Tarih kokan Diyarbakır'a girmeden önce zorunlu olarak bu ritüel gerçekleştirilirdi.

Diyarbakır, tarih kokan ve yapım tarihi tam olarak belirlenemeyen surlarıyla çevrili, yaşamın 9 bin yıldır kesintiye uğramadığı eşsiz bir kent. Ancak, bu antik kente girişin sıradan bir ritüeli vardı: Yıkanmak!

Kuzeyde Dağkapı, batıda Urfakapı, doğuda Yenikapı ve güneyde Mardinkapı olmak üzere toplamda dört ana kapısı bulunan Diyarbakır'da, her kapıda hamam, han ve cami gibi önemli yapılar yer alıyordu. Ancak, bu kentte temizlik sadece kişisel bir alışkanlık değil, aynı zamanda giriş biletini de temsil ediyordu.

ÖNCE HAMAM SONRA KENTE GİRİŞ

Gün batımıyla birlikte kent girişleri kapanır ve Diyarbakır'ı ziyaret etmek isteyenlerin, hamamlarda yıkanıp paklanmaları beklenirdi. 

Yaklaşık 1800'lü yılların sonlarına kadar devam eden bu geleneğe göre, şehre giriş yasağı kaldırılmadan önce herkesin hamamlardan geçmesi gerekiyordu.

Diyarbakırlı yazar yazdığı makaleden sürgün edildi Diyarbakırlı yazar yazdığı makaleden sürgün edildi

KENTİN EN BÜYÜK HAMAMIYDI

İpekoğlu Hamami

Fotoğraf: Urfakapı'daki Diyuarbakır'ın en büyük hamam olan İpekoğlu Hamamı. Alman Dergisinde yayımlandı. /antolojidiyarbakir- Bedran Doko

Gezgin Evliya Çelebi'nin notlarına göre, Urfakapı'daki (Rumkapı) en büyük hamam, Dağkapı'daki Zilci hamamı ise güzellikleriyle ünlüydü. Yenikapı hamamı ise kentteki diğer meşhur hamamlardan biriydi.

Ancak, günümüzde Diyarbakır'ın tarihine ışık tutan bu hamamlardan birçoğu maalesef izlerini kaybetmiş durumda. Örneğin, Urfakapı'da yer alan İpekoğlu Hamamı, 1865-1919 yılları arasında bir Alman dergisinde yayımlanan fotoğraflarla hatırlanıyor; ancak, günümüzde bu tarihi yapıdan hiçbir iz bulunmuyor.

Diyarbakır'ın geçmişi, sadece surlarıyla değil, aynı zamanda temizlik ritüeliyle de öne çıkıyor. Antik geleneklerin ve tarihi yapıların ardında yatan sırlar, kentin ziyaretçilerini adeta zaman tünelinden geçiriyor.