Nazmi Kahraman

Hemen hemen herkesin diline dolanan ''Dingo'nun ahırı'' kelimesi İstanbul'da yaşanan olayla doğdu.

''Burası Dingo'nun Ahırımı?'' kelimesi genellikle gelen-geçenin belli olmadığı mekanlar için kullanılır. Hatta günlük kullanımdaki yeri daha çok argoyu andıran karmaşayı, gelen gidenin belli olmadığı, söz dinlenmeyen ortamları tanımlamak için kullanılan bir deyimdir.

ATLI TRAMVAYLAR

Atli Tramway Haberi̇çi̇1

İlk kez 1832 yılında New York’ta ulaşoım amacıyla kullanılmaya başlanan ''Atlı tramvay'', 1850’lerde önce Paris’e oradan da tüm Avrupa ülkelerine yayılır. Atlı tramvay icat edildikten sonra Osmanlı topraklarına 40 yıl sonra gelir.

İstanbullular 1871 yılinda daha önce bir benzerini görmedikleri yepyeni bir ulaşım aracı olan atlı tramvay ile tanışır. 

Atli Tramway Haberi̇çi̇i̇

İstanbul'a 1871 yılında getirilen atlı tramvayla önce deneme yapılır. Deneme seferlerinin ardından Tophane Meydanı'nda 31 Temmuz 1871 yılında açılış töreni yapılır ve atlı tramvay Azatkapı-Beşiktaş arasında hizmet vermeye başlar. 

Halkın yoğun talep göstermesi sebebiyle Eminönü-Sirkeci-Beyazıt-Aksaray ile Aksaray-Yedikule arasında da yeni hatlar kurulur.

UCUZ ULAŞIM ARACI

Tramway Haberi̇çi̇11

İstanbul halkının atlı tramvay kullanmaya başlaması adeta bir devrimin habercisidir, çünkü taht-ı revan, tenteli at arabası ve fayton gibi yalnızca maddi durumu yüksek olanların kullandığı ulaşım araçlarına ucuz bir alternatif olarak geldi.

Azapkapı-Ortaköy hattında 06.30 ile 19.20 saatleri arasında her 20 dakikada bir sefer yapmaya başlayan atlı tramvay, kısa sürede herkesin tercih ettiği ulaşım aracı olur ve ilk hat olan Azapkapı-Ortaköy hattının açılışından sonra şehir içine yeni hatlar da eklenir.

Diyarbakır’da, yargılanıyordu pasaportu iptal edildi Diyarbakır’da, yargılanıyordu pasaportu iptal edildi

DİNGO'NUN AHIRI

Di̇ngonun Ahiri Haberi̇çi̇

Şişhane yokuşunda tramvayı çeken atların enerjileri neredeyse bitecek hale geldiğinden, tramvay seferlerinin aksamaması için atlar Taksim'de bulunan ahırda dinlendirilirdi.

Yorgun atlar ahırda dinlenmeleri için bırakılır, yeni atlarla tramvay seferine devam edilir ve bu döngü sürekli bu şekilde devam ederdi. 

Dingo adındaki bir Rum vatadaş tarafından işletilen ahır ise bugünkü Fransız Konsolosluğu’nun bulunduğu yerin yakınlarında bulunuyordu. 

Şişhane-Kurtuluş hattının işlekliği sebebiyle en çok kullanılan ahırlardan biridir Dingo'nun ahırı. Ancak Dingo biraz pervasızdır, üstelik çok içki içtiğinden kafası da pek yerinde değildir. 

Kayıtları düzenli tutulmayan bu ahıra kimin girip çıktığı belli olmadığından kavgası gürültüsü de eksik olmaz. 

Böylece Dingo'nun meşhur ahırı halkın diline düşer ve o gün bugündür de kalabalık ve karmaşa içindeki yerleri tarif eden bir deyim olarak dilimize yerleşir; ''Burası Dingo'nun ahırı mı? diye.

Editör: Nazmi Kahraman