Atlantik Okyanusu'ndaki mavi balinaların genetik yapısındaki sıradışı keşifler, bilim dünyasını şaşırttı. 

Yapılan yeni genom dizilemeleri, bu dev deniz canlılarının beklenmedik derecede yüksek oranda yüzgeçli balina DNA'sına sahip olduğunu ortaya koydu. Bu bulgu, mavi balina türlerinin, daha önce düşünülenden çok daha fazla melezleştiğine işaret ediyor.

Mavi balinalar, dünyanın en büyük canlılarından biridir, 34 metreye kadar uzayabilen bu devasa hayvanlar, aşırı avlanma nedeniyle 20. yüzyılda nesli tükenmekte olan türler arasında yer aldı. Ancak şimdi, uluslararası koruma çabaları sayesinde popülasyonlarında bir iyileşme görülmekte.

Yeni bir Conservation Genetics dergisinde yayınlanan araştırmada, Toronto Üniversitesi'nden ekolojik genetikçiler, Kuzey Atlantik'teki mavi balina popülasyonunu inceledi.

MELEZLEŞME BELİRTİLERİ

Bu popülasyonun genetik çeşitliliği ve potansiyel riskler için "de novo" bir genom oluşturarak, melezleşme belirtilerini araştırdılar.

Araştırmacılar, dizilenen genomlarda şaşırtıcı bir keşif yaptılar: Mavi balinaların genetik yapısında, yüzgeçli balina DNA'sının beklenenden çok daha yüksek bir oranda bulunduğunu tespit ettiler. Her bir bireyin genomunda ortalama %3,5 oranında yüzgeçli balina DNA'sı bulunuyordu.

Mavi balinalar ve yüzgeçli balinalar arasındaki melezleşme, bilim dünyasında daha önce bilinenin ötesine geçiyor. Özellikle, bu melezlerin kendi yavrularını doğurabileceği ve genellikle mavi balinaların özelliklerini taşıyan büyük yüzgeçli balinalara benzediği gözlemlendi.

Araştırmacılar, bu melezleşmenin neden sadece mavi balinalarla sınırlı olduğunu henüz açıklayamıyorlar. Ancak bu durum, mavi balina popülasyonunu etkileyebilir ve özellikle iklim değişikliği gibi çevresel zorluklara uyum sağlama yeteneklerini azaltabilir.

Genom analizi ayrıca Kuzey Atlantik mavi balinaları arasında beklenenden daha az akraba çiftleşmesi olduğunu gösterdi. Ancak batı balinaları arasında genetik akışın, Kuzey Atlantik akıntısını takip eden doğu balinalarına kadar geniş bir coğrafyada gerçekleştiği belirlendi. Bu durum, popülasyonların genetik çeşitlilikleri açısından daha sağlıklı ve çevresel değişikliklere karşı daha dirençli olduğu anlamına geliyor.

Dünyanın en iyi yemekleri arasında Türkiye'den de bir il var Dünyanın en iyi yemekleri arasında Türkiye'den de bir il var

Livesience.com

Editör: EYYUP KAÇAR