Osmanlı'nın Diyarbakır Valisi, İngiliz Konsolosun girişimiyle görevden alındı.

Diyarbakır, yüzyıllar boyunca dinsel hoşgörüden uzaklaşmamış, etnik ve dinsel mozaiğini koruyan bir kent olmuştur. Müslümanlar, Hıristiyanlar, Ermeniler ve Yahudiler, değişik mezhepler, tarih
boyunca Diyarbakır’da birlikte yaşamışlardır.

Coğrafi ve iklim koşullarının uygunluğu nedeniyle onlarca medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır’ın konumu her dönem son derece önemli olmuştur.

VALİNİN TEPKİSİ

Diyarbakır Salnamesi'nde yer alan bilgilere göre, bazı yöneticiler protestan misyonerlerin faaliyetlerine bazı yöneticiler tepki göstermeye başladı. Ancak, bu tepkiler fazla uzun sürmedi.

Tepkiler üzerine protestan din görevlileri İstanbul'daki sefaretler (elçilikler) görevlilerini devreye sokarak baskı uygulamalarını istedi. 

Diyarbakır'daki protestan papazın şikayetlerini dikkate alan sefaretler, harekete geçti. 

Protestan misyonerlere karşı tepki gösteren Diyarbakır'daki yöneticiler, İstanbul’daki sefaretler yoluyla diplomatik baskı kurularak değiştirildi.

Değiştirilen yöneticiler arasında dönemin Diyarbakır Valisi yer aldı.

O dönemde yapmış olduğu faaliyetler nedeniyle Diyarbakır Valisinin tepkisine neden olan Protestan Papaz Stefan’ın şikâyeti sonucu İngiliz Konsolosunun girişimleriyle vali görevinden alındı.

EKONOMİK FAALİYET ADIYLA MİSYONERLİK

Diyarbakır'da kurutma zamanı? Diyarbakır'da kurutma zamanı?

Akdeniz'i Basra körfezine, Karadeniz'i Mezopotamya'ya bağlayan bir konuma sahip olması nedeniyle kadim kent Diyarbakır'ın, doğal bir geçiş yolu olması her dönemde çekiciliğini arttırdı.

Birçok medeniyetin izini taşıyan ve bugün de önemini koruyan Diyarbakır, tarihin derinliklerinden gelen sayısız kültürün kucaklaştığı bir kent oldu.

Bu ilgi nedeniyle Diyarbakır bazı devletlerin konsolosluklarına da ev sahipliği yaptı. 

Vilayet Salnamelerinde, Diyarbakır'da başlangıçta ekonomik amaçlı kurulan konsolosluklar süreç içersinde mensubu olduğu devletin misyonerlik faaliyetlerini desteklemeye ve Osmanlı ülkesinde yaşayan gayrimüslimlerin Müslümanlarla yaşadıkları sorunlara müdahil olmaya başladı. 
 
Bir devletin yabancı ülkelerde bulunan yurttaşlarının haklarını koruyan, ülkeler arasındaki ticari, ekonomik, kültürel, bilimsel ilişkilerin yürütülmesini sağlayan ve mensubu bulunduğu hükümete bu konularda bilgiler veren kurum olan konsoloslukların misyonerlik faaliyetini yürütmeleri bazı yöneticilerin tepkisine neden oldu.

İNGİLİZLER İLK KONSOLOSLUĞU KURDUI

Diyarbakır'da 1800'lü yıllarda, İngiltere, Fransa, Rusya ve İran’ın konsolosluklar kurdu. İlk kurulan konsolosluk İngiliz Konsolosluğu oldu.

Diyarbakır Salnamelerinde, kurulan bu 4 konsolosluktan özellikle İngiliz ve Fransız konsolosluklarının Osmanlı ülkesinde olduğu gibi Diyarbakır'da da daha etkin olduğu yer alıyor.

Amerikan Misyoner Teşkilatı BOARD’ın günlüklerinde 1854 yılı sonbaharında W.R Holmes adlı kişinin İngiliz Konsülü olarak vilayete atandığı belirtilirken, bu dönemde Diyarbakır vilayetinde kurumsallaşma aşamasında olan Protestan misyonerlerinin, İngiliz Konsolosluğu tarafından açıkça desteklendiği kaydediliyor.

KAYNAK: Akademisyen Doç. Oktay Bozan, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih, Yakınçağ Tarihi  /  Diyarbakır Salnameleri

Editör: EYYUP KAÇAR