Türkiye bu açıdan göçmen kuşların Avrupa, Asya ve Afrika kıtaları arasındaki göçü sırasında köprü görevi görüyor. 

Yeni bir tür anakonda keşfedildi Yeni bir tür anakonda keşfedildi

Dünyanın iki büyük kuş göç yolu üzerinde bulunan Türkiye, 400'ü aşkın göçmen kuş türünün barınma, beslenme ve üreme alanı olarak kullandığı stratejik öneme sahip noktalardan biri. 

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün bu konuda ilginç verileri var. Bu verilere göre, göç etmek, kuş türlerinin farklı mevsim koşullarına uyum sağlama yöntemlerinden biri olarak biliniyor. Kuşlar bu davranışı aynı zamanda beslenmek, genç bireyleri yetiştirmek, en iyi ekolojik şartları ve yaşam alanlarını bulmak için tekrarlıyor.

Dünyada her yıl 50 milyar kuş göç ediyor

Türkiye, göç eden kuşlar için Avrupa, Asya ve Afrika kıtaları arasında yer alması nedeniyle büyük önem taşıyor. Dünyanın iki büyük kuş göç yolu üzerinde bulunan Türkiye, 400'ü aşkın göçmen türü barındırmasının yanı sıra beslenme ve üreme alanı olarak uluslararası düzeyde önemi bulunan bir ülke olarak değerlendiriliyor.
Dünyada her yıl 50 milyar kuşun göç yoluna düştüğü tahmin ediliyor. Kuşlar göçleri sırasında türlerine göre farklı yollar izliyor. Göç güzergahı üzerindeki kuşların mola yerlerinin bilinmesi de türlerin korunması açısından büyük önem taşıyor.

Türkiye'de her yıl milyonlarca kuş gözlemleniyor

Türkiye'de kuş göçlerinin takibi, halkalama çalışmaları veya vericilerle yapılıyor. Bu kapsamda, Tarım ve Orman Bakanlığınca son yıllarda leylek, turna, kızıl şahin, şah kartal, bozkır kartalı ve yılan kartalı gibi bazı kuş türleri vericilerle izleniyor. Aynı zamanda, kış ortası su kuşu sayımları gibi çalışmalarla kuş türlerinin kışlama alanlarının önem derecesi belirleniyor. Her yıl yapılan söz konusu sayımlarla su kuşlarının popülasyon durumları ve sulak alan ekosistemlerindeki değişimler takip edilebiliyor. Su kuşları için önem arz eden alanlarda, her yıl 15 Ocak-15 Şubat döneminde bakanlık çalışanları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin katılımıyla sayımlar gerçekleştiriliyor.

Bazı verilere göre, Türkiye üzerinden geçen kuş türleri arasında 400 binden fazla leylek, 200 binden fazla yırtıcı kuş ve yüz binlerce ötücü diğer kuş türleri var. Bir başka ilginç bilgi ise süzülen kuşların karalar üzerinden, diğer kuşların ise karalara bağlı olmadan farklı yerlerden göç etmesi. Kuşların göç dönemine bakıldığında ise süzülen kuşlar İlkbahar’da Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, sonbaharda ise Ağustos, Eylül ve Ekim aylarını tercih ediyor.  

sekiz gram yağla üç bin kilometre gidiyor

Doğu Avrupa’nın göçmen kuşlarının tamamına yakının yolculuk sırasında Türkiye güzergahını izlediği öğrenilirken, Avrupa’dan Afrika’ya ve tekrar Afrika’dan Avrupa’ya göç eden kuşların toplu giderken V şeklinde uçtuğu, bazı yerlerde hava akımına kapılarak daha yükseğe çıktıkları biliniyor. Kanat çırpmadan süzülerek uçmaya devam eden kuşların 400 kilometre yol katedebildiği kaydedildi.  

Göçmen kuşların uçarken harcayacakları enerjiyi göçten önce yedikleri yiyeceklerden aldığı öğrenildi. Bazı kuş türlerinin göçten hemen önce ağırlıklarının neredeyse iki katına çıktığı, yapılan hesaplamalara göre 8 gram yağa sahip bir bülbülün yaklaşık 3 bin kilometre uçabilecek yakıta sahip olduğu belirtiliyor. Kırlangıç kuşlarının ise yağ depolaması yapmadıkları göç sırasında buldukları böcekleri yedikleri belirtiliyor. 

Yırtıcı kuşlar, leylekler, turnalar, ve pelikanlar gibi iri yapılı kuşların da yağ depolaması yapmadıkları, süzülerek enerjiden tasarruf sağladıkları ve dinlenmek için seçtikleri yerlerde avlanarak enerji aldıkları öğrenildi.