Diyarbakır'ın tarih kokan sokaklarında, 1951 yılında başlayan ve günümüze uzanan muazzam bir dostluk hikayesi var. Sur ilçesinde bulunan ve 3 ailenin birlikte yaşadığı avlulu bir evde, başlayan bu dostluk, Remziye Alakuştekin (91) ve amcasının hanımı Yıldız Alakuştekin (89) arasında tam 73 yıl önce yeşermiş.

Bugün bile devam eden bu nadir dostluk, zamanın meyvesi olarak diğer insanlara ilham kaynağı oluyor. 73 yıl öncesine, dar sokaklara ve avlulu evlere uzanan bu hikaye, zamanla daha da değer kazanmış.

Diyarbakır'ın tarihi dokusunu taşıyan bu evde başlayan dostluk, sadece aileleri değil, tüm mahalleyi de sarıp sarmalamış. Zorlukları birlikte göğüsleyen, sevinçleri ve hüzünleri paylaşan bu iki kadın, zamanın ve mekanın ötesinde bir bağ kurmuşlar.

Günümüzde teknolojinin hızla ilerlediği bir dönemde, 73 yıl boyunca devam eden bu dostluk, birçok insan için bir örnek teşkil ediyor.

Remziye Alakuştekin ve Yıldız Alakuştekin, zamanla değişen şehirlerine rağmen, birbirlerine olan bağlarını hiçbir zaman kaybetmemişler. Bu dostluk, sadece iki ailenin değil, aynı zamanda şehirlerin ve zamanın değişimine direnen bir hatıradır.

Bugün artık terk ettikleri ve ''Taşev'' olarak adlandırdıkları avlulu evlerini terk ederek ayrı binalarda yaşayan iki dost, sık sık bir araya gelerek, eski Diyarbakır ve geçmişte yaşadıklarını birbirlerine anlatır.

Diyarbakır'daki Süryaniler ona Kukfo, Yahudiler Habene ve Ermeniler Purut derlerdi Diyarbakır'daki Süryaniler ona Kukfo, Yahudiler Habene ve Ermeniler Purut derlerdi

Belki de bu öykü, geçmişin hatırlatıcısı olmanın yanı sıra, günümüzdeki ilişkilerimize ve dostluklarımıza daha fazla değer vermemiz gerektiğini hatırlatmalıdır. 

Teknolojinin hızına ayak uydurduğumuz bir çağda, 73 yıllık bu kadim dostluk, gerçek bağların zamanın ötesinde var olduğunu bize hatırlatıyor. 

Dileriz ki bu dostluk, daha nice yıllar boyunca varlığını sürdürür ve insanlara güzellik katan bu eşsiz hikaye, gelecek nesiller için bir ilham kaynağı olur.