Bilim dünyasının heyecan verici bir adımı ile kuantum iletişim sistemleri artık uzayın sınırlarını zorluyor.

Bilim insanları, kuantum bilgisayarların gelecekteki bir tehdit olabileceğini göz önünde bulundurarak, verileri hafif parçacıklara dönüştürerek ve uzaydaki binlerce uydu aracılığıyla yayarak, şifrelenmiş mesajların güvenliğini sağlamayı hedefliyorlar.

Verilerin güvenliğini sağlamak için uzayda ışıktan yararlanan yeni bir şifreleme yöntemini sunan sistemin 2025'te uygulanmaya başlanacağı bildirildi.

IŞIK PARÇACIKLARIYLA KODLAMA

Araştırmacılar, sistem, geleneksel şifreleme algoritmalarının ötesine geçerek, kuantum mekaniğinin tuhaflıklarını kullanarak güvenliği sağladığını ifade ederek, kuantum iletişim sistemlerinin en heyecan verici özelliğinin, bilginin bireysel ışık parçacıklarına kodlanması ve iletilmesiyle sağlanan güvenlik olduğunu söyledi.

Fizik yasalarının, bu bilginin izinsiz çıkarılmasına veya kopyalanmasına olanak tanımadığını, bilginin ele geçirilşmesiyle hafif parçacıkların özelliklerinin değiştini anlatan araştırmacılar, şöyle dedi:

''Bu yeni sistem, uzun mesafelerde veri iletimini mümkün kılar. Önceki zorluklar, fiber optik kablolar aracılığıyla ışığın dağılmasıyla ilgiliydi. Ancak uzayda, atmosferin inceliği ve foton iletiminin daha etkili olması, verilerin daha uzun mesafelere yayılmasını sağlıyor.

Quick3 adı verilen bu sistem, verilerin güvenliğini uzayın derinliklerine taşımak için gerekli olan tüm bileşenleri içeriyor. Sistemi Dünya üzerinde başarıyla test edildi. Bir sonraki adım olarak, 2025'te uydu fırlatılması planlanıyor.

Samanyolunda 60 sönük yıldız keşfedildi Samanyolunda 60 sönük yıldız keşfedildi

Bu gelişmeler, geleceğin iletişim güvenliğini şekillendirecek devrim niteliğinde bir adımı temsil ediyor. Kuantum iletişim sistemleri, verilerin güvenliğini sağlamak için uzayın sınırlarını aşıyor ve gelecekteki teknoloji tehditlerine karşı önemli bir savunma sunuyor.''

Editör: EYYUP KAÇAR