İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, 781’inci haftada da bir kez daha Bağlar ilçesi Koşuyolu Parkı’nda yer alan Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi.

Açıklamada  “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” yazılı pankart açıldı. Kayıp yakınları ellerinde kayıplarının fotoğrafını taşırken, açıklamaya kentte bulunan sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri katıldı.

Eylemde konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Yılmaz, her hafta etnik kimlikleri ve siyasi görüşleri nedeniyle kaybedilenlerin ve faillerinin akıbetlerini sorduklarını hatırlattı. Yılmaz, “Bugün burada sizlere 2001 yılında Şırnak’ın Silopi ilçesinde çağırıldıkları karakolda bir daha kendilerinden haber alınamayan dönemin Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) İlçe Başkanı Serdar Tanış ile ilçe yöneticisi Ebubekir Deniz'in hikâyesini paylaşacağız” dedi.

Açıklamada, 25 Ocak 2001’de Silopi Jandarma Komutanlığı’na giden Tanış ve Deniz’in hikâyesini Ali Rıza Demirtaş okudu.

Tanış ve Deniz’in kaybedilme hikayesi şöyle: “25 Ocak 2001 tarihinde Silopi Jandarma Komutanlığı’ndan Serdar Tanış telefonla aranıp gelmesi istenilir. Serdar Tanış, ilçe yöneticisi Ebubekir Deniz ile birlikte Silopi Jandarma Komutanlığı’na gider ve onlardan bir daha haber alınamaz. Silopi Jandarma Komutanlığı Tanış ve Deniz’i görmediğini söyler. Kamuoyu baskısının artması üzerine Şırnak Valisi Hüseyin Başkaya, Tanış ve Deniz’in 25 Ocak’ta Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı’na geldiklerini ama yarım saat kaldıktan sonra ayrıldıklarını açıklar.

Tüm girişimler sonuçsuz kalır

26 Ocak 2001 tarihinde Tanış ve Deniz’in yakınlarının başvuruları üzerine, İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi durumu yazılı olarak Şırnak Valiliği’ne, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Silopi Kaymakamlığı’na, Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’ne ve TBMM İnsan Hakları Araştırma Komisyonu’na bildirerek, gerekli girişimlerde bulunarak adı geçenlerin can güvenliğinin sağlanmasını talep eder. Dernek aynı gün, Olağanüstü Hal Bölge Vali Yardımcılarından biri ile Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı’yla telefon görüşmesi yapar.  26 Ocak 2001 tarihinde Av. Tahir Elçi, Uluslararası Af Örgütüne başvurarak, adı geçenlerin ‘Gözaltında kaybolma’ ihtimali bulunduğunu ve yaşamlarının tehlikede olduğunu belirterek ‘Acil eylem’ çağrısında bulunur. 29 Ocak 2001 tarihinde ise Serdar Tanış’ın babası Şuayip Tanış, Silopi Cumhuriyet savcılığına yazılı başvuru yaparak ‘oğluna yapılan ölüm tehditlerini ve gözaltına alınma olayına ilişkin gelişmeleri’ anlatarak oğlunun akıbeti hakkında bilgi almak için başvuruda bulunur.  

29 Ocak 2001 günü Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in kaybettirilmesine ilişkin araştırma yapmak üzere oluşturulan bir heyet, Silopi ve Şırnak’ta resmi makamlarla ve olayın tanıklarıyla resmi görüşmelerde bulunur. Ama tüm girişimler sonuçsuz kalır. Dosya de etkin bir soruşturma yürütülmez ve 2015 yılında takipsizlik kararı verilir.

Diyarbakır'da seyahat acenteleri ve tur şirketleri toplandı Diyarbakır'da seyahat acenteleri ve tur şirketleri toplandı

AİHM, Türkiye’yi mahkûm etti

Takipsizlik kararına yapılan itiraz Cizre Sulh Ceza Mahkemesi tarafından reddedilir. Bunun üzerine 17 Ağustos 2015 tarihinde anayasa mahkemesine başvuruda bulunulur. AYM 18 Temmuz 2019 tarihinde süre aşımından başvuruyu reddeder. Bunun üzerine AİHM’e başvuru yapılır. AİHM; ayrıntılı ve bağımsız bir soruşturma gerçekleştirilmediğini belirterek Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in kaybedilmesinden devletin sorumlu olduğuna karar vererek Türkiye’yi mahkûm etmiştir.”

Açıklama yapılan oturma eylemi ardından sona erdi.