Diyarbakır'da yapılışından günümüze kadar çeşitli amaçlarla kullanılan han, yıllarca hububat piyasasını belirledi.

Diyarbakır'ın tarihi geçmişi içinde ve özellikle ticari hayatında hanların önemli yeri olmuştur.

Bölgenin en önemli ticaret merkezi konumundaki kadim kentte tarihte 30'dan fazla olan hanlar günümüzde sadece bir kaçı ayakta kalabildi. Bunlardan biri de tarihte çeşitli amaçlarla kullanılan Hasanpaşa Hanı. 

HUBUBAT FİYATLARI BURADA BELİRLENİYORDU

Diyarbakır’da 2761 gün sonra aynı noktada duygusal karşılama Diyarbakır’da 2761 gün sonra aynı noktada duygusal karşılama

H U B U B A T T
 
Osmanlı döneminde Diyarbakır'ın 3. valisi Sokollu Mehmet Paşa'nın oğlu Hasan Paşa, ilk önce yaptırdığı kuyumcular ve ketenciler çarşısına gelen tüccarların konaklaması için de 1572-1575 yılları arasında Diyarbakır’ın ikinci büyük hanı olan Hasan Paşa Hanı’nı yaptırdı.

Müslüman ve gayrimüslim sokak çocuklarının meslek edinmeleri amacıyla kurs yeri ve çeşitli tarihlerde başka amaçlarla kullanılan Hasan Paşa Hanı'nın, tarihte hububat piyasasını belirlediği de kaynaklarda yer alıyor.

İngiliz Seyyah Buckingham’ın 1815 yılı için verdiği bilgiler arasında hububat piyasasının burada toplandığı ve fiyatların burada belirlendiği kaydediliyor.

Hasan Paşa Hanı'nın Diyarbakır’ın ticaret merkezinde yer 
aldığı belirtiliyor.

Diyarbakır'a 1612'de gelen ve Hasan Paşa Hanı’nda kalan Simeon Seyahatnamesinde hanın büyüklüğünden ve süslemelerinden söz eder.

Seyyahlar, Evliya Çelebi, kaşif Carsten Niebuhr ve Ermeni gezgin olan yazar İnciciyan'ın, 1804’te basılan Ermenice kaleme alınmış Coğrafya adlı kitabında handan bahseder.

Hasan Paşa Hanı, Diyarbakır’daki Osmanlı dönemi hanlarının en görkemlisi ve ilgi çekeni olarak yere alıyor.

Editör: EYYUP KAÇAR