir barışa kavuşmasıdır. Bunun mücadelesini yürütüyoruz ve bunu yürütmeye devam edeceğiz” diye belirtti.

‘ELİNDE SOPA TUTARAK SORUNLAR ÇÖZÜLMEZ'

Ahmet Türk, dün katıldığı bir yayında iktidar için “bazı yerlerden istediklerini alamadılar” şeklinde açıklaması için “O benim şahsi yorumum ve şahsi tahminim. Bir yerden bilgi aldığım için değil. Bir siyasetçi olarak yorumum budur” dedi.

Bahçeli’nin açıklamalarını “izliyoruz, bekliyoruz” sözleri ile cevaplayan Türk, “Dediğim gibi bir elini uzatırken, bir elinde sopa tutarak, sorunlar çözülmez ve diyalog oluşmaz. Bunu görmek lazım” diye konuştu.

‘UZATILAN ELE DEĞER VERİYORUZ’

Tavır ile pratiğin birbiriyle uyumlu olması gerektiğini kaydeden Türk, Devlet Bahçeli ve Erdoğan’ın yaptığı açıklamalara ilişkin ise şunları söyledi: “Tavırları ile pratikleri birbirine uymuyor. Pratikte ne var? Neyi getirecekler? Bizden talepleri nedir? Bu konuda ne düşünüyorlar? Biz bunları görmeden ve bu konuda diyalog oluşturmadan söyleyecek fazla bir şey yok. Ancak ilk günden beri şunu söyledik; Uzatılan ele değer veriyoruz, ama pratikte nelerle karşılaşacağımız konusunda bir bilgiye sahip değiliz. Bu konuda nasıl bir yol ve yöntem izliyorlar. Bunu da açıklamıyorlar. Demek ki bu konuda susmak ve beklemek gibi bir zorunluluk var. Biz meseleye öyle bakıyoruz. Partimin tüzel kişiliği varken, parti adına bunları söylemiyorum” ifadelerini kullandı.

'SOFRADA BİR ŞEY YOK’

Kürt halkının sindirme politikalarına karşı iradesini ortaya koyduğunu kaydeden Türk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu iradeyi kırmaya çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız. Genel olarak Kürtleri susturmaya, sindirmeye çalışan bir siyaset izliyorlar. Bu siyaset devam ediyor. Ama dediğimiz gibi biz barış konusunda veya hayallerimizi gerçekleştirmek için umudumuzu hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz. Umudumuzu besleyeceğiz ve büyütmeye çalışacağız. Bunun için önümüze ne gelecek, nasıl bir sofra gelecek, sofranın üzerinde bir şey var mı yok mu, sadece bomboş bir sofra mı olacak?&nbsp; Bunu da zaman içinde göreceğiz. Sofrada bugün bir çorba bile yok. Ona göre partimiz, demokratik kesimler düşüncelerini ortaya koyacaklar.”]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/ahmet-turkten-bahceliye-elde-sopa-ile-diyalog-olmaz</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Nov 2024 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/ahmet-turk-mardin-belediyesi-nde-yasanan-yolsuzlugu-anlatti-dunyada-gorulmemis-soygun-763162-5.webp" type="image/jpeg" length="37890"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özel: Kayyım siyasi kumpastır]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/chp-genel-baskani-ozel-kayyim-siyasi-kumpastir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/chp-genel-baskani-ozel-kayyim-siyasi-kumpastir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kayyım kararlarına tepki göstererek, “Kayyum kararları siyasi kumpaslardır, bu milletin vicdanından dönmeye devam edecektir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin haftalık grup toplantısında gündemdeki gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

CHP’nin Türkiye’nin birinci partisi olduğunu belirten Özel, “CHP'ye ve Türkiye'ye üç büyük saldırı var. Birincisi TBMM eliyle bir anayasa masası kurup konuşalım diyenler. Mevcut anayasaya uymayanlarla anayasa yapılmayacağını söyledik. AİHM kararları uygulanmadan, Gezi Davasında tutuklananlar özgürlüklerine kavuşmadan bu kapıyı çalmayın dedik. Amaç anayasa tartışmayı yeniden kendi gündemine almak” dedi.

Özel, konuşmasının devamında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Abdullah Öcalan’a dönük çağrısına dair konuştu. Özel, “Yeni bir hamle ülke gündemini meşgul etmeye başladı. Sayın Bahçeli önce el sıktı, sonra Abdullah Öcalan'ı kendi konuştuğu kürsüye davet etti. Açıklama yapıp 'umut hakkından' yararlanmasını önerdi. Erdoğan'a konuş çağrısı yaptık. Bu çağrımızdan birkaç gün sonra Bahçeli'yi övdü ve bu projeye sahip çıktı" dedi.

‘ERDOĞAN’IN POST SORUNU VARDIR’

Özel, Bahçeli'nin Erdoğan'ın bir kez daha cumhurbaşkanı seçilmesi yönündeki açıklamasını şu sözlerle eleştirdi: "Kürt sorunu yoktur diyorlar. Kürt sorunu vardır. Dost sorunu yoktur, Erdoğan'ın post sorunu vardır. Postunu bırakmak istememektedir. Geçmişte 'Senden Cumhurbaşkanı olmaz' dediği kişi tekrar seçilsin diye gerekirse Öcalan'ı bile Meclis'e getirmekten bahsetmektedir. Kürt sorununun çözüm adresi Meclis'tir ve toplumsal mutabakatla bu sorun çözülebilir.”

Özel, DEM Partili Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyum atanmasına da tepki gösterdi. Yerine kayyım atanan Merdin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk için, "Ben doğmadan 1 gün önce bu partinin milletvekili oldu. Toplam 6 kez milletvekili, her seferinde rekor oyla seçilen, ağzından her zaman barış ve diyalog duyduk. Bilge bir kanaat önderine maalesef üçüncü kez kayyum atıyorlar" diyen

Özel, "Kayyum kararları siyasi kumpaslardır, bu milletin vicdanından dönmeye devam edecektir" dedi.



]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/chp-genel-baskani-ozel-kayyim-siyasi-kumpastir</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Nov 2024 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/ozgur-ozel-chp-grup-toplantisi.jpg" type="image/jpeg" length="62176"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli “umut hakkı” için “sözümün arkasındayım” dedi]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/bahceli-umut-hakki-icin-sozumun-arkasindayim-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/bahceli-umut-hakki-icin-sozumun-arkasindayim-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, Öcalan için söylediği “umut hakkı” söyleminin arkasında olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada “DEM Parti de kararını netleştirmelidir. Terörle arasına kalın duvarlar örüp örmeyeceğini muammasını açıklığa kavuşturmalıdır” ifadelerini kullandı.

MHP Lideri Bahçeli grup konuşmasında şunları söyledi: “Türk milleti tarihin hiçbir döneminde asimilasyoncu olmamıştır. Milleti etnik kabilelere ayırmaya Anadolu’yu mozaik cehennemine dönüştürmeye çalışanlara sesimiz çıkmasın mı? Teröre tolerans sıfırdır. Terörün örgütünün ürediği neresi varsa orası meşru hedeftir. DEM Parti de kararını netleştirmelidir. Terörle arasına kalın duvarlar örüp örmeyeceğini muammasını açıklığa kavuşturmalıdır. Terörist başı terörün bittiğini, ihanet ve bölücülüğün çıkmaz sokak olduğunu söyleyecekse hadi DEM grubuna gelsin bunları teker teker söylesin, umut hakkından istifade etsin’ sözümün arkasındayım.”]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/bahceli-umut-hakki-icin-sozumun-arkasindayim-dedi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Nov 2024 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/10/devlet-bahceli.jpg" type="image/jpeg" length="18105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li Yavaş’tan kayyum açıklaması]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/chpli-yavastan-kayyum-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/chpli-yavastan-kayyum-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Mardin, Batman ve Halfeti’ye atanan kayyumlara ilişkin açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Bir yandan hakkında hüküm olanlar kayyum atanacağını bile bile aday yapılırken (en azından geçmiş yılların öngörüsü ile) diğer yandan idare-seçim-YSK bu adayların adaylıklarına neden izin verdiği sorgulanmalıdır” dedi.

"Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş 3 belediyeye kayyum atanmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Yavaş, “Bugün yine kayyum atamalarıyla güne başladık. Öncelikle burada savunulması gereken kişilerden bağımsız olarak hukuk ve demokrasidir. Demokrasilerde bazen seçim kazanılır, bazen seçim kaybedilir. Hiç istemediğiniz birisini halk seçebilir. Önemli olan bunun içe sindirilmesidir. Bir yandan hakkında hüküm olanlar kayyum atanacağını bile bile aday yapılırken (en azından geçmiş yılların öngörüsü ile) diğer yandan idare-seçim-YSK bu adayların adaylıklarına neden izin verdiği sorgulanmalıdır. Milletin iradesinin bu şekilde yok sayılması artık seçmenin sandıktan iyice uzaklaşması sonucunu doğuracaktır. Bırakın belediye başkanlarını halk yaptıklarını ve yapamadıkları hizmetlerle değerlendirsin. Partiler de adaylarını buna göre belirleyip adeta meydan okur gibi aday tespit etmesin. Hukukçu olarak görüşüm; TBMM’nin acilen ilk toplantıda yasa değişikliği yaparak görevden alınan başkanın yerine belediye meclisinden birinin seçilmesini sağlayıp seçmen iradesinin belediyeye yansımasını sağlamasıdır. Unutulmamalı hukuk, hava ile su kadar insanların olmazsa olmaz ihtiyacıdır” ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/chpli-yavastan-kayyum-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2024 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2023/12/yavas-mansur.png" type="image/jpeg" length="82195"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ensarioğlu, “Bahçeli, risk alarak elimizi güçlendirdi”]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/ensarioglu-bahceli-risk-alarak-elimizi-guclendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/ensarioglu-bahceli-risk-alarak-elimizi-guclendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, MHP Lideri Bahçeli’nin Öcalan çıkışı ile risk alarak ellerini güçlendirdiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, MHP Lideri Bahçeli’nin Öcalan çıkışı ile risk alarak ellerini güçlendirdiğini söyledi.&nbsp;

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan ile ilgili çakışını AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, KRT Televizyonunda katıldığı bir programda değerlendirdi. Bahçeli’nin çıkışı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu çıkışı sahiplenmesinden sonra Esenyurt Belediye Başkanının tutuklanması ve belediyeye kayyım atanmasını birlikte değerlendiren Ensarioğlu şöyle dedi:



“Esenyurt Belediyesi ile ilgili biz bu yargı sürecinde ne var bilemiyoruz, devletin içinde bu işi çözmek istemeyen var mı onu da göreceğiz. Ama bunlar oldu diye bundan vazgeçmek diye bir şey olmaz. Dünya örneklerin buna benzer süreçler yürütülürken büyük provakasyonlar olmuş ve gizli yürütmek zorunda kalmışlar. Geri adım atarsanız ürkersiniz böylesi meseleleri çözemezsiniz.”

Diyarbakır Milletvekili Ensarioğlu, örgütün şiddeti devam ederken yeni bir süreci başlatmanın cesaret isteyeceğini de belirterek, “Siyasi riski almanız için çok güçlü olmanız lazım. Toplumun reaksiyon göstereceği bir dönemde, Ortadoğu’da tüm yaşananlar göz önüne getirildiğinde bunlara kayıtsız kalamazsınız. Kendi sorununuzu kendiniz çözmek zorundasınız” dedi. Ensarioğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“EN UÇTAKİ ADAM EN ÜST PERDEDEN CEVAP VERDİ, ELİMİZİ GÜÇLENDİRDİ”

“Peki bu siyasi riski kim alacak, toplum reaksiyon gösteriyor, çünkü örgüt bitmemiş, şiddet devam ediyor ve silahtan vazgeçtiğini söylememiş. Türkiye’deki silahlı varlığına son verdiğini açıklamadan böyle bir çıkış yapmaya cesaret edemezsiniz. Çünkü siyasi bedeli var. En uçtaki adam en üst perdeden cevap verdi. Sayın Bahçeli. Ve bu işi açıkçası kolaylaştırdı. Elimizi güçlendirdi. Bahçeli bu riski kendisi üstlendi ve kendisi aldı.”]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/ensarioglu-bahceli-risk-alarak-elimizi-guclendirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/11/galip-ensarioglundan-siyaseti-birakma-mesaji-konusmayacagim-1200x675.webp" type="image/jpeg" length="79318"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, grup değerlendirme toplantısında]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-grup-degerlendirme-toplantisinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-grup-degerlendirme-toplantisinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Türkiye Büyük Millet Meclisi grubu çalışma ve değerlendirme toplantısını İstanbul’da düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Esenyurt’a kayyım atanmasına ilişkin “Seçmenin iradesine uzanan eli” çekmek konusunda kararlı olduklarını vurgularken, Ekrem İmamoğlu da, “Onlara sorduğumuz gerçek ve kanıtlı sorularımızı kişilik haklarına saldırı olarak görmüşler” dedi.&nbsp;&nbsp;



Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’da düzenledikleri CHP Meclis Grubu Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu. Kent Uzlaşısıyla seçilen ve Kayyım atanan Esenyurt Belediyesi’ne dair konuşan Özel, “seçmenin iradesine uzanan eli” çekmek konusunda sonuna kadar kararlı olduklarını vurguladı.

Esenyurt’un Türkiye’nin en büyük ilçesi olduğunu hatırlatan Özel, “Türkiye'nin en büyük ilçesinin belediye başkanı, bundan 7-8 ay önce devlete başvurdu ve dedi ki, Esenyurt'ta partimden aday olmak istiyorum. Adaylığa uygun muyum? Devlet de ona temiz kartı verdi. Devlet Esenyurt'a da dedi ki, 'Bu adaylardan birini seçebilirsin. Bunların terörist olmadığına ben kefilim.' Esenyurt'ta her iki kişiden biri de Ahmet Özer'i seçti" dedi.

‘ESENYURT’U BİR DAHA ALAMAYACAKLAR’

Bükemedikleri bilekleri devlet imkanlarıyla kırmaya çalıştıklarını dile getiren Özel, “Esenyurt'un üstünde gelecekleri çalınmış insanlar vardır. Bu Esenyurt'u bir daha alamadılar ve alamayacaklar. İstanbul'u da öyle... O nedenle bunları yapıyorlar. Milletten alamadıkları yetkiyi kayyımla, haksız hukuksuz anayasaya aykırı şekilde ele geçirmeye çalışıyorlar. Erdoğan okuduğu bir şiir nedeniyle siyasi yasak aldığında, birilerini kışkırtmak için 'muhtar bile olamaz' denilen kişiye bu yapıldığında CHP buna karşı durmuştur" diye belirtti.

‘KARAR ÇIKMADAN KAYYIM ATANDI’

Daha mahkeme kararı çıkmadan kayyım atandığına dikkati çeken Özel, “Bunun hukuk devleti olduğunu savunan İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı, siz kötücül bir oyunun içinde seçilmiş rolü üstlenenlersiniz. Ahmet Özer kurbandır, asıl mesele, milletten almadığı yetkiyi kayyım eliyle yapmaktır. İstikamet vermeye çalıştıkları 1 milyonlu Esenyurtlu 16 milyon İstanbulludur. Bulduklarını iddia ettikleri bir dergi, bir taslak kitap ile tutuklama gerekçesi üretiyorlar, Fethullah Gülen olsa gelir omzunuzdan öper. 10 yıl geride terörist arayacak olursan AKP'de grup kuracak milletvekili kalmaz, sayıları 20'nin altına düşer. 10 yıl önce Fethullah Gülen'e terörist diyen var mıydı?&nbsp; Dün 1 milyondu bugün açsınlar 10 milyonluk tazminat davası umurumuzda değil vız gelir tırıs gider” diye belirtti.

‘YOKSULLUĞU KONUŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Silivri cezaevine Ahmet Özer'i koyarak algı yaratacağını sanıyorsun. Erdoğan, sen oraya daha önce Barış Pehlivan'ı, Barış Terkoğlu'nu, Murat Ağırel'i, Merdan Yanardağ'ı koydun. Orada şimdi Can Atalay'ı, Osman Kavala'yı, Tayfun Kahraman'ı haksız yere hukuksuz yere tutuyorsun. Şimdi bunu yapınca millet bunlara 'terörist' mi diyecek. Sen İlker Başbuğ'a terör örgütü başı demiş adamsın. Şimdi de başka Zekeriya Öz bulmuşsun, aynı oyunu çeviriyorsun. Proje büyük sorunu kabul etmeden, 'Meclis'te Abdullah Öcalan'ı konuşturarak her şey hallolacak' deyin ve aylarca konuşun. Biz yoksulluğu konuşmaya devam edeceğiz.”

İMAMOĞLU: DEMOKRASİ VE ADALET KRİZİ YAŞANIYOR

Aynı toplantıda konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye’de bir demokrasi ve adalet krizi yaşandığını belirterek, “Halkımızın içine sürüklendiği ekonomik bunalımdan, adalet krizine, demokrasi krizinden çıkarak, bilinci en yüksek seviyede taşıyacak başka ortam yok. Tam da bu nedenle iktidarlar devamlarını her geçen gün başka başka kumpaslar kurarak, sağlamaya gayret ediyorlar. Yeni bir yargı tacizini de taze taze bize yaşattılar. Esenyurt Meydanı’ndaki haklı sözlerimiz, ifadelerimiz ve hatırlatmalarımıza Sayın Cumhurbaşkanı kızmış. Hemen avukatına talimat vermiş; bana ve Sayın Genel Başkanımıza 1’er milyon liralık tazminat davası açmış. 65 yaşına gelmiş, 40 yılını yaklaşık Türkiye'nin bilim dünyasına ayırmış, Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer'in kişilik haklarını ayaklar altına alırlarken, bizim onlara sorduğumuz gerçek ve kanıtlı sorularımızı kişilik haklarına saldırı olarak görmüşler. Neymiş kamuoyu önünde küçük düşmüş. Bizim ne kişilerle ne de kişilikleriyle meselemiz olmaz. Ta ki kişilikleri memlekete zarar verir hale gelene kadar. Bizi, cumhuriyetin var oluş sebeplerini yerle bir ederek, milletimizi ülkemizi devletimizi dünyaya sefil ve rezil ederlerken, bunları yaptıkları an tam da bu noktada gereken sözü söylemeyi, gereken soruyu sormaktan asla geride bırakmayız. Açıkçası benim konuşmam tam da bu eksendeydi" ifadelerini kullandı.

‘ORGANİZASYONU DÜZENLEYEN SENSİN’

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın “Şehrin emini terör yandaşı olamaz” sözünü hatırlatan İmamoğlu, tepki göstererek şu ifadeleri kullandı: “Ne kadar uydurma ve safsata bir kısım cümleleri içeren iddianameyi okuduğumda ben o iddianameyi yere fırlattım. Utanç duydum. 10 yıl önceki telefon görüşmesiyle birini terörist ilan eden anlayış, o itham açıkçası dün o sözü söyleyen İçişleri Bakanına döner bumerang gibi vurur. 10 yıl önce Fetullah Gülen’e nasıl övgüler düzdüğünü hatırlatayım. 10 yıl önce Türkiye’de ‘Türkçe Olimpiyatları geldiği aşamayla maşallahı hak ediyor’ diyen sensin. Organizasyonu düzenleyen sensin, İçişleri Bakanı olan zat sensin. Sponsor katkısı sağlayan da sensin. 10 yıl önce terör örgütüyle kol kola olan sensin. Ne diyelim şimdi? Dönüp senin söylediğin sözleri sana mı ifade edelim? İçişleri Bakanına seslenmek istiyorum; Sana bile haksızlık yapılsa, ona bile karşı duracak insanlar var bu salonda” diye konuştu.





]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-grup-degerlendirme-toplantisinda</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/08/ozel-1.jpeg" type="image/jpeg" length="77559"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Bahçeli’ye Diyarbakırspor forması]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/mhp-lideri-bahceliye-diyarbakirspor-formasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/mhp-lideri-bahceliye-diyarbakirspor-formasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhur ittifakı ortağı MHP Lideri Devlet Bahçeliyi ziyaret eden Diyarbakırspor Başkanı Akyol, kendisine Diyarbakırspor forması hediye etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Başta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere Cumhur İttifakı'ndan gelen açıklamalar ülkede barış rüzgarları esmesine neden oldu.

Bahçeli'nin 'DEM'e uzattığı el' ile başlayan süreçten sonra tarihi çağrılar art arda geldi.



Bu süreçte futbol dünyasından da sembolik bir fotoğraf geldi.

TFF Bal Bölgesel Amatör Lig ekiplerinden Diyarbakırspor Başkanı Bedirhan Akyol, MHP Diyarbakır İl Başkanı Miktat Aslan ile birlikte Devlet Bahçeli'yi ziyaret etti.

Bahçeli ikiliyi makamında ağırladı.

DİYARBAKIR'DAN FORMA HEDİYESİ

Görüşme basına kapalı gerçekleşirken Bahçeli'te Diyarbakırspor forması hediye edildi.

MHP'nin resmi X hesabından görüşmeye ilişkin fotoğraflar servis edildi.

Yapılan paylaşımda,&nbsp;"Diyarbakır İl Başkanımız Miktat Aslan ve Diyarbakırspor Kulüp Başkanı Bedirhan Akyol Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’yi ziyaret ettiler."&nbsp;denildi.

Akyol, 31 Mart seçimlerinde AK Parti belediye başkan adayıydı.


Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye takımımızın formasını takdim ettik. Bu jest, Diyarbakırspor'un sadece bir spor kulübü olmadığını, aynı zamanda bu şehrin kültürel ve sosyal değerlerinin bir parçası olduğunu göstermek için önemli bir fırsat.

Devlet… pic.twitter.com/15lD53Hx7h
— Bedirhan Akyol (@Bedirhanakyol53) October 31, 2024
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/mhp-lideri-bahceliye-diyarbakirspor-formasi</guid>
      <pubDate>Thu, 31 Oct 2024 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/10/akyol-mhp.png" type="image/jpeg" length="23422"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tanrıkulu: Cezaevlerinde muhaliflere düşman ceza hukuku uyguluyorsunuz!]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/tanrikulu-cezaevlerinde-muhaliflere-dusman-ceza-hukuku-uyguluyorsunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/tanrikulu-cezaevlerinde-muhaliflere-dusman-ceza-hukuku-uyguluyorsunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İktidarın siyasi tutuklulara cezaevlerinde “düşman hukuku” uyguladığını ifade den CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Kurduğunuz infaz ve gözlem kurullarıyla insanların özgürlüklerine müdahale ediyorsunuz sürekli bir biçimde ve gasp ediyorsunuz aynı zamanda ve insanları bulundukları ikametlerin ve yargılandıkları ikametinin çok dışında yerlere göndererek ailelerini ve kendilerini mahkum ediyorsunuz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, iktidarın cezaevlerine dönük yaklaşımına ilişkin TBMM’de konuştu.



Tanrıkulu, “Cezaevlerinde muhaliflere düşman ceza hukuku uyguluyorsunuz! hayatın her alanında hukuk dışı uygulamaları bilerek ve isteyerek yapıyorsunuz!” dedi.

‘Siyasi muhaliflere hatta adli hükümlülere bir düşman ceza hukuku uyguluyorsunuz’

Tanrıkulu’nun TBMM’de yaptığı konuşma şöyle: "Şunu ifade edeceğim, öncelikle bir Devletin hukuk devleti olup olmadığının ölçüsü veya demokratik olup olmadığının ölçüsü cezaevlerinde uyguladığı rejimle ilgilidir. Çünkü cezaevinde bulunan tutuklular, hükümler sonuçta kendi özgürlüklerinden mahrumdur ve onlara uygulanacak hukuk, bir Devletin hukuk devleti olup olmadığının ölçüsüdür.

Buradan baktığımızda sonuçta bu Cumhuriyet, Hukuk Devleti değil. Çünkü uzun zamandır cezaevlerinde insancıl hukuktan uzak, insan haklarından uzak bir tabiri caizse düşman ceza hukuku uyguluyorsunuz. Siyasi muhaliflere, sizden olmayanlara hatta adli hükümlülere bir düşman ceza hukuku uyguluyorsunuz. Bunun birçok örneği var. Önergede de ifade edilmiş, biraz önce de ifade edildi birçok rakam var. Ama bundan vazgeçmeniz lazım. Onu size söyleyeyim. Cezaevlerindeki insan hakları ihlalleri aynı zamanda iktidarların ve Devletin sabıka kaygıdır. Adalet ve Kalkınma Partisinin son sekiz, on yıllık bu sicili de birçok ihlalle eşdeğerdir. Bunları söyleyebiliriz. Kadın tutuklar var, hastalar var, yaşlılar var, siyasi mahkumlar var ve yeni inşa ettiğiniz cezaevleriyle 12 Eylül faşist rejiminin devamı bir anlayışla insanları tecrit altına tutan, ölüme mahkum eden, yalnızlaştıran ve onu insanoğlundan yoksun bir biçimde bırakan bir infaz rejimi inşa ediyorsunuz.

‘Birçok yaşlı insanı sadece mensubiyetleri nedeniyle ölüme mahkum ediyorsunuz’

En son S ve Y tipi cezaevleri rejimi bu rejimdir. Dahası var. Kurduğunuz infaz ve gözlem kurullarıyla insanların özgürlüklerine müdahale ediyorsunuz sürekli bir biçimde ve gasp ediyorsunuz aynı zamanda ve insanları bulundukları ikametlerin ve yargılandıkları ikametinin çok dışında yerlere göndererek ailelerini ve kendilerini mahkum ediyorsunuz. Yollarda ölüme mahkum ediyorsunuz. Çocuklarını göremeyen ekonomik nedenlerle ve başka nedenlerle yedi yıllık, sekiz yıllık görüşme yasakları var. Bütün bunlar sizin iktidarınız döneminde oluyor. Cemaat üyesi diye darbeyle ilgisi olmayan birçok yaşlı insanı sadece mensubiyetleri nedeniyle ölüme mahkum ediyorsunuz cezaevlerinde ve yaşlı ve hasta olmalarına rağmen infaz ve gözlem kurulları bunların şartla salıverilmesini geri alıyor.

‘Anayasa Mahkemesi 20 hükümlüyle ilgili olarak başvuruda ifade özgürlüğünü ihlal kararı verdi’

Bu vesileyle şunu ifade edeyim. Biraz sonra da konuşulacak. Esenyurt Belediyesiyle ilgili olarak ama hayatın her alanında her türlü gerçekten her türlü hukuk dışı işe de imza atıyorsunuz. Bunu bilerek ve isteyerek yapıyorsunuz. Bu Parlamentoyu demokratikleşme amacıyla kullanmıyorsunuz. Tecrit meselesine gelince, değerli arkadaşlar bir hükümlüye özgü tecrit rejimi olamaz. Bir hükümlü bulunduğu cezaevinde 44 ay boyunca avukatlarıyla ve ailesiyle görüşme yasağına tabi tutulamaz. Bugün daha yeni Anayasa Mahkemesi kararı çıktı. Her hükümlünün hem yakınlarıyla hem avukatlarıyla görüşme hakkı var. Dahasını ifade edeyim: İfade özgürlüğü var. Bugün Anayasa Mahkemesi 20 hükümlüyle ilgili olarak başvuruda ifade özgürlüğünü ihlal kararı verdi. Dolayısıyla bütün bunlarla siz demokratikleşmeyi, hukuk devleti olmayı başaramazsınız. O nedenle bence de bu araştırma önergesi değerli. Gelin hep birlikte araştıralım. Evet, İnsan hakları Komisyonu var ama bir de Parlamento bunu araştırsın diyorum."]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/tanrikulu-cezaevlerinde-muhaliflere-dusman-ceza-hukuku-uyguluyorsunuz</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Oct 2024 18:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/10/sezg.png" type="image/jpeg" length="43785"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakırhan: Bu oyunları bırakın, bu yanlıştan dönün, halkın iradesine saygı gösterin]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/bakirhan-bu-oyunlari-birakin-bu-yanlistan-donun-halkin-iradesine-saygi-gosterin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/bakirhan-bu-oyunlari-birakin-bu-yanlistan-donun-halkin-iradesine-saygi-gosterin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakrıhan, “Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in gözaltına alınmasına tepki göstererek, “Buradan bu operasyonu yapanlara sesleniyoruz; defalarca bunu gördük, yeter artık. Bu oyunları bırakın, bu yanlıştan dönün, halkın iradesine saygı gösterin, Ahmet Özer’i de derhal serbest bırakın” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında güncel gelişmeleri değerlendirdi.

&nbsp;‘HÜKÜMETLER DEĞİŞSE DE CUMHURİYET VE KÜRTLERİN İLİŞKİSİ BİR TÜRLÜ DEĞİŞMİYOR’

Cumhuriyet tarihi boyunca halkların çok ciddi acılar çektiğinin altını çizen Bakırhan, “Ülkeyi korku ile yöneten bir anlayışla yönetildik, bir sistemde yaşadık. Cumhuriyet demokrasiden korktuğu için demokratikleşemedi. Cumhuriyet hedeflerine ulaşamadı ve hedeflerinin çok gerisinde kaldı. Herkesin cumhuriyeti maalesef olamadı. Küçük bir azınlığın cumhuriyeti oldu. Küçük bir azınlığa hizmet etti. Aslında cumhuriyetin özü demokrasidir ama demokrasi maalesef olmadı. Cumhuriyetin özü herkesin cumhuriyeti olmaktı. Cumhuriyetin ilk 100 yılının her birimiz tanığı, sanığı ve mazlumlarıyız. En çok da bu 100 yılda büyük bir zulme uğradık. Çünkü hükümetler değişse de cumhuriyet ve Kürtlerin ilişkisi bir türlü değişmiyor. İnkar ve baskı üzerine kurulu bir şekilde devam ediyor” diye belirtti.

‘100 YILDIR YANLIŞ BİR ŞEKİLDE ÜLKEYİ YÖNETTİLER’

Bakırhan, Türkiye’de 100 yıldır Kürt sorunun çözülmediğine işaret ederek,&nbsp; “100 yıl önce cumhuriyet kurulurken de ‘beka’ dediler. Aradan 100 yıl geçti hala ‘beka’ diyorlar. İnkarcı akıl ‘beka’ diyerek, bir adım bile cumhuriyeti maalesef ilerletemedi. 100 yıldır yanlış bir şekilde ülkeyi yönettiler. 100 yıl sonra hala ‘beka’ deniliyorsa ve ‘beka’ sorunundan bahsediliyorsa demek ki bir yerde yanlış yapıldı. İşte o yanlışı eğer kabul edebilirlerse, bu ülkeyi yönetenler yüzyılda yanlış yaptıklarını söyleyebilirse, yol alabiliriz” şeklinde konuştu.

‘GEÇEN YÜZYILDA DEVLETİN VESAYETİ TOPLUMUN ÖZGÜRLEŞMESİNİ ENGELLEDİ’

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tucer Bakırhan, grup konuşmasında bazı satırbaşları şöyle:

“Şimdi bu yanlıştan dönmek için ciddi bir fırsat var. Cumhuriyet başta Kürtlerle, Alevilerle ve dışladığı tüm halklar ve inançlarla en önemlisi de demokrasi ve özgürlüklerle barışmalıdır. Barışmak zorundadır. İkinci bir yüzyılın başlangıcını cumhuriyet barışmakla sağlayabilir.

Ülkenin huzura kavuşması için, refah içinde yaşaması için önce Kürtlerin özgürleşmesi ve Türkiye’nin demokratikleşmesi gerekiyor. İlk yüzyılın acısını sadece biz Kürtler yaşamadık. Ermeniler, Aleviler, Süryaniler, Müslümanlar… Adını burada sayamayacağım onlarca halk ve inanç da aynı şekilde ilk yüzyılın acısını ve zulmünü birlikte gördüler. Geçen yüzyılda devletin toplum üzerindeki vesayeti toplumun gelişmesini, özgürleşmesini engelledi. Elbette geçmişe takılıp kalmayacağız ama geçmişle yüzleşerek, geçmişten dersler çıkararak önümüze bakmak zorundayız. Biz geçmişe takılıp kalan bir anlayıştan gelmiyoruz. Dersler çıkararak ikinci yüzyılda daha demokratik, daha özgürlükçü ve inançların bir daha aynı şeyi yaşamaması için önümüzde ciddi bir fırsat duruyor.

‘ALINTERİ DÖKTÜK, AMA CUMHURİYETİ EŞİT YAŞADIĞIMIZ BİR ZEMİN HALİNE GETİREMEDİK’



Bu ülke kurulurken; topraklarında, ovalarında hepimizin kanı, alınteri yok muydu? Evet, vardı. Bunun en iyi örneği Çanakkale’deki şehitlikte her bölgeden, inançtan, her etnik gruptan isimlerinin mezar taşları. Kuruluşta ortaklık vardı. Kuruluşta beraber kan döktük, alınteri döktük, ama cumhuriyeti eşit yaşadığımız bir zemin haline getiremedik. Bu toprakları demokratik bir cumhuriyete ulaştırmak gibi bir görev ve sorumluluk hepimizin önünde duruyor. En başta da hükümetin önünde duruyor.

‘DEMOKRATİK BİR ULUS ANLAYIŞINA İHTİYAÇ VAR’

İçinde bulunduğumuz süreç herkesin cesurca, çekinmeden, birlikte tartıştığı, konuştuğu bir anlayışa ihtiyaç var. İkinci yüzyılı birlikte konuşup tartışamazsak, birlikte çözüm yolları bulamazsak maalesef bu yüzyılı da kaybetmekle karşı karşıya kalabiliriz. Türkiye’nin demokratik geleceği için siyaset kurumu tarihsel düşmanlıklara ve intikam duygusuna yaslanmaktan vazgeçmelidir. Her demokrasi denildiğinde, her hak ve hukuk denildiğinde bir düşmanlık ve intikam duygusu ortaya sermekten siyaset kurumu artık uzaklaşmalı. Bu dili terk etmelidir. Yeni yüzyılda inkarı bir kenara bıraktırmak, kandırmadan sahici çözüm yolları bulmak, bu yeni yüzyılda hepimizin görevleridir. İkinci yüzyılda farklılıklardan korkmayan, farklılıkları zenginlik ve güç sayan demokratik bir ulus anlayışına ihtiyaç var. Bu ülkenin en sahici güvencesi de demokratik bir ulus yaratmaktır. Demokratik ulus yaratmaktan geçer.

‘DEMOKRATİK BİR TÜRKİYE KURMAK İÇİN HER ZAMANKİNDEN DAHA BÜYÜK BİR FIRSAT VAR’

Cumhuriyetin ikinci yüzyılında tüm siyasi ve toplumsal çevrelere çağrımızdır; gelin önyargılarımızı, husumetlerimizi bir kenara bırakalım. Halkların barış içerisinde ve kardeşçe yaşadıkları bir Türkiye’yi birlikte kuralım. Biraz önce Sayın Cumhurbaşkanı’nın konuşmasını da izledim. O da yeni, daha demokratik, daha kapsayıcı, kardeşleştiğimiz bir zemin yaratalım diyordu. Bunun bugün koşulları var. Türkiye’nin büyük çoğunluğu bugün halkların kavga ettiği ve çatıştığı bu zemin yerine, halkların barış içinde yaşadığı bir zemini talep ediyor. Bu gerçekliği başta iktidar partisi olmak üzere siyasi partiler dile getiriyor.

Demokratik bir Türkiye kurmak için her zamankinden daha büyük bir fırsatın olduğunu belirtmek istiyorum. Biz demokrasi ve hukukun üstünlüğü ile taçlanmış bir cumhuriyet istiyoruz. Demokratik Cumhuriyet, eşit yurttaşlık, çok kültürlü toplum ve yerel demokrasinin güvence altına alınmasıdır. Demokratik Cumhuriyet 1920 Meclisi’nin çoğulcu yapısını ve 1921 Anayasası’nı kurucu Meclis ruhunu 21 yüzyıl gerçekliği ve demokratik bir anayasa ile taçlandırmaktır. Demokratik bir cumhuriyet, demokratik bir anayasa ile olur.

‘İSTİKRARSIZLAŞAN TÜRKİYE, KARA DELİĞİNE DÖNÜŞEN ORTADOĞU GİRDABINA KAPILABİLİR’

Bizler kadınlardan, gençlerden, emekten, yerel demokrasiden yana, iradeli, kararlı, saklısı ve gizlisi olmayan bir cumhuriyet istiyoruz. Sıkıştığı zaman faili meçhul cinayetlere ihtiyaç duymayan, demokrasi denildiği zaman beyaz torosları cadde ve sokaklara sürmeyen, hak hukuk denildiği zaman paramiliter güçlerle, domuz bağlarıyle insanları katletmeyen bir cumhuriyet istiyoruz. Açıkça ifade ediyoruz; istikrarsızlaşan Türkiye, kara deliğine dönüşen Ortadoğu girdabına kapılabilir. Hemen yanı başımızda kaosun çatışmaların devam ettiği bu girdaptan korunmanın en doğru yolu ve güvencesi, Türkiye’de demokrasiyi özgürlükleri hayatta geçirmektir.

‘KÜRTLER, YÜZYILDIR ELLERİNDEN ALINAN KİMLİKLERİNİ VE İRADELERİNİ İSTİYORLAR’

Kürt sorununda ve Ortadoğu politikalarında fırtına ekenler bugün rüzgar biçiyorlar. Dün fırtına ekenler bugün biçtikleri rüzgarın etkisi altında sarsılma durumunda ve zorunda kaldılar. Sürekli ‘Kürtler ne istiyor’ deyip duruyorlar. Yüzyıldır Kürtler ne istediğini bin bir defa dile getirdi. Ama bir türlü anlamak istemiyorlar. Evet bunun cevabını iki kelimeyle bir defa daha verelim. Kürtler, yüzyıldır ellerinden alınan kimliklerini ve iradelerini istiyorlar. İşte Kürt sorunu kimlik ve iradesi reddedilen Kürtlerin kimlik ve iradelerinin tanınmasıdır.

Maden zemini var, gelin ikinci yüzyılın saatini barış üzerine kuralım. İkinci yüzyılın saati, barış saati olsun. İnkar üzerine kurulan saatin yönünü şaşarız ama barış üzerine kurulan saat bize doğru yönü gösterir. Bunun için de birçok şey yapmak lazım. Tekçi, buyurgan siyasi dili terk etmek gerekiyor.”]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/bakirhan-bu-oyunlari-birakin-bu-yanlistan-donun-halkin-iradesine-saygi-gosterin</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Oct 2024 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/10/tuncer-bakirhan.png" type="image/jpeg" length="79402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan: Kandil'e çağrımız yok, asli muhatabımız bizzat Kürt kardeşlerimizdir]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/erdogan-kandile-cagrimiz-yok-asli-muhatabimiz-bizzat-kurt-kardeslerimizdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/erdogan-kandile-cagrimiz-yok-asli-muhatabimiz-bizzat-kurt-kardeslerimizdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kandil’e hiçbir çağrıları olmadığını belirterek, “Attığımız adımlardan geri durmayacağız. Bizim asli muhatabımız bizzat Kürt kardeşlerimizin kendisidir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin konuştu. Cumhuriyetin belli bir şahsın, meşrebin ve mezhebin ve belli bir etnik kökenin cumhuriyeti olmadığını belirten Erdoğan, “Bu cumhuriyet Alevinin de Sünninin de cumhuriyetidir. Bu cumhuriyet Türk'ün olduğu kadar Kürt'ün de cumhuriyetidir" diye belirtti.&nbsp;

BAHÇELİ'YE YANIT

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin PKK Lideri Abdullah Öcalan çağrısına yanıt veren Erdoğan, “Kronik sorunları çözmek, kardeşliğimizi büyütmek için bugün önümüze bir kez daha bulunmaz imkan çıktı. Devlet Bey tavır, konuşma ve siyasetiyle, cesur çıkışlarıyla daima tarihe not düşen, istikamet çizen bir liderdir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de yanıt veren Erdoğan, “Kardeşliğe açık katkı sağladığı için tebrik ediyorum. Tarihi bu kırılma noktasında Özel'in doğru yerde duracağına inanmak istiyorum. Devlet herkesin devleti olmalı. Bu yüzden Sayın Özel'i buradan tebrik ediyorum. CHP'nin Özel'in başkanlığında kardeşliğin safında yer alacağına inanmak istiyorum. Özel, şunu bilmen lazım; hukuksuzluğun olduğu yerde adalet olmaz, adil yönetim olmaz. Bunları öğrenmeye mecbursun. Coğrafyamız bir ateş çemberine dönüşmüşken terör örgütünün mensupları Esenyurt'u kasıp kavururken bundan neden rahatsız oluyorsun? Tam aksi mevcut yönetime destek vereceksin. Attığımız adımlardan geri durmayacağız. Bizim asli muhatabımız bizzat Kürt kardeşlerimizin kendisidir" ifadelerini kullandı.

'BÜYÜK FIRSAT YAKALANDI'

"Sayın Bahçeli'nin dediği gibi 'Türklerin ve Kürtlerin birbirini sevmesi dini ve siyasi farzdır" diye kaydeden Erdoğan, “Geçmişin yaralarını birlikte saracağız. Bunca yıldır her kesimin özgürlüğü için mücadele verdik. Pek çok alanda hayal dahi edilemeyecek yerlere geldik. Şimdi ülke ve millet olarak Sayın Devlet Bahçeli'nin, MHP'nin elini değil vücudunu taşına altına koymasıyla büyük fırsat yakalandı” dedi.

“KANDİL’E HİÇBİR ÇAĞRIMIZ YOKTUR”

Erdoğan; “Milletimizin terör kamburundan kurtulması noktasında gereken adımların atılmasını destekliyoruz gerisi laf-ı güzahtır. Terörü kurutacağız, kardeşliği büyüteceğiz. Devlet Bey'e şükranlarımı ifade ediyorum. Suriye’nin kuzeyindeki bölücü terör örgütüne, kandan beslenen Kandil’deki terör baronlarına hiçbir çağrımız yoktur, olamaz da. TUSAŞ'a yapılan saldırı göstermiştir ki teröristin anlayacağı tek dil terörle tavizsiz mücadeledir. Sevgili Kürt kardeşlerim senden bu eli samimiyetle tutmanı bekliyoruz. Türk Kürt olmadan, Kürt te Türk olmadan yaşayamaz. Türk Kürt Kardeşliğimizi biz hep birlikte savunduk bunlar Malazgirt Zaferi'nin, Kudüs'ün fethinin intikamını almak istiyorlar. Siyasetimizi 23 yıllık bir gecikmeden sonra olsa da kardeşliğe katkı sağladığı için Sayın Özel'i tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/erdogan-kandile-cagrimiz-yok-asli-muhatabimiz-bizzat-kurt-kardeslerimizdir</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Oct 2024 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/06/cumhurbaskani-erdogandan-30-haziran-mesaji.jpg" type="image/jpeg" length="83923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP’li Semih Yalçın MHP, oyun kurmuş, oyun bozmuş ama oyun oynamamıştır]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/mhpli-semih-yalcin-mhp-oyun-kurmus-oyun-bozmus-ama-oyun-oynamamistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/mhpli-semih-yalcin-mhp-oyun-kurmus-oyun-bozmus-ama-oyun-oynamamistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisince düzenlenen “Bir ve Birlikte Hilale Doğru Türkiye “ istişare toplantısının ilki Erzurum’da gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cemal Gürsel kapalı spor salonunda yapılan Erzurum, Ağrı ve Muş illerinin katılımı ile gerçekleştirilen istişare toplantısına Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Semih Yalçın, Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, Milliyetçi Hareket Partisi MYK üyesi Prof. Dr. M. Hanifi Macit, Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, çevre illerin il başkanları ve yöneticileri katıldı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Semih Yalçın, toplantının açılış bölümünde yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gerek Türkiye, gerek bölgemiz, gerekse yeryüzünün; zorlu bir tarih cenderesinden geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Semih Yalçın, “İnsanoğlu, belki de görebileceği en büyük küresel imtihanlardan biriyle sınanmaktadır. Fırtınalı bir iklimin hâkim olduğu günümüz dünyasında; bölgesel ve uluslararası zemin oldukça kaygan ve muhataralıdır. Konjonktür kurşun gibi ağır, hava hayli bulanık ve puslu, siyasi görüş mesafesi oldukça düşüktür. Önümüzü görmekte, istikametimizi tayin etmekte zorlanmaktayız. Ahir zaman, baş döndürücü bir hızla gözlerimizin önünden akıp gitmekte; hayat, avuçlarımızın arasından kayarken âdeta bir meçhule kanat çırpmaktadır” dedi,.

Prof. Dr. Semih Yalçın, dünyamızı saran kaos ve belirsizlikten, tereddüt ve tereddiden bilistifade, yeni bir sömürü düzeni tesis etmeye soyunan küresel aktörlerin, hiç olmadığı kadar yoğun mesai sarf ettiğini belirterek, “Eskinin kirli defterleri raflarından indirilmiş, yarım kalmış hesapları yeniden görmek için en kahpe mizanlar, en kalleş ittifaklar kurulmuştur. Doymak ve durmak bilmeyen küresel emperyalizm; harita değişimi, siyasi kadastro ve işgal için tutup her türlü alet ve edevatla, silah ve teçhizatla donattığı vekil ve taşeronlarını sahaya sürmüştür. Kaybetmekte olduğu evren jandarmalığını elinde tutmak için keçeyi suya atan baş emperyalist ABD, bütün riskleri göze almış görünmektedir.

ABD ve arkasından sürüklediği Batılı ikincil sömürgeci artıkları, av köpekleri gibi sahaya saldıkları taşeron ve vekillerini kör bir iştiha ve arzuyla desteklemektedir. Kimi devlet görünümünde, kimi de müttefik adı altında yapılandırılıp teşkilatlandırılmış olan taşeron ve vekiller; ağababalarının koruması ve gölgesi altında, büyük bir serbesti içinde kıyım ve katliamlar sahneye koymakta, kanlı terör eylemleri düzenlemektedir. Küresel canavarlar; emellerine nail olmak için her insanlık dışı yolu mubah, her cinayeti meşru, her yağma ve talanı helal addetmektedir. Taşeron ve vekiller de, dizginlerini tutanların verdiği cesaretle her türlü kötülüğü irtikap etmekte; insanlığın bütün erdemlerini, bütün birikim ve kazanımlarını ambar fareleri gibi yiyip tüketmektedir. Böyle badireli zamanlarda ihtiyacımız olan ilk şey; pusula olup yön ve rehberlik edip yol gösteren, aklıselim sahibi, bilge bir liderin varlığıdır.

Milletimizi selamete çıkarmanın, devletimizi hedefe kazasız belasız ulaştırmanın yolu; lidere ittiba etmekten, aksakallı bir rehberin söz ve nasihatlerine uymaktan geçmektedir. İkincisiyse bir olmak, iri olmak, diri olmaktır. Birbirimize sıkı sıkıya sarılmaktır. Toplumsal barışa tutunmak, bin yıllık kardeşlik hukukuna dayanmaktır. Birlik ve beraberlik; bizi belirsizliklere, fırtınalı havalara, dış etkenlere, haricî ve dâhilî tehlikelere karşı mukavemetli kılacaktır” diye konuştu.

MHP Genel Başkan Bahçeli’nin tarihi çağrısı

Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin bölgede giderek genişleyen ve dünyayı sarmakta olan yangın karşısında bilge lider hususiyeti ve devlet adamı tecrübesiyle siyasi tarihimiz açısından dönüm noktası oluşturan bir çağrı yaptığını söyleyen Prof. Dr. Semih Yalçın, açıklamasını şöyle sürdürdü;

“Sayın Devlet Bahçeli, doğrudan Türkiye’nin bekasına, milletimizin egemenliğine dönük emperyalist tehdidi savuşturmak üzere herkesi, her kesimi gönül seferberliğine, birlik ve beraberliğe davet etmiştir. Bu davet; içeriye olduğu kadar dışarıya da dönük mesaj taşımaktadır. Bu davet, yerel siyasi aktörler kadar uluslararası güç odaklarına da yönelik bir hamledir. Genel başkanımızın daveti, ABD başta olmak üzere millî bütünlüğümüzü hedef alan küresel aktörlerin bölgeye dönük planlarını buruşturup çöpe atmıştır. Kirli hesapları boşa çıkarmıştır. Oyun kökünden değişmiş, tuzaklar bozulmuştur. Coğrafyamızda sözün ve egemenliğin sahibinin kim olduğu; millet vicdanını yansıtan, varlık refleksini temsil eden en kararlı siyasi partinin liderinin ağzından duyurulmuş, hatırlatılmıştır. Her ne kadar kelam ve tavır Devlet Bahçeli’ninse de, söz; hâkimiyetin sahibi olan milletindir.

Sayın Devlet Bahçeli, milletin hissiyat ve kararını, devlet aklını temsil etmektedir. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, söz konusu çağrısıyla milletimizin bu coğrafyada hangi şuurla egemen olduğunun dersini de vermiştir. Bu, iktidar olma hırsından ve siyasi basiretsizliklerinden ötürü ülkenin gerçeklerini görmeyenler için bir nevi ikazdır. Yaklaşan küresel tehdidi algılamayanları uyarmayı, uyandırmayı amaçlayan, “köprüden önceki son çıkış” hatırlatmasıdır.

Sayın Genel Başkanımızın siyasi paradigma değişikliği niteliğindeki hamlesi; “MHP’nin genel mutabakat gerektiren nazik konularda çözümün önünde engel olduğu” şeklindeki yanlış algıyı, önyargıyı da kırmıştır. Yakın siyasi tarihimiz iyi araştırılırsa görülecektir ki Sayın Genel Başkanımızın çıkışı; MHP'nin 55 yıllık geleneksel sorumlu, yapıcı ve uzlaşmacı politikalarının devamı ve son numunesidir. MHP daima Türk siyasetinin yolunu tıkayan değil, bilakis önünü açan siyasi parti olmuştur. MHP; milletimizin güvenlik, esenlik ve refahı neyi icap ettiriyorsa, devletimizin çıkarları neyi gerektiriyorsa siyasetini ona göre belirlemiştir.

MHP; siyasi hayatı boyunca oyun kurmuş, oyun bozmuş ama oyun oynamamıştır. Şurası bir hakikattir ki büyük hamleleri, büyük çıkışları, büyük liderler ve büyük siyasi partiler yapar. Siyaset, korkakların işi değildir. O bakımdan onlar, siyaseten risk alır, cesur davranırlar. MHP Lideri de öyle yapmıştır. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, bütün siyasi riskleri göze alarak yaptığı çağrının ne kadar yerinde ve anlamlı olduğu, bölücü terör örgütü PKK’nın TUSAŞ’a yaptığı alçakça saldırıyla ortaya çıkmıştır. Malum çağrının; çok önemli temellere, sağlam gerekçelere ve liderlik ferasetine dayandığı hemen anlaşılmıştır.

Sayın Genel Başkanımızın tarihî daveti kamuoyunda ciddiyetle değerlendirilirken ve bu hususta geniş bir konsensus hasıl olmaya başlamışken; küresel emperyalizm, başlamakta olan müspet iç süreci sabote etmek üzere düğmeye basmıştır. Cumhuriyet’imizin kuruluşunun 101. yıldönümünü idrak ettiğimiz şu günde, bu tür hainane saldırıların, ülkemizi, “21. Yüzyılda Lider Ülke Türkiye” hedefinden döndüremeyeceğini buradan bir kez daha ilan ediyoruz.

Bu neviden terör eylemlerinin, yılgınlığa ve korkuya kapılmak şöyle dursun; aksine bizim azmimizi tetiklediğini, varlık irademizi bilediğini, egemenlik yolunda kararlılığımızı ziyadesiyle arttırdığını tekraren duyuruyoruz. Şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifalar diliyoruz. Ailelerine ve aziz milletimize sabrı cemil temenni ediyoruz. Savunma sanayi alanında lokomotif işlevi gören TUSAŞ’a dönük saldırı, bir mesaj içermektedir. Küresel canavarlar, taşeronları üzerinden iç kamuoyunda güvensizlik algısı oluşturmak istemiştir. Hain terör saldırısının zamanlaması kadar belli bir mekân ve tesisin seçilmesi tesadüf değildir.

Zira saldırıya uğrayan kurum, Türkiye’yi yeni yüzyılda tam bağımsızlık hedefine götürecek devasa bir savunma sanayisi tesisidir.

Silah ambargolarıyla, aba altından sopa gösterme seanslarıyla terbiye edilmek istenen Türkiye’nin; savunma sanayiinde kendi yağıyla kavrulmaya başlaması, düşmanlarımızın çirkin kozlarını ellerinden almıştır. Bu terör eylemi, aynı zamanda devlet aklının çalışmasını ve iç uyum barışın sağlanmasını, millî mutabakatın takviyesini engelleme girişimidir. Taşeronları yönlendiren emperyalistler, ileride daha şuursuzca, daha şaşkın, daha telaşlı eylemler planlayıp üzerimize gelmek isteyebilirler. Ancak neye kalkışsalar, hangi tezgâhlara başvursalar başaramayacaklardır.”

MHP’yi güçlü, etkin ve farklı kılan husus da siyasetteki sarsılmaz duruşudur

“Türkiye; maruz kaldığı meydan okumalara cevap verebilecek, tehlikeleri bertaraf edebilecek, tehditlerin üstesinden gelebilecek güce ve iradeye sahiptir” diyen Prof. Dr. Semih Yalçın, “Düşmanlarını caydırabilecek imkânlara ve birikime maliktir. Toplum psikolojisini olumsuz yönde etkileyip milletimizi güvensizlik ve ümitsizliğe sevk etmeye, partimizin başlattığı birlik beraberlik sürecini sabote etmeye dönük çabalar akamete uğratılacaktır. Manipülasyona, spekülasyona, içeride kaos üretme çabalarına izin verilmeyecektir

Her türlü asimetrik terör saldırısına rağmen Türkiye; sükûnetini, vakarını koruyacaktır. Türkiye, her zamankinden daha büyük bir cesaret, celadet ve kararlılıkla tam bağımsızlık yolunda ilerleyecektir.

MHP ve Cumhur İttifakı olarak, iç ve dış tehlikelere karşı her anlamda hazırlıklı, müteyakkız ve kararlı olmayı önemsiyoruz. Ünlü yazar Tolstoy’un şöyle bir sözü vardır: “İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruştadır.” MHP’yi güçlü, etkin ve farklı kılan husus da siyasetteki sarsılmaz duruşudur.

MHP olarak, başlattığımız 21. Yüzyılda Lider Ülke Türkiye yürüyüşü sırasında, sırtımızda hiçbir suni yük olsun istemiyoruz. İster ucu içeride olsun ister dışarıda, hiçbir muhataralı angajmanı kabul etmiyoruz. Hiçbir vesayet, hiçbir vekâlet istemiyoruz. Türkiye'nin geleceğini küresel aktörlerin, yabancı çıkarlarının belirlemesine kalıcı olarak son vermek azmindeyiz” şeklinde konuştu.

Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/mhpli-semih-yalcin-mhp-oyun-kurmus-oyun-bozmus-ama-oyun-oynamamistir</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Oct 2024 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/10/mhp-yalcin.png" type="image/jpeg" length="80474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli: Gazze’yi yurdumuza taşımak istiyorlar]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/bahceli-gazzeyi-yurdumuza-tasimak-istiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/bahceli-gazzeyi-yurdumuza-tasimak-istiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Gazze’yi yurdumuza taşımak istiyorlar” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[MHP, “Vefatının Yüzüncü Yılında Ziya Gökalp” başlıklı sempozyum programı düzenledi. Parti genel merkezinde gerçekleşen programa MHP Lideri Devlet Bahçeli, başkanlık divanı ve parti üyeleri katıldı. Sempozyumda konuşan Bahçeli, “Merhum Ziya Gökalp’i doğru tanımak; hayatını, eserlerini, ilmini ve fikri mirasını detaylarıyla bilmek özellikle Türk milliyetçilerinin, vatan ve millet sevgisiyle dolup taşan milli yüreklerin, kanaatimce temel önceliği olmalıdır. Hasreti çekilen, dokunaklı sözleriyle kalplere nüfuz eden, dinledikçe emsalsiz duygular eşliğinde ilk günkü heyecanı veren ölümsüz bir eserin icracısı ve ihyacısı mevkiindeki bir sanatlar neyse, Merhum Gökalp tıpkısının aynısıdır. O, hakikatli bir münevver, hokkayla mürekkebi beyaz sayfalarda buluşturup fikir kalıbına döken mütehassıs bir mürşit ve mütefekkirdir. Aynı zamanda Türk tarihinin haysiyetli çağrısı, Türk milletinin hürriyet saçan çehresidir” ifadelerini kullandı.

“Onun Türklüğe bakışı laboratuvar ya da biyolojik menşeli olmamıştır”

Ziya Gökalp’in Türkiye’de sosyolojinin kurucusu, halk biliminin öncülerinden, kültür ve medeniyet tarihinin de kilit ismi olduğunu ifade eden Bahçeli, “Gökalp Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin fikri ve teorik istikametini sıfır hatayla tayin etmesiyle milli gönüllerde taht kurmuştur. Milli kültür tarifi ve medeniyet tasviriyle Türk düşünce hayatına damga vurmuş, mümkün ve muhtemel kimlik buhranlarına fikir kanatlarını açarak ta o yıllardan engel olmaya çalışmıştır. Nitekim bu mihverdeki çalışmaları ve hayranlık uyandıran çalışkanlığı onu bir adım öne taşımış ve gıptayla takip edilen Türk filozofu yapmıştır. Onun Türklüğe bakışı laboratuvar ya da biyolojik menşeli olmamıştır. Irkı yalnızca atlarda arayan, ırkçılığı elinin tersiyle itip ademe mahkum eden milli birlik ve kardeşlik dirayetiyle millet şuuruna sahip çıkmış, destek vermiş, sonuna kadar bu kararlı çizgide mahfuz kalmıştır” dedi.

"Millet, dil bakımından müşterek olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden mürekkep kültürel bir zümredir"

Ziya Gökalp’in 25 Aralık 1922 tarihinde Küçük Mecmua’da yayımlanan bir makalesindeki yazısı hakkında konuşan Bahçeli, “Gökalp milletin ne olduğunu anlamak için, öncelikle ne olmadığının tetkik edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ona öre, ilk olarak millet coğrafi bir zümre değildir. İkinci olarak, ırk ve kavmiyet değildir. Üçüncü olarak, bir imparatorluk dahilinde müşterek bir siyasi hayat yaşayanların mecmuu değildir. Dördüncü olarak, bir şahsın kendisini, keyfine ve çıkarına uyarak mensup gördüğü bir cemiyet de değildir. Milletin teşekkül ve tekamülünde, diğer mühim unsurların yanı sıra eğitim, kültür ve duygudaşlığı işaret eden odur. Merhum Gökalp’in akıl ve ahlak imbiğinde damıtılan millet tanımı aynısıyla şudur; 'Dil bakımından müşterek olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden mürekkep kültürel bir zümredir.’ İnsani şahsiyetimizin bedenimizde değil, ruhumuzda olduğunu söyleyen odur. Maddi meziyetlerimizin soyumuzdan, manevi meziyetlerimizin de terbiyesini aldığımız cemiyetten geldiğini vurgulayan gene odur” şeklinde konuştu.

“O bir devrin dimağı, aklı, siyasi ve fikri ahlak kutbudur”

Hapishane köşeleri, sürgün yılları, haksız eleştiriler, maksatlı saldırılar, asılsız suçlamalar, hatta iftira boyutundaki sataşmaların Gökalp’i davasından ve millete sevdasından vazgeçiremediğini dile getiren Bahçeli, “O bir devrin dimağı, aklı, siyasi ve fikri ahlak kutbudur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilham ve iradesinin arka planındaki Türk aklı ve Türk düşünce kahramanıdır. Dilinden düşürmediği mefkûresi tükenmez coşkuların, bitmez ümitlerin kurumayan kaynağı ve suyu kesilmeyen şadırvanıdır. Türk milletinin vicdanını, dayanışmasını, estetik zevkini, tarihsel ilkelerini, dilini töresini, kutlu mazisini, kültürel müktesebatını, medeniyet ve millet kavramlarını sosyoloji disipliniyle analiz etmiş, muazzam bir fikri külliyatı kısa hayatına sığdırmıştır. Tarihten ders ve ibret almasını bilmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

“Şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak hiçbir yanlışın içine girmedik, girmeyi aklımızın ucuna dahi getirmedik”

Türkiye Cumhuriyeti’nin 101’inci yıl dönümünde, her türlü tehdidi, her neviden tehlikeyi, dalga boyu yükselen melanet ve cinayet planları milli dayanışma ruhuyla ve manevi direnç atılımıyla berhava etmekten başka ikinci bir seçenek tanımayacaklarının altını çizen Bahçeli, “Biz dersimizi tarihten satır satır aldık. Fikrimizin gücünü ve görkemini Ziya Gökalp’ten aldık. Azmimizi ve cesaretimizi ecdadımızda, Milli Mücadele kahramanlarından edindik. Aziz şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak hiçbir yanlışın içine girmedik, girmeyi aklımızın ucuna dahi getirmedik. Hep söyledim, yine söylüyorum: Türk'üz, Türkçüyüz, kaynağını Türk-İslam ülküsünde bulmuş Türk milliyetçileriyiz” dedi.

“İran’ın vurulması tırmanan gerilim hatlarını kontrol edecek eylemsel simülasyondur”

İsrail’in dün geceki İran’a saldırısına ilişkin Bahçeli, “Gece saatlerinde İsrail’in misilleme bahanesiyle, İran’ın Tahran, Huzistan ve İlam eyaletlerine düzenlediği hava saldırısı yalnızca taktik, stratejik ve nokta hedefli bir operasyondur. Bunun yanı sıra Orta Doğu’daki muhtemel kanlı ve kesif boğuşmanın test safhası, deneme tahtasıdır. İran’ın vurulması, bölgesel refleksleri, doğacak irili ufaklı tepkileri, tırmanan gerilim hatlarını kontrol edecek eylemsel simülasyondur. Adım adım vatanımıza ulaşacak ve musallat olacak Davut Koridoru’nu aktif etmek için fırsat kollayanların ABD destekli İran saldırısı ara bir istasyondur. İran’a yapılan saldırıyı kınıyorum” şeklinde konuştu.

“Gazze’yi yurdumuza taşımak istiyorlar”

İsrail’in Anadolu’yu çevrelemek maksadıyla küresel cinayet ve rezalet mekanizmasında toplaşan diğer Türkiye düşmanlarını yedeğine alarak Türkiye’ye gelmeyi planladığını söyleyen Bahçeli, “Gazze’yi yurdumuza taşımak istiyorlar. Bunun için istihbarat tezgahlarına, kapalı devre oyunlara ve işbirlikçi tahriklerine müracaat ediyorlar. Lütfen uyanık olalım, birbirimizden kopmamız projelendiriliyor. Birbirimize yüz çevirmemiz, surat asmamız, el uzatmak yerine yumruk sıkmamız dayatılıyor.23 Ekim 2024 Çarşamba günü, Kahramankazan’daki TUSAŞ tesislerine yapılan terör saldırısı PKK/YPG/PYD’nin kimlerin maşası olduğunu açıklıkla gözler önüne sermiştir. PKK, Türk’ün de, Kürt’ün de, hatta yaşayan her canlının da düşmanıdır. Bölücü terör örgütü PKK’nın efendileri, Sayın Cumhurbaşkanımızın BRİCS toplantısına katıldığı gün, bizim de Salı günkü tarihi çıkışımızın hemen ardından Türkiye’ye terör baronlarının talimatıyla kanlı mesaj vermişlerdir. Bu kanlı mesaj ayaklarımızın altında çiğnenmiştir. Suriye’den sızan hainler imha edilmişler, şehitlerimizin acısıyla sızlayan gönüller teröre karşı tek ses olmuşlardır. Teröristler ile onları üzerimize salan muhasım unsurlar sonuç alamayacaklar, Türkiye’yi geçemeyecekler, yolumuzdan ve mücadele kararlılığımızdan geri çeviremeyeceklerdir” ifadelerini kullandı.

“Türk siyasetinde gerçek halkçı Milliyetçi Hareket Partisi’dir”

Konuşmasının Ziya Gökalp’in saf ve duru halkçılığını benimsediklerinin altını çizen, “CHP’nin halkçılığını da seçkinci, zümreci, halka rağmen halk adına siyaset yapan dayatmacı bir anlayış olarak görüyor, böyle olduğunu nesnel ve tarihsel verilere dayanarak iddia ediyoruz. Çünkü Gökalp’e göre, Türkçülük ve halkçılık, toplumsal tabakalaşmaya, sınıf farklılığına kapalı bir düşünce sistemidir. Ona düşüncesine göre; ulus-devlet veya milli devlet, mesleki örgütlenmenin egemenliği üzerine kurulu bir halkçılığa dayanmaktadır. Türk siyasetinde gerçek halkçı Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Türk milliyetçisi kesinlikle ve aynı zamanda halkçı, halkın sesi ve tercümanıdır” dedi.]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/bahceli-gazzeyi-yurdumuza-tasimak-istiyorlar</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Oct 2024 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/10/devlet-bahceli.jpg" type="image/jpeg" length="77104"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan: Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimsenin girmesine müsaade etmeyeceğiz]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/erdogan-terorsuz-turkiye-hedefimizle-aramiza-kimsenin-girmesine-musaade-etmeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/erdogan-terorsuz-turkiye-hedefimizle-aramiza-kimsenin-girmesine-musaade-etmeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen SAHA EXPO'da yaptığı konuşmada, "Tuzağa düşmeyeceğiz, hedeflerimizden kopmayacağız, kardeşliğimizden, birlik ve beraberliğimizden taviz vermeyeceğiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı SAHA EXPO'da konuştu. Önceki gün Türk Havacılık ve Uzay Sanayi Şirketi TUSAŞ'ın Kahramankazan'daki yerleşkesine düzenlenen terör saldırısına ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle bu kalleş ve alçak terör saldırısında şehit olan kahramanlarımıza Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Şehitlerimizin acılı ailelerine, sevenlerine ve TUSAŞ'ımızın mensuplarına başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin fedakarlıklarını daima şükranla hatırlayacağız. Burada öncelikle bir hususun bilinmesini isterim. Her ne kadar şehitlerimiz sebebiyle acımız büyük olsa da Türkiye Yüzyılı ülkümüze kast eden alçaklarla mücadele azmimiz çok daha büyüktür. Bu tarz kalleşliklerle bize geri adım attıracaklarını zannedenlerin tepesine binmeye, inlerini başlarına geçirmeye devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bekasına yönelik tüm tehditleri kaynağında bertaraf etme gücüne, kapasitesine ve kararlılığına sahiptir. Türkiye 85 milyon vatandaşının topyekün kenetlenmesiyle her türlü tuzağı bozacak basirete de hamdolsun ziyadesiyle haizdir. Şu gerçeği herkes yakında görecektir. Milletimizin huzur ve güvenliğini hedef alan her türlü saldırı akim kalacak, başarısız olacak, en sonunda dönüp kandan beslenen terör baronlarını vuracaktır. TUSAŞ'taki terör eylemini düzenleyen bölücü terör örgütü üyesi hainlerin ikisi de ölü olarak ele geçirilmiştir. Hava kuvvetlerimiz ve MİT Başkanlığımız bu alçak saldırıya cevabımızı Suriye ve Irak'taki terör hedeflerini yok ederek kat be kat fazlasıyla vermiş, şehitlerimizin mübarek kanlarını yerde bırakmamıştır. Savunma sanayii çalışanlarımız da saldırıdan hemen sonra ‘Hainlere inat daha fazla çalışacağız, daha fazla üreteceğiz’ diyerek bu milletin nasıl yenilmez bir irade, nasıl sarsılmaz bir imana sahip olduğunu göstermişlerdir. İstiklal Marşımızdaki o asil ruha bir kez daha şahit olduk. ‘Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun korkma, nasıl böyle bir imanı boğar? Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.’ Evet, teröre meydan okuyan TUSAŞ personelimizin şahsında bu millet, yenilmeyeceğini, yıkılmayacağını, alçakları yurduna asla uğratmayacağını dost, düşman herkese bir kez daha ilan etmiştir” dedi.



"85 milyonun kardeşçe barış ve huzur içinde yaşadığı terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimsenin girmesine müsaade etmeyeceğiz"

Konuşmasında 'terörsüz Türkiye' vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu kalleşliklerin arkasındaki niyetin ne olduğunu çok net görebiliyoruz. Biz kiralık katil sürülerinin emellerinin ne olduğunun da gayet farkındayız. Aynı şekilde basiret ve feraset sahibi milletimiz de bölücü canilerin kanlı eylemlerinin hangi amaca hizmet ettiğinin bilincindedir. Dünkü güvenlik toplantımızda hain terör saldırısını ve atacağımız adımları detaylıca ele aldık. 85 milyonun kardeşçe barış ve huzur içinde yaşadığı terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimsenin girmesine müsaade etmeyeceğiz. Herkes şunu çok iyi anlasın; hiçbir hasmane terör saldırısı bu milletin ezeli ve ebedi kardeşliğini bozamaz, Türkiye Yüzyılı'nın inşasına engel olamaz, büyük ve güçlü Türkiye idealimizin önüne set çekemez. Türkiye düşmanlarının ülkemizi karanlığa sürüklemesine izin vermeyiz, vermeyeceğiz. Allah’ın izniyle Türkiye Cumhuriyeti sadece tüm terör örgütlerinden değil, bu cinayet şebekelerini üzerimize salan emperyalist çetelerden de daha büyüktür, daha güçlüdür, daha dirayetlidir. Oyun kuranların oyunlarını tek tek başlarına geçirecek köklü devlet tecrübesiyle mücehhezdir. Bugüne kadar terörle mücadelemizi daima çok katmanlı, elimizin altındaki tüm araçları, bütün imkanları kullanarak yürüttük. İnşallah bundan sonra aynı stratejik akılla mücadelemizi sürdüreceğiz. Tuzağa düşmeyeceğiz, hedeflerimizden kopmayacağız, kardeşliğimizden birlik ve beraberliğimizden taviz vermeyeceğiz. Ortada hiçbir sebep yokken aylar öncesinden Türkiye için iç karışıklık senaryoları yazan müstevlilerin heveslerini yine kursaklarına koyacağız" diye konuştu.

"Terör eylemi akabinde milletimizin yanı sıra muhalefet dahil siyasi partilerimizin benimsediği müşterek duruşu takdirle karşılıyoruz"

Terör eyleminin ardından milletin yanı sıra muhalefet dahil siyasi partilerin benimsediği müşterek duruşu takdirle karşıladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çağrımıza uygun şekilde kardeşlik ekseninde birbirine kenetlenen tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Ancak burada bir üzüntümü de ifade etmek durumundayım. Terörün gayesi sadece kan dökmek, masumları katletmek değildir. Terörün asıl amacı toplumda korku ortamı oluşturmaktır. Ülkemizde kimi çevreler maalesef bilerek veya bilmeyerek terörün bu hedefine ulaşmasına bir nevi aracılık yapmaktadır. Bakınız hiçbir oto kontrolün hiçbir ahlaki değerin ve denetimin olmadığı sosyal medya mecralarını bir tarafa bırakıyorum. Çünkü orası zaten söz konusu Türkiye olduğunda terör eyleminin eksik kalan yanlarını tamamlayan bir operasyon aygıtına dönüşmüş durumda. Batıda bir terör eylemi gerçekleştirildiğinde gösterdikleri hassasiyetin ülkemize gelince esirgendiğini şimdiye kadar defalarca tecrübe ettik. Artık onlardan tutarlı, ahlaklı, ilkeli, vicdanlı bir duruş beklemiyoruz. Bizi asıl üzen; böyle meselelerde çok daha sorumlu, çok daha titiz yayın yapmasını beklediğimiz kendi yazılı ve görsel medyamızdır. Son dönemde medyamız bu tür hadiselerde çok kötü bir sınav veriyor. Hepimizi yaralayan menfur cinayetlerde sergilenen sorumsuzluğun bir benzerinin TUSAŞ’taki terör eyleminde de tekrarlandığını görüyoruz. Bunun kabul edilebilir, mazur ve makul görülebilir hiçbir yanı yoktur. Milletin, memleketin, devletimizin güzide kurumlarının hak ve çıkarlarının reyting yarışlarına feda edilmemesi gerekiyor. Tabii görüntüleri filtresiz bir şekilde milletin huzuruna boca edenler ne kadar büyük yanlışın içindeyse, bu görüntüleri servis edenler de devletimizin ve kurumlarımızın güvenliğine telafisi zor zararlar vermektedir. Bundan sonra bu tür sorumsuzlukların üzerine daha kararlı gideceğiz. Medyamızdan ve siyasetçilerimizden teröre karşı yürütülen mücadelenin topyekün ve çok boyutlu bir mücadele olduğunu her zaman göz önünde bulundurarak hareket etmelerini bekliyoruz. Rabbim tüm şehitlerimizin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin diyorum" diye konuştu.

"SAHA EXPO savunma sektöründe önemli bir platform haline gelmiştir"

SAHA İstanbul'un bundan 9 sene önce savunma ve havacılık sektörünün lokomotifi olma hedefiyle kurulduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yerlilik oranlarını artırmayı, kritik teknolojileri ülkemize kazandırmayı, uluslararası rekabet gücümüzü yükseltmeyi amaçlayan SAHA İstanbul, kuruluşundan bu yana geçen sürede çok büyük mesafe kat etti. SAHA İstanbul bugün 52 farklı sektörden üyeye, bin 200’ü aşkın şirkete, 29 üniversiteye ve 45 şehre yayılmış geniş bir ağa ulaşmıştır. Kısa sürede ulaşılan bu geniş ağı, savunma ekosistemimiz adına çok kıymetli buluyorum. SAHA EXPO’nun ise Türk şirketlerini küresel pazarla buluşturan bir köprü vazifesi üstlendiğine tanık oluyoruz. 2018’de ilki düzenlenen SAHA EXPO Fuarı ile ülkemiz firmalarının iş geliştirme ve ihracat çabalarını samimiyetle destekliyoruz. Rakamlar SAHA EXPO’nun sektörde geldiği seviyeyi ortaya koymaktadır. 150 binden fazla ziyaretçi, 300’ün üzerinde delegasyon, 150’den fazla alıcı delegasyonu, 120’yi aşkın ülkeden üst düzey katılım, bin 400’den fazla şirket iştiraki ile SAHA EXPO memnuniyetle belirtmek isterim ki savunma sektöründe önemli bir platform haline gelmiştir. Yine fuar boyunca 4,6 milyar doları ihracat sözleşmesi olmak üzere toplam 6,2 milyar dolarlık anlaşmaların imzalanacak olması da dikkate değerdir. Geçen yıl biliyorsunuz savunma ve havacılık sektörümüz toplam 5,6 milyar dolarlık ihracat rakamları yakalamıştır. SAHA EXPO’da neredeyse bu tutara yakın ihracat sözleşmelerine imza atılmış olacak. Ülkemize bu önemli başarıları yaşatan SAHA EXPO’yu ve tüm katılımcı firmalarımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

"Son 22 yılda savunma sanayii alanında tam anlamıyla bir destan yazdık"

Türkiye'nin global savunma sanayii sektöründe güçlü bir oyuncu olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu başarı, teknolojiyi tasarlama, geliştirme ve üretme yanında stratejik işbirlikleri ve uluslararası projelerle de perçinleniyor. Bununla ne kadar iftihar etsek inanın azdır. Bakınız burada bazı güncel ve çarpıcı verileri sizlerle paylaşmak isterim. 2002’de savunma ihracatımız 248 milyon doları ancak buluyordu. Biz bunu aldık, biraz evvel de ifade ettiğim gibi 5,6 milyar dolara çıkardık. Sadece geçen yıl 185 ülkeye, 230’dan fazla savunma ürünü ihraç ettik. Savunma ve havacılık ihracatımız bu yıl eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32 oranında yükseldi. İlk 9 aydaki ihracatımızda da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,2’lik bir artış oldu. Son 12 ayda gerçekleşen ihracatımız ise yüzde 10,4’lük artışla 6 milyar 15 milyon dolara ulaştı. Sadece 2024 yılı içerisinde savunma sanayii şirketlerimiz 178 farklı ülkeye ürün ihraç ederek ciddi bir rekora imza attı. Özellikle Bayraktar TB2, AKINCI, ANKA, AKSUNGUR gibi insansız hava araçlarımız dünyada büyük yankı uyandırmış ve oyun değiştirici olarak nitelendirilmiştir. Önümüzdeki dönemde buna insansız savaş uçaklarımız, KIZILELMA ve ANKA-3'ü de eklemeyi planlıyoruz. Bu asimetrik savunma ürünlerimizin de envantere girmesiyle Türkiye bu alandaki hakimiyetini daha da tahkim edecektir. Savunma sanayiinde yerlilik oranımızı hamdolsun yüzde 80'in üzerine çıkarmış durumdayız. Artık sadece kendi ihtiyaçlarımızın ezici çoğunluğunu teminle kalmıyor, dost ve müttefik ülkelerin güvenliğine de güçlü destek sağlıyoruz. Önümüze çıkartılan tüm engellere, maruz kaldığımız gizli-açık ambargolara, içimizdeki ihanet şebekelerinin sabotajlarına, müttefiklik hukukunu ayaklar altına alan kısıtlamalara rağmen son 22 yılda savunma sanayii alanında tam anlamıyla bir destan yazdık. Bu gerçeği muhalif, dost, düşman herkes görüyor, kabul ediyor. Türkiye'nin başarılarını kendilerine örnek alıyor. Bilhassa 2002 öncesi yıllarda teröre karşı mücadele eden paşalarımız, askerlerimiz, güvenlik kuvvetlerimiz Türk savunma sanayinin nasıl bir başarı hikayesine imza attığını çok iyi biliyor" ifadelerini kullandı.

"Ülkemizin kutlu yürüyüşünü engelleyemeyeceklerdir"

Askerin, polisin ihtiyaç duyduğu en basit malzemelerin bile tedarik edildiği Türkiye'ye asla yakışmayan o eski Türkiye tablosuna son verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terör örgütlerine karşı yürüttüğü meşru operasyonlarında dahi başka ülkelerin silahına, aracına gerecine muhtaç olan bir ülkeyi savunma hamlelerimiz neticesinde dışa bağımlılıktan büyük oranda kurtardık. Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile Çelik Kubbe'nin uzun menzil hava savunmadaki gücü siper ve diğer pek çok projemizde kendimizi sürekli geliştirmeye çalışıyoruz. Bu çerçevede uzun menzilli füze yeteneklerimizi güçlendirmeye bunlara yönelik adımlarımızı da kararlılıkla atıyoruz. Sizlerin desteği ve gayretiyle çok daha iyi yerlere geleceğinden şüphe duymuyorum. Tüm bunlarla birlikte uydu teknolojilerinde de devamlı bir atılım halindeyiz. Ülkemizi kendi uydularını geliştirebilen, üretebilen test edebilen bir konuma çıkarıyoruz. Geçtiğimiz yıl uzaya fırlattığımız Türkiye'nin ilk yerli ve milli gözetleme uydusu İMC ile artık dünyanın her yerinden herhangi bir kısıtlamaya tabi olmadan görüntü alma imkanına sahibiz. TÜRKSAT 6A projesiyle de haberleşme uydularının üretimi alanında kendi uydusunu yapabilen sayılı ülkeler arasına girdik. TÜRKSAT 6A ve İMECE projelerinde edindiğimiz kabiliyetleri, Ay misyonumuzun hazırlık ve gerçekleştirme süreçlerinde de kullanacağız. Bölgemizde yaşanan kritik gelişmeler, bize savunma, havacılık ve uzay teknolojilerinde hiçbir alanı ihmal etmemiz gerektiğini hatırlatmaktadır. Gerek Gazze’de 50 bin masumun acımasızca katledildiği soykırımda, gerekse Lübnan’a yönelik saldırılarda gördük ki Türk savunma sanayii her açıdan güçlü olmak zorundadır. Sadece kendi vatandaşlarımızın güvenliği için değil, bölgemizde huzur ve istikrarın temini için de caydırıcılığımızın zirvede olması zarurettir. Şayet bugün kimseden izin almadan, kimseden çekinmeden zalimlere en güçlü tepkiyi gösterebiliyorsak, bunun arkasında savunma sanayiimizin 22 yılda elde ettiği göz kamaştıran başarılar bulunuyor. İnşallah bu başarı grafiğimiz yükselmeye devam edecek. Şundan tüm milletimiz emin olsun Türkiye'nin savunma sanayindeki bağımsızlık yürüyüşü sadece ülkemiz için değil mazlumlarla birlikte tüm dünya için yeni bir dönemin habercisidir. Türkiye Yüzyılı hem içerde hem de dışarıda barışın huzurun adaletin, refahın ve ekonomik kalkınmanın hakim olduğu bir asır olacak. Ne eli kanlı caniler ne de bu canileri üzerimize salanlar ülkemizin kutlu yürüyüşünü engelleyemeyeceklerdir. tüm saldırılara tüm provokasyonlara rağmen yürüyüş hızlanarak devam edecektir" dedi.]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/erdogan-terorsuz-turkiye-hedefimizle-aramiza-kimsenin-girmesine-musaade-etmeyecegiz</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Oct 2024 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/10/erdogan-savunma-sanayi.jpg" type="image/jpeg" length="97570"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti’den açıklama: Demokratik çözüm çerçevesinde sorumluluk almaya hazırız]]></title>
      <link>https://cermikgazetesi.com/dem-partiden-aciklama-demokratik-cozum-cercevesinde-sorumluluk-almaya-haziriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://cermikgazetesi.com/dem-partiden-aciklama-demokratik-cozum-cercevesinde-sorumluluk-almaya-haziriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Partimiz verdiği mücadeleyle demokratik çözüm çerçevesinde sorumluluk almaya, inisiyatif göstermeye hazırdır. Bu konu bizim için nettir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, güncel gelişmeleri ilişkin açıklama yaptı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, güncel gelişmelere ilişkin partisinin Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında konuştu.

Doğan, Öcalan üzerindeki tecridin devam ettiğini belirterek, Ömer Öcalan’ın paylaştığı mesajı yineledi.

Doğan, Ömer Öcalan’ın kamuoyu ile paylaştığı mesajı hatırlatarak, “Tecrit devam ediyor. Koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim.' Sağlığı iyiydi ve herkese çok selamı vardı." İfadelerini tekrarladı.

‘KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN DEMOKRATİK SİYASET HAZIR’

Kürt meselesinin çözümü için hazır olduklarına vurgu yapan Doğan, “Kürt meselesinin çözümü ciddiyetle yaklaşmak gerektirir. Geçmiş tecrübelerden dersler çıkarmak gerekir. Sayın Öcalan’ın sağlığı yerinde. Bu konudaki spekülasyonlar maksatlıdır. Onurlu bir barış, demokratik çözüm kanalı açmak istiyorsanız bunun savaşmaktan zor olduğunu biliyoruz. Yapılan açıklamalara titizlikle yaklaşıyoruz. Tüm kurullarımız bunu değerlendiriyor. Partimiz verdiği mücadeleyle demokratik çözüm çerçevesinde sorumluluk almaya, inisiyatif göstermeye hazırdır. Bu konu bizim için nettir. Şunun bilinmesini isteriz ki Kürt sorununun çözümü ve kalıcı bir barış için herkesin soluk alabilmesi için Kürt siyasetinde DEM Parti çatısı altında ya da dışında karşı karşıya gelecek aktör yoktur. Kimse boşu boşuna heveslenmesin. DEM Parti olarak diyoruz ki, Sayın Öcalan hazır, demokratik siyaset de hazır. Gelin birlikte barış iklimi yaratalım. Bunun bir sürece dönüşmesini sağlayalım. Hep birlikte yeniden bunu büyütmenin zamanı. Hukuki ve siyasi zemini sağlayın. Söylediğiniz sözü geciktirmeyin” ifadelerini kullandı.

TUSAŞ’a yönelik saldırıya işaret eden Doğan, saldırıya ilişkin DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) yaptığı açıklamaya dikkat çekti. Açıklamada zamanlamayı manidar bulduklarını paylaşan Doğan, “Barışa her zamankinden daha fazla sahip çıkmalıyız” dedi. Türkiye'nin Kuzey ve Doğu Suriye'ye dönük hava saldırılarına dair de MYK açıklamalarını hatırlatarak, "Tüm tarafları diyalog ve barışçıl çözüm yollarını benimsemeye çağırıyoruz” başlıklı açıklamayı hatırlattı.

YENİ BİR YOL AÇMAK MÜMKÜN

Doğan açıklamalarına şöyle devam etti: “Çözümün konuşulduğu ve diyalog ortamının belirdiği bu ortamda herkes ama herkes iktidardan muhalefete, toplumsal muhalefetten siyasal muhalefete Türkiye’de yurttaş olan herkes ciddi bir sorumlulukla karşı karşıya. Büyük bir itina ile son derece titiz bir biçimde tüm gelişmeleri sizlerle paylaşıyoruz. Bunun dışında yapılan açıklamalar, yorumlar ya da bize mal edilerek, DEM Partiye mal edilerek yapılan değerlendirmeler partimiz açısından bağlayıcı değildir. Yıllardır bu yollardan ağır can kayıpları ve ekonomik maliyetlerle geçiyoruz. Bunu durdurmak mümkün. Bunu tersine çevirmek mümkün. Yeni bir yol açmak mümkün.

&nbsp;YENİ YOL’ ÇAĞRISI

Biz DEM Parti olarak tekrar çağrımızı yineliyoruz. Gelin bu yeni yolu hep beraber açalım. Yıllardır yok sayılan, inkar edilen, görmezden gelinen bir güvenlik sorunu olarak ele alınan taktiklerle çöktürme planlarıyla çözülebileceği sanılan Kürt sorunu adeta bir insanlık sorunu olarak karşımızda duruyor. Türkiye’nin son günlerde en önemli gündemlerinden biri haline geldi.

‘44 AYDIR AĞIR TECRİT ALTINDA YANİ MUTLAK BİR İLETİŞİMSİZLİKTE TUTULUYOR’

Yine günlerdir tartışılıyor, özellikle bizim yaptığımız son açıklamalardan sonra sanki ilk defa söylüyormuşuz gibi sanki 1 Ekim sonrası DEM Parti ve DEM Parti seçmenlerinin veya Türkiye kamuoyunun gündemine ilk defa geliyormuş gibi neden Öcalan sorusuna yanıt arayanlara da buradan DEM Parti olarak bir kez daha yanıt verelim. Neden Öcalan? Çünkü ömrünü Kürt meselesinin demokratik çözümüne adamış birinden bahsediyoruz. 25 yıldır bir ada hapishanesinde tutuluyor. 44 aydır ağır tecrit altında yani mutlak bir iletişimsizlikte tutuluyor. Milyonlar kendisi ile ilgili irademdir diyor. Yani milyonların iradem dediği bir liderden bahsediyoruz. Kaldı ki bu destek sadece Türkiye ve Kürtlerle de sınırlı değil. Coğrafyaları ve sınırları aşan bir destekten bahsediyoruz. Kürt sorunun çözümü için esas muhatap olduğu gibi ülkenin ağır sorunlarının çözümüne ateş çemberine alınan Ortadoğu barışına da ciddi katkıları olacak bir aktörden bahsediyoruz. Tecrit uygulandığı ve görüşmeler gerçekleşmediği için bu ağır sorunlar giderek ve gün geçtikçe daha da ağırlaşıyor. Tüm bu sorunlara ilişkin ön açıcı fikirlere, projelere sahip birinden bahsediyoruz. Türkiye bunu değerlendirmek istediği zamanlarda gördü.

HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

90’lı yıllardan beri gerçek ve kalıcı bir barış arayışında olan sayın Öcalan’ın Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümünde oynayacağı rol alacağı inisiyatif, üstleneceği sorumluluk hayati bir önem taşıyor. Biz bunu 1 Ekim’deki el sıkışması sonrasında ilk kez ifade etmedik. Bu 1 Ekim gelişmeleri ve tartışmalarından bu yana gündemimize aldığımız bir konu değil. Bunu en iyi siz gazeteciler sahadan biliyorsunuz. Siz ekranları başındaki kıymetli DEM Parti gönüllüleri siz de bunu biliyorsunuz. Bizzat yaşayarak, bedelini ödeyerek biliyorsunuz. Birlikte yürüdük biz bu yollardan geçerken, birlikte geldik bu aşamaya.”

‘DEVLET HAZIR MI?’

Doğan, Öcalan ile görüşen DEM Partili Ömer Öcalan’ın paylaştığı bilgilere dikkat çekerek, “3 satır 3 cümle gibi görünen bu mesaj, kendi içinde pek çok mesajı barındırıyor. Birincisi tecridin devam ettiğini bizatihi kendisi ifade ediyor. İkincisi koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi bir zemine çekecek teorik ve pratik gücü olduğunu söylüyor. İmralı hazır Sayın Öcalan hazır. Peki devlet hazır mı? Buradan soruyoruz DEM Parti olarak. Demokratik siyaset hazır, Sayın Öcalan da hazır, bu koşulları oluşturmaya tecridi ortadan kaldırmaya Kürt meselesini demokratik çözümü için hukuki ve siyasi zeminini oluşturmaya devlet hazır mı? Sıra bu çağrıyı yapan ve çağrıyı destekleyenlerde. Söz söylendi bir kere artık bu sözü hayata geçirme zamanı. Ötelenemez ertelenemez geciktirilemez bir söz söylendi. Söylenen sözün kritik olduğunu, önemli olduğunu biliyoruz, görüyoruz ve duyuyoruz. Ama gereklerini de yerine getirmek konusunda tarihsel sorumluluğumuz gereği tekrar bir çağrıda bulunuyoruz.]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://cermikgazetesi.com/dem-partiden-aciklama-demokratik-cozum-cercevesinde-sorumluluk-almaya-haziriz</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Oct 2024 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cermikgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/cermikgazetesi-com/uploads/2024/10/aysegul-dogan-1.png" type="image/jpeg" length="73675"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
